Orhan Veli'nin sevgisine Nahit hanıma yaklaşık 4 yıl boyunca yazdığı mektupların derlemesi. Mektup olduğu için okuması hızlı ve akıcı bir eser.
Nahit hanımın evli olması ve aralarındaki ilişkinin herkes tarafından bilinmesi asla etik olmayan şeyler doğuruyor. Evet sevgi dolu satırlar var ama meşru olmayan bir ilişkinin verdiği rahatsızlık çok fazla.
Ve mektup yazma olayı çok garip. Bir mesaj yazıyorsun ve günler sonra gidiyor, sana günler sonra cevap geliyor. O trafiği okuyucu olarak hissetmek çok güzel. Düşününce onlar içinde çok zorlu bir süreç mektup yazmak.
Yazarın ölümü ise çok talihsiz, belediye çukuruna düşüp beyin kanaması geçirerek ölüyor. Kitapta ölümünden 1 ay önce yazdığı mektup ile son buluyor.
GÜN OLUR
Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda;
Şu ada senin, bu ada benim
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş.
Gün olur, başıma kadar mavi.
Gün olur, başıma kadar güneş,
Gün olur , deli gibi.
Seni ne kadar çok seviyormuşum. Ne kadar sana bağlı imişim, her şeyim ne kadar senden ibaret miş meğer. On seneden beri senin için adeta deli olduğum zamanlar oldu. Bütün bunlara rağmen seni sevmek için bu on senelik zaman ne kadar azmış, şimdi anlıyorum.
Resimler de, sözlerde, hatıralarda, kokularda, renklerde, her şeyde seni arıyorum. Yattığım vakitler yalnız seni düşünüyorum. Bunları sen benim söylememe hacet kalmadan bilmeliydin. Bana, benden hiçbir şey işitmeden inanmalıydın.