"İçimde İntihar Korkusu Var.."
İnsan bazen canını alan şeyin gidişi olmadığını geç fark ediyor. Asıl öldüren, her gün biraz daha eksilerek yaşamaya çalışmakmış. Ben sana kavuşamadığım için değil; sana her defasında biraz daha geç kaldığım için tükendim. İçimde kimsenin bilmediği bir yas taşıyorum. Ne mezarı var ne de başında ağlayabileceğim bir taş. Çünkü kaybettiğim kişi sen değilsin; sana inanırken yitirdiğim kendim. Her sustuğunda içimde bir şey daha sustu. Her görmezden gelişinde, yaşamakla nefes almak arasındaki farkı biraz daha öğrendim. Kimse anlamıyor. Gülüyorum, konuşuyorum, yaşıyor gibi yapıyorum. Oysa geceleri, göğsümün tam ortasında görünmeyen bir enkazın altında kalıyorum. Bağırıyorum; sesim sadece bana çarpıp geri dönüyor. Bir gün bana "Neden değiştin?" diye sorarsan, bil ki değişmedim. Seni beklerken içimdeki kadın sessizce öldü. Geriye, onun hatırasını taşıyan yorgun bir beden kaldı.
YERLEŞİK YABANCI Kiminin dikenleri vardır, Katlanamaz üstüne. Hep dikine durur Delmemek için gövdesini. Kiminin yoktur bir tek kemiği, Doğrulamaz ayaklarının üstünde. Ona göre varsa yoksa kendisi, Dürülüdür ütülü bir mendil gibi. Ben eğilmem gündüz ama, Geceleri kanatırım kendimi. Ben bir söz söylediğim zaman, Kendine küçük bir pıtrak edinir. Çok sürmez anlar başına geleceği, Çarşılarda, pazarda ondan selam kesilir. Ben birini sevdiğim zaman, Göğünü durmadan genişletir. Ama herkes rahattır kozasının içinde, O sevgi artık kimsesizdir. Ölsem ayıptır, sussam tehlikeli; Çok sevmeli öyleyse, çok söylemeli.
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsan sevdiğinin üzülmesini istemez. Yüreğinin en ufak bir sızıyla burkulmasını, gözlerinin bir an olsun hüzünle dolmasını istemez. Çünkü senin yüzündeki bir gölge bile benim içimde tüm ışıkları kapamaya yetiyor. Güçlü duruşunun arkasında ne kadar hassas, ne kadar yufka bir kalp taşıdığını biliyorum. Belki herkes fark etmiyor ama ben görüyorum. O yufka yüreğinin içinde, her fırtınadan çıkmayı başaracak kadar güçlü bir kadında var. İnan bana, sen sandığından çok daha güçlüsün. Her zaman güçlü olmak zorunda değilsin, Yorulabilirsin, düşebilirsin, Ağlayabilirsin, Üzülebilirsin, Ama sen tekrar kalkabilecek kadar, gözünün yaşını kendin silebilecek kadar güçlü bir kadınsın. farkında mısın bilmiyorum çok özel bir kadınsın. Tüm kadınlar özeldir yanlış anlaşılmak istemem. Ama gücünü unutma sakın, sen çok başka bir kadınsın. ben görüyorum, biliyorum, tanıyorum… Yorulsan da, kırılsan da, düştüğünü sansan da ayağa kalkmayı başaran o güzel kalbi tanıdım ben. seni bu kadar çok sevmemin sebeplerinden biri de buydu, güçlü bir kadındın. Tanıdıkça her geçen gün daha da aşık olduğum kadınsın.. yufkacık yüreğinin ardındaki güçlü kadına ben her gün yeniden aşık oldum. Bu zor günler geçecek. Belki bugün değil, belki yarın da değil ama mutlaka geçecek. Ve o gün geldiğinde, bugün hissettiğin tüm acıların yerini huzur alacak. Ben de senin yeniden gülümsediğini görmek için sabırla bekleyeceğim. senin gülüşün, dünyanın bütün karanlığını aydınlatabilecek kadar güzel.. Sen gülünce çiçek açar her yan.. Keşke yanında olabilseydim de omuzlarındaki bütün yükleri tek tek alabilseydim. Keşke seni üzen her şeyi senden uzaklaştırabilseydim. senin gülüşün benim en güzel huzurum.
Takvimde eskiyen yaşlara...
🎂🌸🎂 Göğün ezan sesiyle yankılandığı bir vakitti Doğdum, ağladım, güldüm, büyüdüm. Bir ezanla başlayan sürgünüm Bir selayla sükuta erecek. Velhasıl ölünün dirildiği mahşer yaşına geldik. Hoş geldin!🎂🌸🎂 Bu yaşa Furuğ Furugzad şiiri yakışır. Yeniden doğan bir kız ve onun tuvale dökülen yankısı. (Modelim sınıf arkadaşım, beraber doğacağız.🌸🎂🌸) YENİDEN DOĞUŞ - İbrahim Golestan'a - Tüm varlığım benim karanlık bir ayettir seni, kendinde tekrarlayarak çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek. Ben bu ayette seni ah çektim, ah ben bu ayette seni ağaca ve suya ve ateşe aşıladım! Yaşam belki uzun bir caddedir, her gün filesiyle bir kadının geçtiği, yaşam belki bir urgandır, bir adamın daldan kendini astığı, yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur,
Doğum Günü
Hadi söyle bakalım sen geceleri üzülürken ben umursamadan uyuyodum diye
Duygu ve Düşünce
Sevgi dili 34..
— Bana bir şey söyle… — Ne söyleyeyim? — İnsan neden en çok sevildiği yerde ağlar? Çünkü insan kendini en çok güvende hissettiği yerde bırakır. Gün boyu güçlü durursun. Kimseye belli etmezsin. İçine atarsın. Gülersin. Şakalaşırsın. Ama biri çıkıp da gerçekten “Nasılsın?” diye sorunca… İçinde tuttuğun bütün cümleler boğazına düğümlenir. Çünkü bazı sorular cevap istemez. Bazı sorular, kalbin kapısını açar. — İnsan neden bu kadar yoruluyor? Çünkü herkes yükünü sırtında taşımıyor. Bazıları kalbinde taşıyor. Kimsenin bilmediği korkularını…