Ben söylemeden neye ihtiyacım olduğunu her zaman biliyordu.
Mümkün olan her zerresini içime çektim. Tadını, dokunuşunu, kokusunu... Keşke hepsini bir şişeye koyabilseydim. Böylece gelecek yıllarda, geceleri beni sıcak tutacak bir şeyim olurdu.
Üfleme bana anneciğim korkuyorum
Dua edip edip, geceleri. Hastayım ama ne kadar güzel
Gidiyor yüzer gibi, vücudumun bir yeri.
Niçin böyle örtmüşler üstümü Çok muntazam ki bana hüzün verir.
Ağarırken uzak rüzgârlar içinde
Oyuncaklar gibi şehir.
Gözlerim örtük fakat yüzümle görüyorum
Ağlıyorsun, nur gibi.
Beraber duyuyoruz yavaş ve tenha
Duvardaki resimlerle, nasibi.
Anneciğim, büyüyorum ben şimdi, Büyüyor göllerde kamış.
Fakat değnekten atım nerde Kardeşim su versin ona, susamış.
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Geceleri, sanki ben dünyadaki ilk ya da son insanmışım gibi ne evimin önünden geçen ne kapımı çalan olur, ancak bahar aylarında, uzun aralıklarla da olsa köyden göle mezgit tutmaya gelirlerdi, Walden Gölü'nde kendi sularından çok daha fazlasını yakalayabiliyorlardı, oltalarına yem yerine karanlığı takarlardı, ama çoğunlukla sepetleri henüz dolmamışken geri döner, "dünyayı karanlığa ve bana" bırakırlardı, böylece gecenin kapkara özünü civarda hiç kimse kirletemezdi. Ben insanların genellikle, bütün cadılar asıldığı ve Hıristiyanlık ve mumlar hayatımıza girdiği halde, hâlâ az da olsa karanlıktan korktuklarını düşünüyorum.
Ben bir şey düşünmezdim, bütün insanlar gibi yaşarken pek çok şeyi düşünme gereği duymuyordum. İnsan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu. Hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatı boyunca hayatını sorgulamayordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. Hayat pekçok kişiye bu sebebi veriyordu aslında; tesadüf sandığımız karşılaşmalar, kaderin oyunu sandığımız olaylar hayatın GÖR demek biçimiydi.
Kış geceleri medrese hocası Abdurrahman Efendi uyanır, öğrencilerin kaldığı odalara gider, üstü açılanların üstünü örterdi. Öğrencilerini o kadar çok severdi. Medresenin büyük yaştaki öğrencilerinin dikkatlerini çekmek için de şöyle derdi:
” Bu Nurslu öğrencilere iyi bakın. Bunlardan biri çıkacak ileride İslam dinini canlandıracak, çok hizmet edecek. Fakat hangisi olduğunu şimdi ben bilemiyorum .”