Savaşta kuru rakamlar değil yarım kalmış insan hikayeleri ölür
8/10
·128 syf.··
2020 320. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2020 18:06
Değerli Dostlar Merhaba Wolfgang Borchert, bu uygulama sayesinde tanıdığım ve bu gezegende çok kısa süre bulunmuş ve iyi bulunmuş güzel bir insan. 26 yıllık kısaca ömründe "ben yaşadım ve bende gördüm insanın insana zulmünü" dercesine bize çok değerli eserler bırakmış. "BU SALI" kitabında, hemen öncesinde olduğum "KAPILARIN DIŞINDA" ve "HAYIR DE!" kitaplarıyla aynı konuyu işlemiş. Hayatta herkes heybesinde ne varsa onu anlatabilir en çok... Yazarımız savaş karşıtı bir insan olmasına rağmen Nazi ordusuna zorla alınır. Karşı olduğu savaş Rusya, Stalingrad kapısına kadar götürür. Fikirleri yüzünden askerde kaç defa hapse atılır. 600 km bir yol yürür bu savaştan kaçmak için.. Yazarımızın hayatı kesinlikle bir kitaba ve filme konu olacak kadar değerli ve hüzünlü... yazdığı Tiyatro eserinde, hikayelerinde tüm eserlerinde asker, kar, ölüm, ceset, yetim çocuk, yalnız insan kısacası kocaman HÜZÜN var.. okuduğum bu öykü kitabında "Ama Fareler Uyurlar Gece" çok ama çok sarsıcı bir hikaye... "Bizim kaçık küresel dünyamız, bizim çırpınan kalbimiz, bizim yaşamımız! Budur işte bizim gecemsi ölü sokaklarda deli divane gözü pek ürkek yalnızlığımızın kitabı.(s.90)" Eserde istemeden ve nereye gittiğini bilmeden ölmeye ve öldürmeye giden askerlerin trajik hikayesini çok güzel anlatmış. Anlatmamış aslında yaşamış.. ".........., onları Woronesch dolaylarında toprağa verdiler. 57 kişi. 57 kişi. Bir sıfır koy önlerine: 570. Bi sıfır daha, bi sıJir daha 57000. Ve bi sıfır, bi sıfır, bi sıfır daha. 57000000. Hepsini Woronesch'de toprağa verdiler. Hiçbir şeyden hsberleri yoktu. Ve istememişlerdi. Asla istememişlerdi böyle olsun. Ve az önce şarkı da söylemişlerdi. "s.106 İYİ OKUMALAR
Edebiyat
Bu SalıWolfgang Borchert · Afa Yayınları · 199493 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2019 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2019 03:32
İyiliğin sınır tanımaz gücü ve insanlık kavramı üzerine yazılmış muhteşem bir roman. Bir Tuğba Sarıünal klasiği daha, diğer kitaplarında olduğu gibi tıbbı terimler ve bilimsel verilerle desteklenmiş karakterler ile karşılaşıyoruz kitapta. Kitapta okuyucuyu en çok etkileyen akıcı ve sürükleyici bir dile sahip olmasının yanı sıra kitabın hikayesinin kendine özgü gerçeklelikler barındırmsası ve hikayenin bilinmezlikler çemberinin içerisinde geçemsi. Hikayenin hem hayatın içinden olması, hem de kullanılan sözlerin, vurgulanan cümlelerin kalbinize, hayatınıza dokunacak olması kitabı daha da etkileyici kılıyor. Kitap psikolojik bir polisiye romanı. Günümüzün en acı gerçeği olan çocuk istismarını anlatan bir konuya sahip kitap. Her gün yüzlerce çocuk istismara uğruyor, kendi hayat telaşlarımız içerisinde sadece okuduğunuz haberlere üzülmekle yetiniyoruz. Ya da çocuğa zarar veren kişilere küfürler etmek geçici olarak vicdanımızın rahatlatmasını sağlayıp hayatlarımızı daha yaşanabilir kılıyordu. Acı olan şu ki; her yeni günde başka istismar haberleri okuyup artık bunların normalleştiğini görmek, vicdanımızda Çarpışma'da bu durum çocuklar üzerinden çok etkileyici bir dil ve kurguyla anlatılmıştır. Kitabın okurken hayatımızın içindeki bir gerçekle yüzleşmek acı gelecek. Fakat kitabı kesinlikle okumalı ve inatla okunmasını tavsiye etmeliyiz diye düşünüyorum. Çünkü çocuk istismarı yani pedofili bir hastalık değil suçtur. Ve bu gerçekle hayatlarımızın içinde bu kitap sayesinde yüzleşmeliyiz. 
ÇarpışmaTuğba Sarıünal · Olimpos Yayınları · 20181,184 okunma