Gecemsi
Güzellik maddeyle değil mânayla olur çünkü İnsan kalbinin gölgesidir,,,
Alıntı
Uyanış
Üstüne yıkılıyor ulu, koyu yalım henüz bilinmedik biçim ah, nicedir ne çok beklenilmiş mevsimlerin yılların o türlü gerisinde bir tanrı yırtmayı deneyecek bir gün Yakıyor hasarsız hazzı, ezinçli telaşı varoluşun ve küle dönüştürüyor bizi Haz ve telaş ikisi de. Sustuğunda oysa meçhul yüzlerimizde süren ezgi sungu yüklü bir rüzgar ayaklanıyor. Bir gezegenin aydınlık gecemsi ruhuna içten içe can verdiği o ağır yortu öncesinde saydamsız yıldız gibi doğruluyoruz şimdi biz, sivrilmiş hummalı, bitimli bir gelecekle Bir arzu yılgıya yakın korkuya benzer bir umar esiyor salınıyor böylece alev alev ruhumuzda geriliyor oysa bakış, en ongun kana sokuluyor toprağın soluğu Buzul dengesine kapandıkça yontuların artık kusursuz görünen herşey çözülüp canlanıyor, titriyor ışık, sarsılıyor doğurgan nehirler ve şehirler, iyi dileklerle uğulduyor
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tüm Ruhlar Ne yaptım ben? geceyi tohumladım, başkaları bundan daha gecemsi olabilirmiş gibi. Kuş misali, taş misali, binlerce yürünmüş yol bakışlar çaldım ve topladım. denizi tattım, içtim, düşledim. bir vakit ruhum karardı. sonrakinde, bir güz ışığı gibiydim yolun geldiğine dair kör bir histen oluşan. diğerlerini, bir çoğunu kendinden oluşan mekansız ve zor yolları: gördüm ve etrafından dolandım. Kayaları, yıldızları, kaya ve söz dolu, gizlenilen bir yemin ile adlandırdım. ve bir sefer ne zamandı bu unutulmuş kancayı hissettim nabzın ritmine karşı atmaya cesaret ettiği an. Paul Celan
“Şimdi başkaların dünyasında yaşıyorsun. Oysa eskiden geceleri senle ay tutulmadan yıldızlara bakar olurduk... Artık başkaların dünyasında olduğundan beri, geceler bana bir sükunet gibi paramparça... kalbim özlüyor her gece seni, yıldızlar özlüyor her gece bizi ama ay tutulsa dahi sen gelmez oluyorsun... Biliyorum yüreğimin ardında saklanan bir hayal kırıklığı var... Rüzgar gibi geçen zamanın bir daha geri gelmesi imkansız, keşke ama keşke o eski günlerle hala yaşaya bilsek ama bunca uğraşmalarımıza rağmen seni kaybetmemin üzülmemesi değil de, eski günlerin o gecemsi ay tutulmadan önce yıldızlara bakmamızın özlemesi acayip şekilde üzüyor beni.... Şimdi ay tutulmuyor ama sen yoksun... Eski gönlümün baş tacı; yıldızlar soruyor seni bana nerelerde kayboldu, hangi yıldızların arasında göçüp gitti?... artık geceleri uyumak bile bir intizar, o gamzeli gülüşlerini hayal etmem bile zor geliyor... kendime sorduğum sorulara cevap vermeye nerden başlasam bilemiyorum... kalbim kırık ( sen yoksun.), ruhum paramparça ( hissetmiyorsun.) eski gönlümün baç tacı; nerdeysen hangi yıldızların arasında kendini saklamışsan çık gel çabucak, gel... gel de bana soran yıldızlarımın senin nerede olduğuna cevap verebileyim.... Şimdi başkaların dünyasında veya başkaların yıldızında olsan da gel, gel de benim cevap bulamadığım sorulara sen cevap ver... Artık başkaların aşkına çözüm üretmekten beynim bir intizarın okyanusunda bulundu. Yorgunum ama (yıldızlar geceme iyi gelmiyor.) kayboldum ama ( gecenin yıldızları senden önce buluverdi...) ey kadın çık gel, gelde şu çözemediğim şeylere sen bir çözüm yolu bul....”🕊🕊🕊
1000Kitap