Yalnızca göğün kararması değildir.
Bazı saatler vardır;
sokak lambaları bile yorgun yanar,
camlarda yarım kalmış hayatların buğusu birikir,
uzaktan geçen bir ambulans sesi
şehrin kaburgalarının arasından geçer gibi yankılanır.
Ve sonra
herkes evine çekildiğinde
dünya küçülür.
Bir mutfak ışığı kalır sadece bazı pencerelerde.
Bir çayın unutulmuş buharı.
Masanın üstünde açık bırakılmış bir kitap.
Uyumayan insanların sessizliği.
Bir de kediler vardır gecede.
İnsanlardan daha iyi bilirler bazı şeyleri.
Dar sokaklardan ağır ağır geçerler;
sanki dünyanın bütün yorgunluğunu görmüş gibi
kimseye hesap vermeden yürürler.
Bazıları apartman boşluklarında uyur,
bazıları yağmurdan kaçarken arabaların altına siner.
Ama en çok da
kimsenin dönüp bakmadığı kaldırımlarda
gururlarını taşırlar.
İnsan bazen
bir sokak kedisine benzer geceleri.