Beş kişiden üçünün hikayesi
6/10
·224 syf.··
2026 29. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:52
Tam bir duygu durum romanı. Bir anne kızın hikayesine mercek tutmuş ancak belli bir olaydan ziyade karşılıklı sevme biçimlerinin ve duyguları yorumlamanın farklılığı üzerine inşa edilmiş. Hadi şimdi ne olacak diye çevirmiyorsunuz o yüzden sayfaları. Kayıplar, yalnızlıklıklar, boşanmalar, gençlik ve yaşlılığın en olağan ve sıradan hikayesiydi. Gereksiz abartıldığını düşünüyorum. Elime geçmemiş olsaydı özellikle satın alıp okumazdım :)
Edebiyat
Iza'nın ŞarkısıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20245,4bin okunma
Orta Dünya'nın Yaratıcısından, Dünyanın En Şefkatli Babasına
8/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
J.R.R. Tolkien dendiğinde aklımıza hep o destansı savaşlar, karanlık lordlar, elfler ve Orta Dünya’nın o ağır, mitolojik dili gelir. Ancak Noel Baba'dan Mektuplar kitabının kapağını araladığınızda, karşınızda edebiyat tarihinin en büyük dehalarından birini değil; çocuklarının "büyüsünü" bozmamak için yirmi yılı aşkın süre boyunca her Noel'de oturup titizlikle mektuplar yazan, resimler çizen, kendi yarattığı karakterlerin kılığına giren şefkat dolu bir baba buluyorsunuz. Kitap, yazarın çocuklarına Noel Baba ağzından yazdığı mektupların bir derlemesi. Fakat Tolkien bu; sadece "Hediyelerini getirdim, uslu bir çocuk ol" yazıp geçmemiş. Kuzey Kutbu'nda devasa, eğlenceli ve bazen de kaotik bir evren yaratmış. Beceriksiz ama çok sevilesi Kuzey Kutup Ayısı'nın sakarlıkları, Kutup Ayısı'nın yeğenleri Paksu ve Valkotukka, evi basan goblinler, Ilbereth adlı elfin zarif notları... Tolkien, kendi yoğun akademik ve edebi hayatının ortasında, sadece çocuklarının yüzündeki o bir anlık tebessüm için koskoca bir dünya inşa etmiş. O mektuplardaki titreyen el yazılarını, çizimlerdeki detayı okurken insanın içinin sıcacık olmaması elde değil. Ancak kitabın beni en çok vuran yanı, arka planda usul usul işleyen o "zaman" kavramı oldu. Sayfalar ilerledikçe, yılların geçtiğini fark ediyorsunuz. Çocuklar büyüyor, bazıları artık mektup beklemeyecek yaşa geliyor. Tolkien'in son mektuplardaki o buruk, veda niteliğindeki satırları boğazınıza gelip oturuyor. Bir babanın, çocuklarının çocukluğuna veda edişini, o büyülü yılların ellerinden kayıp gidişini izliyorsunuz. Sadece fantastik bir kurgu okumuyor, çocukluğun ne kadar kısa, o saf inancın ne kadar kırılgan olduğuna şahitlik ediyorsunuz. "Benim adıma duyduğunuz sevgiyi ve o inancı kaybetmeyin." Peki bu sıcacık mektuplardan, bu yirmi yıllık
İnceleme
Noel Baba'dan MektuplarJ. R. R. Tolkien · Okuyan Us Yayınları · 2005156 okunma
Reklam
Puan vermedi·98 syf.··
2026 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 01:13
Bilgin Adalı’nın kaleme aldığı Alev Kız Aninna, okuyucusunu alışılagelmiş çocuk edebiyatı kalıplarının dışına çıkararak, insanın yeryüzündeki en saf ve en eski haline, yani doğanın tam kalbine götüren bir yolculuk hikayesidir. Bu kitabı incelediğimde karşılaştığım ilk şey, modern dünyanın yapay konforunun ötesinde; insanın hayatta kalma içgüdüsünün, merakının ve dünyayı anlama çabasının ne kadar derin olduğu gerçeğidir. Aninna karakteri, zayıflığın değil, değişen koşullara uyum sağlama yeteneğinin bir simgesi olarak öne çıkıyor; onun dünyasında hayatta kalmak sadece fiziksel bir çaba değil, aynı zamanda çevresindeki her şeyi –ağacı, hayvanı, ateşi– bir ortak gibi algılama biçimidir. Kitabın dili, karmaşık betimlemelerden uzak, doğrudan ruhun köklerine hitap eden bir netliğe sahip; bu da anlatılan macerayı sanki bir başkasının değil, insanın kendi geçmişine ait bir anıymış gibi hissettiriyor. Alev Kız Aninna, sadece bir serüvenin ilk adımı değil, insanın doğayla kurduğu o kadim ve kopması imkansız bağın yeniden hatırlanmasıdır; burada okuduğumuz şey sadece bir kızın mücadelesi değil, insanın yeryüzündeki yerini ararken geçtiği o sancılı ama bir o kadar da aydınlatıcı olan olgunlaşma evresidir. Bu inceleme, kitabın bana sunduğu o yalın ve güçlü dünyanın, kendi zihnimdeki yansımasıdır; başka hiçbir eleştirmenin veya yabancı yazarın gözünden geçmemiş, tamamen benim karakter çözümlemelerimden ve esere dair öznel okumamdan doğmuştur.
Alev Kız AninnaBilgin Adalı · Can Çocuk Yayınları · 201933 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 9. kitabı
Bu kitabı bitirdim ve ilk düşündüğüm şey şu oldu: "Şermin Yaşar gerçekten insanın kalbine dokunmayı biliyor." Altı Harfli Bir Tatlı öyle hızlı akan, sürekli olayların yaşandığı bir kitap değil. Daha çok birinin karşısına oturup geçmişini dinliyormuşsun gibi. Sayfaları çevirdikçe bazen gülümsedim, bazen de durup düşündüm. En sevdiğim tarafı da buydu aslında; karakterler o kadar gerçek geldi ki sanki bir yerlerden tanıyormuşum gibi hissettim. Kitap boyunca aileyi, geçmişi, özlemi ve insanın kökleriyle olan bağını hissettim. Bazı kitaplar bittiğinde sadece kapağını kapatırsın. Bazıları ise bitse de aklında kalır. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı. Bu arada Şermin Yaşar okuyanlar burada mı? En sevdiğiniz kitabı hangisi oldu? Ben yeni önerilere açığım. İnsanın içi dışı bir mi ki evler öyle olsun. Olmadı.Olmamasına şaşırmadım da üzülmedim de.Ama uyandım. Beni,benimle aynı sınavlardan geçmemiş hiç kimsenin asla anlayamayacağına uyandım. Dağ ardında olsunda taş altında olmasın. Herkesin derdi ötekine masal gelir. Kimsesizin halinden kimsesiz anlar. Kimsesizlik başka yalnızlık başka. Olan biten her şey bizi bugüne hazırlamak içindi,talihsizlikler de öyle. Herkes dertte değil,herkes derste. Herkes derdiyle dersini alıyor. Ders alinacak sınav geçilecek. Teneffüs ancak o zaman.
1000Kitap
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma
10/10
·288 syf.·
2026 116. kitabı
Freud “Uygarlığın Huzursuzluğu” isimli eserinde aile yapısından bahseder. Ona göre küçük oğlan babasını öldürmek ve annesi ile evlenmek gizli dileğini yenmek zorundadır. Ancak bu şekilde baba tasarımını içine alır, böylece üst benliği kurulmuş olur ve sonunda normal bir olgunluk ve erişkinliğe ulaşabilir. Çünkü “Baba, oğul için ilk tanrı, ilk rahip, ilk modeldir.” Eksiklerle ve bir sürü yitikle geldiğimiz dünyada varlığımızı sürdürmek hiç kolay değildir. Bize bakım verenlerin insafına kalmış bir büyüme sürecimiz var. Kendi ayaklarımız üzerinde durmak için uzun yıllara ihtiyaç duyarız. Bu süreç uzun olduğu kadar iç ve dış etkilerin kasıp kavurduğu bir dönemdir. Çocuklukta her şey büyük yaşanır. Sevgi, öfke, hüzün hepsi çok büyük yaşanır. Gerçekte olanın dışında yaşanır. Yarım yamalak tam gelişmemiş algı sistemimiz nedeniyle sanrılı yaşanır. Gerçekten kopuktur. Bu süreç içinde oluşturduğumuz kişilikler zamanla değişir. Çocukken tanrılaştırdığımız babamız ölürken bir yüktür. Ya da ergenken isteklerimize ket vuran zalimdir. Bu noktada çoğu ailede anne ise tapılası kutsal bir figür olur. Kitap bir aile öyküsü üzerinden sorguluyor varolmanın dayanılmaz hafifliğini. Vazgeçilmez ağırlığını, doğarken bileğimize boynumuza takılan pranganın demirini çeliğini. Asla geride bırakamayacağımız sancılarımız var. Bu sancıların bir kısmı doğumsal. Bunlarla doğarız. Bedensel olarak kusurlu veya eksik olmak bir yana aile yadigarı genlerimiz de peşimizi bırakmaz bizim. Aslında temel ihtiyaçlara ek en önemli isteğimiz sebgi ve anlayıştır. Ve tabii ki taktir görmek. Babasının ölümünün üzerinden fazla bir zaman geçmemiş bir bağımlının bir kaybedenin öyküsü. Elbette yalanlar başat bir keski gibi yontmuş hayatını şurasını burasını kahramanımızın. Ortaya çıkan şeyden ne aile ne baba ne de kendisi
Babam Hakkında Bir YalanJohn Burnside · Sel Yayıncılık · 20265 okunma
10/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Güzelliklerin onu bulacağı, hayatın ona hep mutluluk getirmesini dilediğim kaleminin daim olacağına inandığım @bodrumkatindakimakine nin sevgili yazarı #mirademirkıran a sevgilerimi göndererek yorumuma başlamak istiyorum . Canım Mira’nın bu imzalı kitabını kitaplığımızın baş köşesine koyduk bile… Mira hayallerin hep gerçek olsun olur mu? Öğretmenimizin değeri, Atatürk’ün çocuklara sevgisi, hayallerimizin sınırsızlığı ( bir an uçtuğu mu hayal ettim :) ah bu trafik yok mu zaten… arabalar korna çalınca uçabilme kabiliyetine sahip di mi ?Birbirlerine saygısız davrandıklarında canlarını yaktıklarında her şeyin düzelebiliyor olduğunu gören insanlarla dolu değil mi? Mira çok güzel bir konuya çok güzel bir şekilde değinmiş. Dostluğun değer değerini anlatmadan da geçmemiş mutlu olmak bizlerin elinde. Bu güzel kitabı okumama vesile olduğun için çok teşekkür ederim. #bodrumkatındakimakine #sedosokudu
Bodrum Katındaki MakineMira Demirkıran · Melisa Matbaa · 202622 okunma
Reklam
Reklam