“teklif etseydin seninle bir an bile düşünmeden evlenirdim. ne olduğumu öğrendiğin an beni cellatlarıma teslim edeceğini ya da kendi ellerinle öldüreceğini bile bile seninle evlenirdim. bu kadar acınası bir insanım işte, gideon! senin olmayı böyle umutsuzca istiyordum, gerçek bu işte!”
bir cadının avcısına aşık olması mı? neden olmasın?
kızıl güve serisinin ikinci kitabı ile geldiim, ilk kitabı kalpsiz avcıyı çok severek okumuştum ve bu devam kitabı da çok güzeldi daha çok kaos, daha çok aşk, daha çok enemies to lovers hadi gelin konusundan bahsedeyiim;
rune winters, cadıları kurtarmak için tehlikeli bir planın içine girerken gideon onu durdurmakla görevlidir. başta birbirlerine karşı oynanan bir oyun gibi başlayan bu yakınlık, zamanla inkâr edilemeyen duygulara dönüşür. gideon, rune’a yaklaştıkça onun sandığından çok daha fazlası olduğunu fark eder; rune ise herkesin düşman olduğu bir dünyada ilk kez gerçekten görülür. ama bu hikâyede aşk, her şeyi kurtarmaya yetmeyebilir. çünkü gideon’un önünde acımasız bir seçim vardır; sevdiği kadını feda etmek ya da dünyanın yanışını izlemek.
keşke daha uzun bir seri olsaydı dedim gerçekten, ben bu evreni çok sevdim