10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
UÇURTMA AVCILARI (Çocuk Romanı) LİNDA SUE PARK 1960 doğumlu Kore kökenli Amerikalı yazar Linda Sue Park’ın kaleme aldığı bu eser, çocukların yeteneklerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirme çabaları ve kardeşler arasındaki ilişkinin psikolojik boyutları üzerine kurulmuş değerli bir çocuk romanıdır. Yazarın özellikle çocuk ve gençlik edebiyatı alanındaki eserleriyle tanındığı düşünüldüğünde, romanda verilen mesajların önemi daha da belirginleşmektedir. Olaylar Kore’de geçmektedir. Kee-sup ve Young-sup kardeşler, uçurtmalara büyük ilgi duyan iki çocuktur. Kee-sup daha büyük olduğu için geleneklere uygun olarak onun için bir şapka takma töreni düzenlenir. Bu törenden sonra küçük kardeşin ağabeyine daha fazla saygı göstermesi beklenmektedir. Doğaları gereği zaman zaman rekabet içinde olan kardeşlerden Young-sup, babasının bu beklentiyi açıkça dile getirmesi üzerine iç dünyasına yönelir ve yalnızlaşmaya başlar. Ancak Kee-sup, kardeşinin yaşadığı duygusal değişimin farkındadır. Gelenekleri katı biçimde uygulamak yerine kardeşini korumaya ve ona değer verdiğini göstermeye çalışır. Böylece iki kardeş arasındaki sevgi ve bağlılık, rekabet duygusunun önüne geçer. Kardeşlerin farklı yetenekleri vardır. Young-sup uçurtma uçurma konusunda oldukça başarılıdır. Kee-sup ise uçurtma yapımında beceriklidir. Young-sup’un uçurtma satın alacak parası yoktur. Bunun üzerine bir uçurtma satıcısına ilginç bir teklif sunar. Eğer kendisine verilecek bir uçurtmayı başarılı bir şekilde uçurur ve bunun sonucunda yedi uçurtma satılmasını sağlarsa, satıcının ona bir uçurtma hediye etmesini ister. Satıcı bu teklifi kabul eder. Young-sup’un başarısına görünmeden destek olan babası ve ağabeyi de onu koruyup kollamaya devam ederler. Kardeşlerin uçurtmalara olan tutkusu, dönemin çocuk
Uçurtma AvcılarıLinda Sue Park · Beyaz Balina Yayınları · 2018260 okunma
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2022 00:00
Okuduğum roman gerçek ile masal arasında bırakan, Yaşar Kemal'in dilinde efsaneye dönüşen bir aşk hikayesi... Ağrı Dağı eteklerinde yaşayan Ahmet, kendisinde kaçan Mahmut Han'ın atını geri vermez. Çünkü töreye göre bir canlı birine sığındı ise geri verilmez. Mahmut Han bunu saygısızlık kabul eder ve ceza vermek ister. Mahmut Han'ın kızı Gülbahar bu sürede Ahmet'i görüp aşık olur. Mahmut Han'ın gücü ve otoritesi karşısında; iki gencin aşkı, fedakarlığı, halkın adaleti araması, gelenekler, özgürlük ve insan onurunun önemi vurgulanıyor.
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·176 syf.··
2026 47. kitabı
Turunç Ağacı – Jokha Alharthi | 2/5 Turunç Ağacı, Zuhur’un çocukluğundan başlayarak ailesiyle, özellikle de büyükannesiyle olan ilişkisini ve geçmişle kurduğu bağı anlatıyor. Bir yandan aile içindeki ilişkileri, kuşaklar boyunca aktarılan hikâyeleri ve Umman kültürünü okurken, bir yandan da karakterlerin anıları ve iç dünyalarıyla karşılaşıyoruz. Turunç ağacı ise kitap boyunca geçmişi, aidiyeti ve hatıraları simgeleyen önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Kitap daha çok aile bağları, gelenekler, kadınların hayatı ve geçmişin insan üzerindeki etkisi üzerine kurulu. Anlatımı sakin ve yer yer şiirsel bir dille ilerliyor. Farklı bir kültürü tanımak açısından ilgi çekiciydi ancak hikâye beni çok içine çekmedi. Karakterlerle güçlü bir bağ kuramadım ve genel olarak beklediğim etkiyi bırakamadı. Bu yüzden 2/5 verdim.
Turunç AğacıJokha Alharthi · Timaş Yayınları · 2023282 okunma
8/10
·148 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:02
Bugün Yunan tanrıları olarak bildiklerimizin aslında Anadolu tanrıları olduğunu anlatıyor.  Yunanlılar; İyonyalılar, Karyalılar, Sümerler, Hititler gibi Anadolu halklarının kültürlerini sahiplenmiş, Türkler ise İslamiyete uymayan her şeyi batıya itelemişler. Ayrıca bugün İslamiyete ait olduğunu sandığımız bazı geleneklerin, örneğin domuz yememek ya da sünnet, aslında Kibele’ye tapınan halkların törenlerinden kalma gelenekler olduğunu anlatıyor. Bir kurban verme geleneği; erkeklik organı kökünden kesilerek toprağa gömülür ki Kibele baharı getirsin… ya da bütün domuzlar Kibeleye kurban verildiği için domuz yemek yasaktır. Hıdırellez ya da Nevruz, Tammuz’un dirilişidir... Karşılıklı Yardımlaşmanın Evrime Katkısı kitabında okuduğum bir bilgiyi burada da gördüm; ayinler :) eski toplumlar ibadet için şarap içip ateş başında dans ederler, dans ederken en çok kendinden geçenler tanrı ile en çok bağ kuranlar olarak görülürler “Türkler geldiğinde Anadolu’nun nüfusu 21 milyondu. Doğudan gelen Türk soyu 1-2 milyon. Gelen Türkler Anadolu’daki nüfusu şişirmemiş tersine orada bulundukları nüfusa karışmışlardır. Bu nedenle biz o uygarlığın gerçek varisleriyiz çünkü o kültür Anadolu’da doğup gelişmiştir. Anadolu’dan Yunanistan’a geçmiştir.” 
Anadolu TanrılarıHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2005568 okunma
Ah be Ahmet
Puan vermedi·128 syf.··
2026 30. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:45
Ağrı Dağı Efsanesi, Türk edebiyatının önemli yazarlarından Yaşar Kemal tarafından kaleme alınmış, aşk, özgürlük ve adalet temalarını işleyen etkileyici bir romandır. Eserde, Ahmet ile Gülbahar’ın imkânsız görünen aşkı üzerinden insanların gelenekler, güç sahipleri ve kader karşısındaki mücadelesi anlatılır. Eserde Ağrı Dağı yalnızca bir mekân değil, adeta yaşayan bir karakter gibidir. Dağın ihtişamı ve gizemli atmosferi hikâyeye masalsı bir hava katarken, olayların duygusal etkisini de artırmaktadır. Yazarın betimlemeleri sayesinde okuyucu kendisini Doğu Anadolu’nun eşsiz doğasının içinde hisseder. Kitabın vermek istediği en önemli mesajlardan biri, sevginin ve adalet duygusunun baskı ve zorbalıktan daha güçlü olduğudur. İnsanların mutluluğu için geleneklerin sorgulanması gerektiği düşüncesi de eserde dikkat çeken unsurlardan biridir. Sonuç olarak Ağrı Dağı Efsanesi, hem sürükleyici hikâyesi hem de düşündürücü mesajlarıyla okunmaya değer bir eserdir. Yaşar Kemal’in güçlü anlatımı sayesinde okuyucu, aşkın, cesaretin ve özgürlüğün önemini bir kez daha hatırlamaktadır. Ahmet, Gülbahar’ı sevmesine rağmen onu isteyerek bırakmaz. Romanın sonunda yaşanan olaylar ve Ahmet’in içine düştüğü durum nedeniyle Gülbahar’dan uzaklaşır. Ahmet, sevdiği kadına kavuşsa bile yaşadıkları acılar, peşlerini bırakmayan baskılar ve kader duygusu karşısında büyük bir iç çatışma yaşar.Eseri farklı yorumlayan edebiyatçılar da vardır. Bir yoruma göre Ahmet, aşkını korumak için uzaklaşır; başka bir yoruma göre ise yaşadığı olaylar onu değiştirir ve eski Ahmet olmaktan çıkarır. Yaşar Kemal, sonu özellikle biraz açık bırakarak okuyucunun düşünmesini istemiştir.
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
70lerin günlük yaṣamının dökümü
5/10
·495 syf.··
2026 5. kitabı
Ayfer Tunç’un Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek kitabını bitirdim. Roman desem roman değil, belgesel desem belgesel değil; ikisinin arasında duran bir anlatı. Türkiye’de 70’lerin çocuğu olarak özellikle çocukluk yıllarına dair bölümler beni çok etkiledi. Arsaların verdiği özgürlük, sokakların kendiliğindenliği… 70lilerde bir çocuk olarak bunlar büyük bir şanstı.Kitap ilerledikçe daha belgesel bir tona kayıyor. Bu noktadan sonra benim için ilginçliğini biraz yitirdi. Düğünler, ev adetleri, gelenekler, o dönemin sineması, radyosu, şarkıları elbette ilginç; ama günlük yaşamın dökümü baya beni baydı. 2000’lerde doğanlara ne kadar çekici gelir merak ettim doğrusu.Edebi değer açısından ise çok güçlü bir tarafı olduğunu düşünmedim; daha çok bir dönemin panoraması gibi. Ayfer Tunç'un diğer kitaplarından daha farklı bir yerde. Sonunda bir dizin olsaydı çok daha işlevsel olurdu. Ama Türkiye’de yayınevleri ve editörler bu konuda hâlâ çok isteksiz. Bilmiyor olamazlar; tembellik mi, okuyucuyu küçümsemek mi, yoksa maliyetten kısmak mı, anlamıyorum. Böyle bir kitapta dizin şart. 70’lere dair bir el kitabı gibi; dönüp belirli konulara bakılabilmeli.
Bir Maniniz Yoksa Annemler Size GelecekAyfer Tunç · Can Yayınları · 20212,492 okunma