“Biz Harbiye’de okurken bir kış yine böyle çok şiddetli geçiyordu. Mektebin sobaları yanmıyordu. Derdimizi idareye anlatamadık. Arkadaşlar müdüre çıkmak için beni seçtiler. Müdür Zülüflü İsmail Paşa… Evvela Padişah’a sonra Müdür Paşa’ya dualar ettik. Nihayet soba meselesine geldik. Paşa birden gürledi:
‘Soğuk mu? Ne soğuğu? Padişah efendimizin nimetleri gözünüze dizinize dursun… Görmüyor musunuz sobalar cayır cayır yanıyor. Çıkın nankörler!’
Baktık sahiden de müdürün sobası güldür güldür yanıyor. Paşa da buram buram terliyordu. Sıcaktan yakasını açmıştı. Ve sanıyordu ki, mektebin tüm sobaları böyle yanmakta.. Çocuklar biz Çankaya Köşkü’nde bazen Zülüflü İsmail Paşa gibi kendimizi sakın aldatıyor olmayalım!” dedi.
Gemba yı yönetim yapisinin tepesinde tutmak icin kendini adayan calisanlara gerek vardir. Isciler görevlerini yerine getirmek, yaptiklar isten gurur duymak, sirketlerine ve topluma yaptiklar katkilariyla takdir etmek için tesvik
edilmelidir. Görev ve gurur duygusu aşılamak, yönetimin gemba'ya karşı
olan sorumulugunun ayrilmaz parçasidir.
Sürekli gelişim, işlerin olduğu haliyle yetinmemek, her zaman için daha iyi bir yol olduğuna inanmak demektir. Toyota üyelerine şu ilkeler öğretilir:
• Bildiklerinin bir sınırı olduğunu kabullen (dünya karmaşıktır ve belirsizliklerle doludur)
• Yanıtların teoriler geliştirerek değil, test ederek bulunacağını bil (gemba'ya git)
• Öngördüklerimizle gerçekte olanlar arasındaki farklardan dersler çıkarmanın değerini takdir et (başarısız bir deney, çıkarılacak bir derstir)
Bilimsel düşünmek, dünyanın karmaşık bir yer olduğunun farkında olmamız ve en iyi hazırlanmış planların bile, hedefimize ulaşma yolunda karşımıza çıkan engelleri keşfettikçe gözden geçirilmesi gerektiği gerçeğinden rahatsızlık duymamamız demektir. Kaizen ya da sürekli geliştirmenin amacı denemeye devam etmek, adım adım öğrenmek ve bu sayede görünüşte aşılması olanaksız güçlükleri bile aşmaktır.