Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik Üzerine Konuşalım...
Selamlar umarım iyisinizdir. Sıhatiniz ve Keyifleriniz yerindedir. Bu gün çok uzun zamandır Hayruş ✮⋆˙ ile yapmak istediğim ama benim yüzümden uzun bir süre ertelenen bir soru-cevap, kitap üzerine sohbet etkinliğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Sohbetimiz başlıkta da olduğu gibi HGOİ serisi: Lordlar ve Varisler Krallar ve Soytarıları Ejderha ve Yıldız Deliler ve Cellatlar Efsaneler ve Lanetler üzerine olacaktır. (Bu arada isim yazmak uzun süreceği için hesaplarımızın baş harfleriyle devam edeceğim) Ve sohbet seri hakkında SPOİLER İÇERECEKTİR HEM DE BOLCA... ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ M: Tamamdır şimdi o zaman ilk sorumla başlayayım bu seride en çok hoşuna giden şey nedir? H: Hmm... Nova diyeceğim. Çok güzel yazılan bir karakter. Baştan sona gelişimini okurken kendi kızımı yetiştiriyorum gibi hissettim. M: Benim için seriyi iyi yapan temelde 4 şey var: birincisi özgün bir konu ya da işleyiş, ikincisi beni ne kadar eğlendirdiği, bana ne kadar duygularını geçirebildiği, kitap sonunda bana ne kadar çok şey kazandırdığı. Şimdi ilk madde belki pek olmaz ancak hgoi diğer tüm isteklerimi karşılıyor, senin dediğin gibi karakter gelişimi konusunda hakikaten çok başarılı. H: Evet katılıyorum N.G. Kabal'ın kalemini seviyorum yazdığı ufacık bir cümlede bile derin anlamlar var. H: Sence serinin sonu yeterli miydi bir şeyi değiştirmek istesen neyi değiştirirdin 🙃
Duygu ve Düşünce
Az biraz buralardayım, kitaplardan konuşmak veya genel olarak sohbet etmek isterseniz yazabilirsiniz
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir de şu kötü. Bu samimiyetsiz kalabalık her şeyi okumadan beğendiği için okuyup beğenenle okumadan beğeneni de ayrıştıramıyorsun. Böyle olunca da gelen beğenilerin bile samimiyeti önemsizleşiyor. Ama bu meta bir problem, genel olarak toplumun her yerine sızmış bir oltacılık psikolojisi. Herkes takipçi toplama derdinde. Tek tük kişilerle ciddi bir iletişim kuruyoruz, gerisi parazit.
Duygu ve Düşünce

Hüseyin Eriş

@sobedoublepeace
·
Burada alıntılar dışında samimi, içten bir paylaşım görmek o kadar zorlaştı ki
Küresel Tasarımın İç Motoru
Küresel Tasarımın İç Motoru: Türkiye’de Sermaye Transferleri, Elit İkameleri ve Aparat Mekaniğinin Krono-Politik Anatomisi (1952 - 2026) Metodolojik Çerçeve ve Deterministik Matris Modern Türkiye’nin makro-tarihsel patikası, salt iç siyasi rekabetlerin, ideolojik polarizasyonların ya da lineer bir demokratikleşme/otoriterleşme anlatısının ürünü değildir. Karşımızda, küresel hegemonyanın yapısal tasarım dalgaları ile yerel sermaye savaşlarının asimetrik bir biçimde birbirinin üzerine katlandığı, yüksek entropili ve deterministik bir matris bulunmaktadır. Bu matrisin en radikal ve dönüştürücü iç motoru, geç Osmanlı döneminden itibaren devletin kurucu unsuru ve iktisadi omurgası olan Rumeli ve Balkan muhaciri (özellikle Yunanistan göçmeni) seküler elit yapının, gücü ve finansı Karadeniz, Kafkas ve Doğu Anadolu kökenli yeni muhafazakâr/milliyetçi ağlara devretmesidir. Bu elit ikamesi, yalnızca yasal bürokrasinin değil; yargı, emniyet, istihbarat, finansman kanalları ve informal güç odaklarını da kapsayan total bir hegemonya transferidir. Bu süreçte hiçbir ideoloji, aktör ya da ittifak statik kalmamış; küresel sistemin bölgesel ajandası ile içerideki kliklerin hayatta kalma arzusu dönemsel aparatlar üzerinden enstrümante edilmiştir. Her aktörün bir "son kullanma tarihi" (expiration date) bulunmakta ve işlevini tamamlayan unsurlar sistem dışına itilmektedir. Aşağıdaki krono-politik hat; bahse konu derin kurumsal kırılmaların, asimetrik tasfiye mekanizmalarının ve büyük servet transferlerinin rasyonel, deterministik ve bütüncül bir dökümüdür. Krono-Politik Hat ve Jeopolitik Kırılma Eşikleri NATO Üyeliği ve Çevreleme Stratejisinin Kurumsal İmzası 18 Şubat 1952 Türkiye resmi olarak NATO’ya kabul edildi. Bu adım, devletin güvenlik bürokrasisinin küresel takvime entegre
Tarih
Türkiye Ekonomi-Politiğinde Elit Değişimi ve Deterministik Matris
Küresel Tasarımın İç Motoru: Türkiye’de Sermaye Transferleri, Elit İkameleri ve Aparat Mekaniğinin Krono-Politik Anatomisi (1952 - 2026) Türkiye Ekonomi-Politiğinde Elit Değişimi ve Deterministik Matris Modern Türkiye'nin makro-tarihsel patikası, salt iç siyasi rekabetlerin ya da lineer bir demokratikleşme anlatısının ürünü değildir. Karşımızda, küresel hegemonyanın yapısal tasarım dalgaları ile yerel sermaye savaşlarının asimetrik bir biçimde birbirinin üzerine katlandığı yüksek entropili bir matris bulunmaktadır. Bu matrisin en radikal motoru, devletin kurucu unsuru olan Rumeli ve Balkan muhaciri (özellikle Yunanistan göçmeni) seküler elit yapının, gücü ve finansı Karadeniz, Kafkas ve Anadolu kökenli yeni muhafazakar/milliyetçi ağlara devretmesidir. Bu elit ikamesi, yalnızca yasal bürokrasinin değil; yargı, emniyet, istihbarat ve informal güç odaklarını da kapsayan total bir hegemonya transferidir. Bu süreçte hiçbir ideoloji, aktör ya da ittifak statik kalmamış; küresel sistemin bölgesel ajandası ile içerideki kliklerin hayatta kalma arzusu dönemsel aparatlar üzerinden enstrümante edilmiştir. Aşağıdaki krono-politik hat; bahse konu derin kurumsal kırılmaların, tasfiye mekanizmalarının ve büyük servet transferlerinin rasyonel ve deterministik bir dökümüdür. NATO Üyeliği ve Çevreleme Stratejisinin Kurumsal İmzası 18 Şubat 1952 Türkiye resmi olarak NATO’ya kabul edildi. Bu adım, devletin güvenlik bürokrasisinin küresel takvime entegre edildiği ve iç siyasi parametrelerin transatlantik barajına göre ayarlandığı kurucu eşiktir. Kurucu Rumeli eliti, bekasını Batı nizamına endekslemiştir. 27 Mayıs Askeri Darbesi ve İlk Sistemik Format 27 Mayıs 1960 Menderes yönetiminin son dönemindeki ekonomik sıkışmışlık ve SSCB ile yakınlaşma arayışları, ordu içindeki NATO eksenli
1000Kitap
varsa bir soskak lambası da sen ekle
İçimde Eski Bir Gece Var adlı listeye girecek şarkı önerilerine açığım. Ama küçük bir ricam var: Lütfen öneri yaparken sadece sevdiğiniz herhangi bir şarkıyı atmayın; listedeki genel havaya, isme, gece hissine ve şarkıların birbirine yaslanarak akmasına dikkat edin. Bu listeye girecek şarkılar; biraz eski, biraz karanlık, biraz yorgun, biraz da geç kalmış bir gecenin içinden gelmeli. Şarkının sözlerini anlamasanız bile en azından başlığına, atmosferine, temposuna ve bıraktığı duyguya bakarak öneri yaparsanız çok daha iyi olur. Yani bu listeye önerilecek şarkı; geceye yakışmalı, ritmi birden bozmayacak kadar sakin olmalı, hissi dağıtmayacak kadar derin durmalı, bir radyo programında çalan şarkıdan sonra sıradaki şarkıymış gibi doğal akmalı. Kısaca; bu listeye şarkı eklemiyoruz, eski bir gecenin içine yeni bir sokak lambası yerleştiriyoruz. Önerilerinizi beklerim. Spotify listesi: open.spotify.com/playlist/262igG...
1000Kitap