Puan vermedi·384 syf.··
2019 33. kitabı
Renkli , çizgi-roman tadında bir eser. Bu kitabı okuyan çocuklar hiç sıkılmazlar. Geronimo adlı bir farenin mutluluğun anahtarını( hayallerine bağlı fantastik ülkelerde) araması anlatılır.
Hayal Krallığı - İkinci Yolculuk Mutluluğun PeşindeGeronimo Stilton · Yapı Kredi Yayınları · 201717 okunma
Meraklısına...
6/10
·183 syf.··
2019 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2019 21:28
Yazarın zihin odalarında dolaşan düşüncelerin kavramlarla ete kemiğe bürünmesini izliyorsunuz. Kendi eksenine giren nice şeyin etkisinde kalan ruhuna gedikler açmasına ortak oluyorsunuz. Nefesleniyor cümlelerle. Cümlelerce... Bob Marley, Allen Ginsberg, Jack Kerouac, Malcolm X, Geronimo, Foucault, Goethe, Beethoven, Nietzsche, Schopenhauer, Dostoyevski... Kimi zaman müzik, kimi zaman edebiyat, kimi zaman sanat, kimi zaman felsefe... En çok da insan bezeli satırlarla karşılaşıyorsunuz eserde. Yazarın düşünce dünyasına inmenizi kolaylaştıran kahramanların her biri bir meselenin üzerinde yükseliyor. Bazen ustalıkla bazen acemilikle. En çok da insanca... Gençlik dilinin cesur boyutunu yazıların ekserisinde görebiliyorsunuz. Yumruk saklı eleştirileri, geri dönüşümsüz toplum fikriyatı, döneminin ikilemde kalan siyasi zeminde köhnemiş düşüncelerin ele alınışı... Yine kimi konuların uzatılmasıyla sünen ana fikir ve çözümsüz konu yığınları... Yazar bir dönemin resmini çekerken olanca samimiyetiyle sizi kendi ikliminin yolcusu eyliyor. Müzik dolu bir yüreğin kulağa düşen notalarında, hayatın pencerelerine örülen kalın duvarların serseri kalıntılarını izliyor. Dünyayla engelsiz bir iletişimin varlığının olabildiğince zor olduğunu belirtiyor. Sirenleri Taşa Tutun, genç bir yazarın belki de ilk kez açık konuştuğu dergi, gazete yazılarının bir bütünü. Konu bütünlüğü yer yer kaçsa da, her bir deneme bir dışavurum çaresizliği içermesi açısından ortak duygulara sahip. Eseri bir bütün olarak ele aldığımızda size ilgi alanınıza girecek cümlelerinden çok yaşanmışlığının olduğunu söyleyebiliriz.
Sirenleri Taşa TutunSelahattin Yusuf · Profil Yayıncılık · 201746 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
GERONİMO Akranlarımdan ve büyüklerimden Geronimo ismini bilmeyen yoktur sanırım...Pazar günleri saat 12.00'da başlayan kovboy filmlerinden tanıyoruz tabii ki kendisini... Kitabı ilginç kılan en önemli özellik bir Kızılderilinin ağzından yaşanan katliamları, savaşları dinlemekti, zira bir asırdır hep Amerikalıların bize anlattıklarını biliyorduk... Kim ne derse desin bu adamlar yurtlarından edildiler ve katliama uğradılar.. Kitabı okudukça Western tadında bir film eşliğinde kanlı bir tarihe daha şahitlik etmiş olacaksınız... Zaman zaman beyazlara, zaman zaman Kızılderilere kızacaksınız ancak, beyazların yaptığı akıl almaz, vahşi karliamları okuduğunuzda tarafınız Kızılderililer olacaktır... Kısaca Geronimo kimdir; Geronimo, Amerika'da beyazlara karşı mücadele veren kahraman ve son kızılderili olarak tarihe kazındı. Geronimo, kendi topraklarında sürgün ve katliamlara uğrayan Kızılderililerin intikamı oldu. Geronimo, halkını korumak için teslim olmasının ardından ABD hükümeti tarafından tutsak edildi. Ve yaşamının geri kalanını cezaevinde geçirerek 17 Şubat 1909 yılında yaşamını yitirdi. Bedonkohe Apaçi yerlisi olan Gerenimo, Yeni Meksika bölgesinde doğuyor. Geronimo'nun gerçek adı Gokhlayeh (Esneyen Adam) olarak biliniyor. Meksikalılar ona Gerenimo, İspanyollar ise "Jerome" derlerdi İsmi bu nedenle, sonradan Geronimo olarak nam salacaktı. Şef Mahko'nun torunu olan Geronimo aslında bir şef değildi; ama bir şamandı. Bu yönü diğer savaşçı ve liderlik özellikleri ile de birleşmiş, sonuçta ruhsal ve entelektüel bir lider olmasını sağladı. Geronimo'nun savaş kariyeri bir Chiricahua (Apaçiler arasında en çok saygı duyulan apaçiler) ve aynı zamanda şefi olan kayınbiraderiyle de bağlantılı oluşuydu. Kızılderili lider Amerikan hükümetine karşı savaşan son liderlerden
GeronimoS. M. Barrett · Destek Yayınları · 201155 okunma
7/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2018 160. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2018 14:46
“Ölmek” adlı eseriyle tanıştığım yazar “Yunan dansçı kız”da da ölüm teması üzerinde duruyor en çok ancak bu sefer farklı yüzleriyle.Kimi zaman merkezde kimi zaman yan yollarda karşımıza çıkarıyor ölümü. Beş öykünün olduğu kitapta,karakterlerin hemen hepsi bir sır ile yaşıyor.Sonunda açığa çıkacak irili ufaklı sırlarla.Tüm karakterler yanındakilerle yakın ilişkide,gözden kaçamayacak kadar yakınlarında. Zaman ve mekanlar ise belirsizliğiyle rahatsız etmiyor okuru.Aksine zamansız bir üslup kazandırıyor yazara. Ölüler konuşmaz’da aldattığı eşine her detayı anlatmak zorunda kalan bir kadın görüyoruz.Kehanet’te kaçmaya çalıştığı kaderiyle er geç yüzleşen bir adamı..Kitapa adını veren Yunan dansçı kız’da kıskançlığı,Kör Geronimo ve kardeşi’nde güveni işliyor yazar.Yeni Şarkı’da ise beklemenin ne denli acı verici olabileceğini.. Kolay okunan,yormayan ve güzel bir tat bırakan öyküler bunlar.
Yunan Dansçı KızArthur Schnitzler · Alakarga Sanat Yayınları · 2018105 okunma
8/10
·263 syf.··
Beğendi
·
2018 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2018 22:05
Deklanşöre bastım ve çekiyorum çekkkk-timmmm! Aaaa pardon hatlar karıştı şöyle olacaktı: ÜÇ, İKİ, BİR Kayıt.. Ya da durun kahramanlarımızı tanıyalım önce (Not isimlere DİKKAT EDİN lütfen ;) Talihsiz Taliha Nuh Tufan Umur Samaz İbrahim Kurban Baretta Ferruh Ferman Dilara Dilemma Rıza Silahlıpoda Habib Hobo (Robbit) - Hacer Ceren (Geronimo) Haydar Baydar ... diye devam ediyor. Bu kadarı kâfi sanırım :) Bu arada bundan sonrasında bahsettiklerim birazcık spoiler içerebilir. Ama emin olun ki söylediklerim kitabı ilk kez okuyanlar için sorun olmayacaktır. Zira kitapta o kadar farklı olaylar iç içe verilmiş ki zaten yeterince şaşıracaksınız, hiç endişelenmeyin lütfen :) Gelgelelim hikâyemize ana karakterimiz Nuh Tufan, ALBİNO ve aynı zamanda ara sıra halüsinasyonlar gören birisi. Bazen çerçevedeki resimler, yüzükteki suretler veya televizyondaki görüntüler birden canlanabiliyor onun gözünde anlayacağınız. İbrahim Kurban ise zengin ama mutsuz insanlardan "kendisine zenginlikten dolayı tanınan bu ayrıcalıktan iğrendiğini belirtip aşağılık bir dokunulmazlığı olduğunu" düşünüyor. Nuh karakterine bir geri dönüş yapıp tam bu noktada size kitapta anlatılan ve yüreğimi sızlatan, canımı acıtan beni insanlığımdan bir kez daha utandıran bir konudan söz etmek istiyorum, izninizle. Daha iyi anlaşılması açısından Nuh'un sözlerinden birkaçını buraya bırakmak istiyorum: "Albino olduğum için bana kansermişim gibi davrandı." :/ "- Albinoların hayalgücünün bu kadar geniş olabileceğine ihtimal vermezdim. - Albino olduğumun hatırlatılması canımı sıkmıştı." Ayrıca bir bölümde bundan dolayı sınıfta öğretmen ve arkadaşlarının ilk gittiğinde Nuh'la alay etmesine de değiniliyor. Şimdi bkz. ---> Nedir Albino? Araştırdığınızda şu bilgi karşınıza çıkacaktır: "Vücutta var olması gereken melanin
Edebiyat
Dublörün DilemmasıMurat Menteş · İletişim Yayınevi · 200517,7bin okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2018 9. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2018 23:46
Eserin isminden de anlaşıldığı üzere Kızılderililere yapılan soykırımı anlatan bir kitap. Ama ne yazık ki popüler kitaplardan başımızı kaldırmadığımız için ve çoğunluğa göre dikkat çekici bir konusu olmadığından dolayı neredeyse hiç ilgi görmeyen yapıtlar arasında kendine yer edinmiş. Bu da bizlerin ayıbı olsun. Her şey Osmanlı imparatorluğunun Dünya'ya hükmetmeye başladığı dönemlerde, Kristof Kolomb isimli seyyahın 1492 yılında Atlantik okyanusunu aşarak Amerika kıtasını keşfetmesi ile başlıyor. Osmanlı'nın en güçlü devlet konumunda olması batıların emperyalist düzenine büyük rahatsızlık veriyordu. İşte bu zamanlarda Amerika kıtasının keşfedilmesi batılılar için emperyalist düzenlerine biçilmiş kaftandı. Osmanlı'nın büyük gücünden dolayı Dünya üzerinde istedikleri gibi at koşturamayan batılılar, yeni keşfedilen Amerika kıtası halkına her türlü vahşi eziyeti yaptı. Yerli halkın malını mülkünü yıllarca yağmaladılar, milyonlarca yerliyi ve Kızılderiliyi katlettiler. Hem de bebek kadın demeden. O kadar kötü işkence yaptılar ki, daha anne kucağında bebekleri alıp kim daha uzağa fırlatacak yarışı yapacak kadar. Anlayacağınız insanın tasavvur etmekte zorlanacağı kadar. Kötü düşünceleri o kadar ihtiraslıydı ki bitmek tükenmek bilmedi. Dünya'nın bilinen en büyük soykırımdır, Kızılderili katliamı. Yaklaşık 100 milyon Kızılderili türlü işkence ile katledilmiştir. Üstelik bu batıların yaptığı ne ilk soykırımdı, ne de son! Ama abd ve batı ülkeleri bizim yaptığımız Ermeni tehcirine utanmadan sıkılmadan soykırım demekten geri kalmıyorlar. Kızılderili soykırımını; Osmanlı, Türkler, veya Müslümanlar yapmış olsaydı asla ama asla unutulmazdı. Fakat, söz konusu bizim medeni batımız olunca unutuluyor ve cezasız kalıyor. Kızılderili katliamını biliyordum; ama bu kadar detayılı
Kızılderili KatliamıBartolomé de Las Casas · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2005889 okunma