Adı:
Kızılderili Katliamı
Baskı tarihi:
Ocak 2005
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758486837
Çeviri:
Ömer Faruk Birpınar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Babıali Kültür Yayıncılığı
Bartolome de Las Casas tarafından 1542'de İspanya Prensi II. Philip'e ithafen yazılan Kızılderili Katliamı, Amerika kıtasının nasıl ele geçirildiğini Eski Dünya'nın gözlerinin önüne sermiş ve birçok dile tercüme edilmiş çarpıcı bir tarihi eserdir.
"Sırf eğlence olsun diye, kadın erkek demeden yerli halkın ellerini, burunlarını ve kulaklarını kesip kopardıklarını ve bunun bölgenin değişik yerlerinde defalarca tekrarladığını kendi gözlerimle gördüm. Bazen de insanların üzerine köpek saldıklarına, yerlilerin bu şekilde paramparça edildiğine, çok sayıda evi ve yerleşim merkezini yaktıklarına şahit oldum. Memeden kesilmemiş bebekleri annelerinin göğsünden alarak onları en uzağa fırlatma konusunda birbirleriyle yarıştılar..."
134 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sam Amca Amerikaya medeniyetini nasil getirmis, belge ve mektuplarla detayli anlatim. Soykırım kelimesinin yaratildigi topraklar ve kana doymayan medeniyetler, kandan beslenen mutsuz insanlar yığını...
134 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Eserin isminden de anlaşıldığı üzere Kızılderililere yapılan soykırımı anlatan bir kitap. Ama ne yazık ki popüler kitaplardan başımızı kaldırmadığımız için ve çoğunluğa göre dikkat çekici bir konusu olmadığından dolayı neredeyse hiç ilgi görmeyen yapıtlar arasında kendine yer edinmiş. Bu da bizlerin ayıbı olsun.

Her şey Osmanlı imparatorluğunun Dünya'ya hükmetmeye başladığı dönemlerde, Kristof Kolomb isimli seyyahın 1492 yılında Atlantik okyanusunu aşarak Amerika kıtasını keşfetmesi ile başlıyor. Osmanlı'nın en güçlü devlet konumunda olması batıların emperyalist düzenine büyük rahatsızlık veriyordu. İşte bu zamanlarda Amerika kıtasının keşfedilmesi batılılar için emperyalist düzenlerine biçilmiş kaftandı. Osmanlı'nın büyük gücünden dolayı Dünya üzerinde istedikleri gibi at koşturamayan batılılar, yeni keşfedilen Amerika kıtası halkına her türlü vahşi eziyeti yaptı.

Yerli halkın malını mülkünü yıllarca yağmaladılar, milyonlarca yerliyi ve Kızılderiliyi katlettiler. Hem de bebek kadın demeden. O kadar kötü işkence yaptılar ki, daha anne kucağında bebekleri alıp kim daha uzağa fırlatacak yarışı yapacak kadar. Anlayacağınız insanın tasavvur etmekte zorlanacağı kadar. Kötü düşünceleri o kadar ihtiraslıydı ki bitmek tükenmek bilmedi.

Dünya'nın bilinen en büyük soykırımdır, Kızılderili katliamı. Yaklaşık 100 milyon Kızılderili türlü işkence ile katledilmiştir. Üstelik bu batıların yaptığı ne ilk soykırımdı, ne de son! Ama abd ve batı ülkeleri bizim yaptığımız Ermeni tehcirine utanmadan sıkılmadan soykırım demekten geri kalmıyorlar. Kızılderili soykırımını; Osmanlı, Türkler, veya Müslümanlar yapmış olsaydı asla ama asla unutulmazdı. Fakat, söz konusu bizim medeni batımız olunca unutuluyor ve cezasız kalıyor.

Kızılderili katliamını biliyordum; ama bu kadar detayılı bilmiyordum. Detaylı öğrendikten sonra o masum ve savaştan bi haber yerlilere karşı bir sempatim oluştu. Bugün, bir Kızılderili görsem onunla konuşmaya çalışır, acılarına ortak olduğumu anlatmaya çalışırım. SELAM OLSUN BURADAN ''GERONİMO VE TÜM KIZILDERİLİLERE'' sizleri seviyoruz.

Sağlıcakla..

Dipnot: Genelleme gibi anlaşılmasın, her kesimin içinde kötü ve iyi insanlar vardır.
Hıristiyanların tanrısını altın yerine koyup İspanyollar'ın kendilerine zarar vermemesi için saygıdan etrafında dans ettikten sonra

Kral Hatuey
“Bana kulak verin
Bu tanrıyı (Hıristiyanların tanrısını) çevremizde tutarsak ona el uzatmak için bizi öldürürler. Hadi tanrıyı şu nehre atalım.”
Hepsi kabul etti ve altınları civardaki büyük bir nehre attılar.
Yeni İspanya, 1517’de keşfedildi ve bölgenin yerli halkına İspanyollar tarafından büyük zulümler yapıldı ve bir kısmı öldürüldü. 1518’de Hristiyanlar bölgeye yerleşme bahanesiyle halkı soymaya ve öldürmeye başladılar. O yıldan itibaren (şu anda 1542 yılındayız), bu Hristiyanların yaptığı büyük haksızlıklar, insafsızlıklar, beklenmedik şiddet eylemleri ve kanlı barbarlıklar giderek arttı, bu eylemleri gerçekleştirenler içlerindeki Yaradan korkusunu, bütün sevgi ve haysiyet duygularını kaybettiler.
Hispaniola adası, Avrupalıların gelişine şahitlik eden, halkı toptan ödürülen, toprakları yakılıp yıkılan ve boşaltılan ilk adaydı.
Bartolomé de Las Casas
Sayfa 21 - Babıali Kültür Yayıncılığı
... Ara sıra da olsa yerliler bir Avrupalıyı öldürdüğünde ( ki kendilerine karşı işlenen suçların büyüklüğü göz önüne alınırsa buna hakları da vardı ), İspanyonlar kendi aralarında gayri resmi bir anlaşma yaparak öldürülen her Avrupalı için yüz yerlinin idam edilmesine karar veriyorlardı.
Bartolomé de Las Casas
Sayfa 23 - Babıali Kültür Yayıncılığı
Kölelerin mallarla takas edildiğini öğrenen gemi kaptanları bölgeye geldiler. Cani ve adamları yerlileri; şarap, yağ, sirke, tuzlu domuz eti, giyim eşyaları bir at veya ihtiyaç duyulabilecek her şey karşılığında takas ettiler. Bir adam elli ile yüz genç kız arasından en beğendiğini seçmeye davet ediliyor, sonra seçilen kız, bir arroba ağırlığında şarap, yağ, sirke veya tuzlu bir domuz karşılığında o adama teslim ediliyordu.
Bartolomé de Las Casas
Sayfa 74 - Babıali Kültür Yayıncılığı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızılderili Katliamı
Baskı tarihi:
Ocak 2005
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758486837
Çeviri:
Ömer Faruk Birpınar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Babıali Kültür Yayıncılığı
Bartolome de Las Casas tarafından 1542'de İspanya Prensi II. Philip'e ithafen yazılan Kızılderili Katliamı, Amerika kıtasının nasıl ele geçirildiğini Eski Dünya'nın gözlerinin önüne sermiş ve birçok dile tercüme edilmiş çarpıcı bir tarihi eserdir.
"Sırf eğlence olsun diye, kadın erkek demeden yerli halkın ellerini, burunlarını ve kulaklarını kesip kopardıklarını ve bunun bölgenin değişik yerlerinde defalarca tekrarladığını kendi gözlerimle gördüm. Bazen de insanların üzerine köpek saldıklarına, yerlilerin bu şekilde paramparça edildiğine, çok sayıda evi ve yerleşim merkezini yaktıklarına şahit oldum. Memeden kesilmemiş bebekleri annelerinin göğsünden alarak onları en uzağa fırlatma konusunda birbirleriyle yarıştılar..."

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Ali Can
  • Mücahid Yıldırım
  • büşra akpınar
  • Mert Can Taşdemir
  • Gülsüm ÖZYURT
  • Serdar
  • Busra Konar
  • Ayhan Özdemir
  • Mehmet Cuma ÖZTÜRK
  • Egid

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%42.9 (3)
7
%57.1 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0