Puan vermedi·152 syf.··
2026 112. kitabı
Bazen hayat, aynı sahnenin farklı günlerde tekrar oynandığı bir tiyatro gibi hissettirir her birimize. Ne kadar çabalarsan çabala, dekor değişmez, replikler tanıdıktır. Tükenmişlik tam da burada hissettirmeden yerleşir insanın içine, ne büyük bir fırtına koparır ne de aniden yıkar, ama yavaş yavaş içindeki ışığı kısar. Çözümsüzlük duygusu ise o kadar ağır basar ki çözüm yolları gözümüzün önüne gelse bile göremeyiz bazen. İnsan bu döngüde sıkıştığını fark ettiğinde, aslında en çok kendine yabancılaşır çünkü artık ne başlangıçların heyecanını hisseder ne de sonların anlamını. Ama belki de en derinde, görünmeyen bir yerde, bu tekrarların içinde bile küçük bir değişim tohumu bekliyordur. Hem sosyal hem de iş hayatının içerisindeki kısır döngülerden kurtulmak çok zor değil. Beyaz yakalıların kurtulmaya çalışırken daha da içine çekildiği bu girdap, bir de bir çok engele takılıyor. Tabi sadece kitap pencereden bakmıyor yaşamın farklı alanları içerisindeki farklı rollerimiz üzerinden de fikir sunuyor. Kendime can olmak, kendime sorular, somut kazanımlarım, zorlandigim temas konularım, beyaz yakalı kadın yaşamı, potansiyeli açığa çıkarmak başlıkları altında yaşamın içerisinde karşılaşabileceğimiz özellikle olumsuz durumlara karşı bir bakış açısı sunuyor. Hayat bazen sanki bizleri çok geriden takip ediyor gibi hissediyoruz. Kalıplaşmış değer yargıları, gelenekselleşmiş eylemler, popüler kültürün unsurları, hiç sorgulanmadan birbirini tekrar eden her şey bir süre sonra bizleri tüketiyor. Dolayısıyla bu duygular içerisinde yola devam etmek o kadar da kolay değil. İçimizdeki boşlukları doldurma zamanı geldi. İnsan bazen kendisini rahatsız eden şeyleri fark eder ama onları nasıl yok edebileceğini bilemez. Çünkü bazen sorunları tespit etmek yeterli değildir. Onları ortadan
Kendine Can OlmakGülhan Cantürk · Mona Kitap · 20266 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 7. kitabı
Salamlar. Mehtap Güngör’ün qələmə aldığı “Ukde” kitabı haqqında danışmaq istəyirəm. Kitab indi bitdi. Psixologiyaya marağı olan insanların oxuyarken zövq alacağından əminəm. EMDR, Gestalt, Psixodinamika kimi fərqli alt gruplarını araşdırdığın zaman Youtube da EMDR tedavi alan birinin önərisi ilə kitabı tanıdım. Kitabda 3 fərqli case var. Üçü də realda qarşılaşabiləcəyimiz durumlardı. Rənglədiyim çox alıntı oldu. Bir əlinizdə qələmlə oxuyun. Çox axıcıdı və rahat oxunur. Psixologiya oxuyanların mütləq oxumalı olduğu, psixoloq olmayanların isə marağı varsa oxuyabiləcəyi, bir çox fərqli fərqindəlik qazanacağı bir kitabdır.
UkdeMehtap Güngör · Sola Unitas · 20191,125 okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
#kendinecanolmak yazar Gülhan Cantürk'ün kaleme aldığı Gestalt ve Sufizm'in öğretilerinin hayatına yansıyan kısımlarını biz okuyucularla içten paylaşması. Satır aralarında emir kipi, kesinkes koşullar yok, kendi deneyimleri ve içsel yolculuğunda çıkardığı dersler var. Eser isminin geldiği yer bilinçli bir şekilde yaşayarak kendine hayat üflemek anlamında Can olabilme... Yazar bunu yanlızca kendine değil çevresine de can olmaya çalışarak yapıyor. Can olmak deyimi zihnimin hapishanesinden kurtulup özgürleşmek demektir diyor yazar. Nasıl bir özgürleşme dersek şimdiki ihtiyacımıza cevap veremeyen eski öğrenilmiş ve içselleştirilmiş değerlerimizden özgürleşmek, eski duygu düşünce ve davranış kalıplarından özgürleşerek hayata devam etmek. Kendimizin daha iyi bir versiyonunu merak etmekle yola düşüyor aslında yazar. Aldığı birçok eğitim hayatında başka bir kapı açıyor. Özellikle çalışma hayatında aktif olan insanların çıkaracağı dersler oldukça fazla. Kendimize baş başa kalacağımız anların kıymetli olduğuna değiniyor ve kalbimize düşenlerle barışmanın kendimize Can olmanın en önemli koşullarından biri olduğunu dile getiriyor. Keyif verdi, tavsiye ederim. Reklam değil. @monakitap
Kendine Can OlmakGülhan Cantürk · Mona Kitap · 20266 okunma
8/10
·240 syf.··
2026 4. kitabı
Mutluluğu önemli bir hedef ve bir zorunluluk gibi görenler ve bu uğurda türlü türlü kişisel gelişim yöntemlerine başvuranlar bu kitabı okusun. Ferhat Jak İçöz, varoluşçu psikoterapiler alanında doktora yapmış bir klinik psikolog. Psikanaliz, Gestalt terapisi ve logoterapi gibi farklı disiplinlerde eğitim almış ve İstanbul'daki Varoluşçu Akademi'nin kurucusu. Kitap, yazarın bir klinik psikolog ve varoluşçu psikoterapist olarak edindiği birikimleri, felsefe ile harmanlayarak gündelik hayata aktardığı bir rehber niteliğinde. Yazar, "Kendin Olmanın Dayanılmaz Hafifliği" kitabında klasik kişisel gelişim kitaplarının aksine "mutlu olma formülleri" vermiyor, bunun yerine hayatın kaçınılmaz zorluklarıyla nasıl daha sahici bir bağ kurabileceğimizi anlatıyor. Kitap, kaygıyı kurtulunması gereken bir hastalık olarak değil, bir pusula olarak niteliyor ve özetle şöyle diyor: "Bir konuda kaygı duyduğunuzda kendinize 'Şu an hangi özgürlüğümle karşı karşıyayım?' diye sorun. Kaygı, önünüzde bir seçim şansı olduğunu ve bu seçimin sorumluluğunun size ait olduğunu hatırlatır. Kaygıyı dindirmeye çalışmak yerine, onun size hangi değerinizi hatırlattığına odaklanın." Kitapta insanın en büyük yanılgılarından birinin "garanticilik" olduğu vurgulanıyor. “Hayatın doğası belirsizliktir. Güvenlik arayışı bizi durağanlaştırır. Kontrol edemeyeceğiniz alanları (başkalarının düşünceleri, gelecek, ölüm vb) kabul edin ve enerjinizi sadece kendi etki alanınıza, şu anki kararlarınız, tepkilerinize yönlendirin. Bu, zihinsel bir hafifleme sağlar.” Kitap, mükemmel olmaya çalışmanın yarattığı ağırlığı üzerimizden atmayı öneriyor. "Kendin olmak, her zaman mutlu veya başarılı olmak değil, bazen başarısız, bazen üzgün, bazen de hatalı olduğunuz gerçeğini kucaklayabilme cesaretidir.” Kitabın sunduğu en
Kendin Olmanın Dayanılmaz HafifliğiFerhat Jak İçöz · Doğan Novus · 20201,354 okunma
Hamı olmuş heç kim tərəfindən yazılmışdır
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 22:42
"Gecəyarı Kitabxanası" bizə yaşaya bilmədiyimiz həyatları sorğuladan fəlsəfi və fantastik romandır. Həyatda özümüzə "Əgər o qərarı versəydim, indi harada olardım?" tipli suallar veririk. Bu əsərin də təməli həmin suallardan başlayır. Çox düşündürücü əsər idi, yarım saat oxuyub 2 saat düşünürdüm və araşdırırdım. Soxulcan dəlikləri, çəyirtkələrin intiharı, Eynşteyn-Rozen körpüsü, toxoplasma gondii, lüsid yuxu, zombi siçanlar, multikainat, simlər nəzəriyyəsi, kvant dalğa funksiyası və daha nələr, nələr... O qədər maraqlı anlayışlar çıxdı ki, öyrənmək zövq verirdi və düşüncə baş alıb gedirdi. Bu kitabda, Noranın yaşamadığı digər həyatlarına onunla birlikdə səyahət edirik. Kitabda bir çox maraqlı detallar var. İlk öncə psixologiyadan başlayaq. Gestalt psixologiyasına görə, insan beyni hər şeyi sadələşdirməyə çalışır. Biz dünyanı xaotik hissələr kimi deyil, bütöv, mənalı formalar kimi qəbul edirik. Yəni reallıq bizə olduğu kimi yox, beynimizin qura bildiyi qədər görünür. Əsərdə saatın əqrəbləri nümunə olaraq çəkilir. Əgər saatın işləmə prinsipi haqqında heç bir məlumatımız olmasaydı, ona baxanda saat əqrəbinin hərəkətsiz qaldığını düşünərdik. Burada bizə çatdırmaq istəyir ki, görə bildiyimiz dünya, yalnız dərk edə bildiyimiz çərçivənin içindədir. Hələ dərk etmədiyimiz sonsuz şeylər olduğundan, görə bilmədiklərimiz də sonsuzdur. Biz hər an sonsuz ehtimalların içində yaşayırıq, lakin beynimiz bizə sadəcə bir xətt - indiki reallığımızı göstərir. Kvant fizikasında dalğa funksiyası anlayışı var. Bu, bir zərrəciyin (məsələn, elektronun) eyni anda hər yerdə və hər vəziyyətdə ola biləcəyini göstərən ehtimallar xəritəsidir. Bu vəziyyət superpozisiya adlanır. Ancaq biz ona baxdıqda, yəni müşahidə etdikdə, bu ehtimallar tək bir nəticəyə "yığılır". Buna dalğa funksiyasının çökməsi
1000Kitap
Gecəyarı KitabxanasıMatt Haig · Qanun Nəşriyyatı · 202498,2bin okunma
8/10
·528 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 22:39
Aurora Döngüsü’nün ikinci kitabı Aurora Yanıyor; ilk 300 sayfasında tempolu bir işleyiş sunsa da, ilk kitapta hissettiğim hikâyeye bağlanma duygusunu başlangıçta tam olarak yaşatmadı. Ancak ikinci yarısında derinleşen ve gelişen kurgusu, şaşırtıcı bağlantıları ve arka planı zenginleştiren hikâyesiyle soluksuz ilerleyen bir okuma deneyimine dönüştü. İlk bölüm gençlik kurgusu tonunda ilerlerken, ikinci yarı farklı ırklar, dini inançlar, etkileyici güçler ve galaksi çapında kurulan müttefikliklerle zenginleşen bir bilim kurgu atmosferi sunuyor. Bir milyon yıl önce soyu tükenmiş, ilahi güçlere sahip varlıklar; tüm galaksiyi tehdit eden ve geştalt halinde hareket eden gizemli bir organizma; güçlerini anlamaya çalışan 220 yıldır yaşayan bir genç kız; farklı uzmanlık alanlarında yetişmiş üyeleriyle galakside barışı korumayı amaçlayan bir lejyon ve kendine özgü yetenekleriyle öne çıkan uzaylı ırklar gibi unsurlar yüksek tempolu bir hikâye içinde ustalıkla harmanlanıyor. Octavia III gezegeninden korkunç kayıplar ve büyük bir tehdidin gölgesinde ayrılan Ekip 312, kısa süre içinde tüm galaksinin aradığı düşmanlara dönüşür. Ekibin Alfası Tyler yeni bir strateji kurmaya çalışırken, Syldrathi savaşçısı Kal kendi karanlık soyunun peşine düşmesine engel olamaz. Aurora ise kontrol edemediği korkunç gücün ağırlığı altında yalnızlık ve korku ile mücadele etmektedir. Bu sırada, kendi gezegeninin yıldızını gizemli bir silahla yok ederek tüm dünyasını küle çeviren Bükülmezlerin lideri Yıldız Katili, Syldrathi ırkı ile iki yıldır süren kırılgan barışı tehdit etmeye başlar. Ekip üyeleri üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalışırken, saklanan sırlar grubun içinde çatışmalara ve ağır kayıplara yol açacaktır. Uzayın derinliklerinde bulunan bir sonda ise Eshvaren ırkına dair
Aurora YanıyorAmie Kaufman · Pegasus Yayınları · 202525 okunma
Reklam
Reklam