10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
🩷Merhaba kitapseverler… 🩷Kitabın Adı- Şeytanla Anlaşma 🩷Kitabın Yazarı- Lorraıne Heath 🩷Kitabı Çeviren- Buse Barış Katı 🩷Kitabın Sayfa Sayısı- 422 🩷Şeytanla Dans kitabından sonra bugün serininin ikinci kitabı ile sizlerle birlikteyim… 🩷Kitap, aristokrasinin o pırıltılı ama bir o kadar da ikiyüzlü dünyası ile Londra’nın tehlikeli sokaklarını harika bir tezatla önümüze seriyor. Karakterlerimiz ise tam anlamıyla zıt kutuplar! Bir tarafta hayatı kurallara göre oynamış, asil ve zarif dul Düşes Olivia; diğer tarafta ise sokaklarda büyümüş, hayatta kalmak için savaşmış, şimdinin karanlık ama zengin kumarhane sahibi Jack Dodger. Ölen dükün, 5 yaşındaki oğlunun vasiliğini Jack’e bırakmasıyla başlayan bu “zorunlu” birliktelik, sayfalar ilerledikçe öyle bir çekime dönüşüyor ki kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Lorraine Heath, karakterlerin geçmişindeki o trajik detayları (özellikle Jack’in çocukluk travmalarını) öyle dokunaklı işlemiş ki içim sızladı. “Zıt kutuplar birbirini çeker” klişesini zekice diyaloglarla ve karakter derinliğiyle bambaşka bir boyuta taşımış yazar. Görünüşün ardındaki gerçekleri, önyargıların nasıl yıkıldığını okumak harikaydı. Dönem aşkı ve güçlü karakter dinamikleri sevenler kesinlikle şans vermeli! Siz bu seriyi okudunuz mu? Jack Dodger hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım… 🩷Kitaptan Alıntılar 🩷”Bazı arzular insanı kurtarmıyor; tam aksine, en derin uçuruma sürüklüyordu.” 🩷”Bazen kurtuluş, şeytanın kalbiyle en tehlikeli anlaşmayı yapmaktan geçer.” . . . . . . #arladyayayınları #şeytanlaanlaşma #okudumbitti #tavsiyekitap #_dream_bookstore
Şeytanla AnlaşmaLorraine Heath · Arkadya Yayınları · 202630 okunma
Puan vermedi·415 syf.··
2026 68. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:12
"Yaşayanların dünyasında garip oluyorsun; o kadar ayrısın ki, ne lüzum var aramızda dolaşmana? Kendimizden çektiğimiz yetmiyor mu?" Huzur ilk defa Cumhuriyet gazetesinde, 22 Şubat-2 Haziran 1948 tarihleri arasında tefrika edilmiştir. Daha sonra 1949'da Remzi Kitabevi tarafından tekrar basılmıştır. Bu kitap, yazarın üzerinde en çok çalıştığı eserlerinden biri olmuş. Bazı karakterler sonradan eklenmiş, bazı sahneler çıkarılmış. Üzerinde en çok düşünüp yazdığı eserlerden biri olan bu roman dört kısımdan oluşuyor: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz. Kitabın girişi, Mümtaz'ın İhsan'a doktor bulmak için dışarı çıkmasıyla başlıyor. Sonrasında ise yazarın diğer eserlerinden tanıdığımız karakterlere de rastlıyoruz. Behçet Bey ile Nurhayat Hanım, hem Mahur Beste hem de Sahnenin Dışındakiler ile bağlantı kuruyor. Eser, II. Dünya Savaşı'nın atmosferini de işliyor, en azından bunu güçlü bir şekilde hissettiriyor. Gelelim konusuna. Kısaca anlatmaya çalışacağım ama ne kadar kısaltabilirim bilemiyorum tabii. :) Konusu şöyle: II. Dünya Savaşı'nın başlamasına bir gün vardır. Mümtaz, dokuz gündür hasta olan amcasının oğlu İhsan'a hastabakıcı aramaktadır. Mümtaz'ın babası Rumlar tarafından öldürülünce annesiyle birlikte İstanbul'a gelir. Annesi de burada vefat edince, kendisinden 23 yaş büyük olan İhsan'ın yanına gönderilir. İhsan, yurt dışından yeni dönmüş ve Galatasaray Lisesi'nde tarih dersi vermektedir. Macide ve İlyas ile birlikte yaşayan Mümtaz, özellikle İlyas'ın etkisi altındadır. Olaylara bakışı, yorumlayışı ve görmüş geçirmiş hâli Mümtaz'ı derinden etkiler. Bu yüzden İhsan'ın hastalığı da onu bir o kadar üzer. İhsan'ın anlatıldığı ilk bölümde Mümtaz, ona doktor bulmak için evden çıkar. Bu bölüm hem İhsan'ın hastalığının verdiği üzüntüyle arşınladığı Beyazıt ve Eminönü
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·416 syf.··
2026 31. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 02:27
Meraba Şekerpareler…. Biliyorum uzun zamandır bir kitap incelemesi yazmıyorum, o yüzden biraz şaşıracaksınız. Bu gün Sibel Akcandan “Gölgesiz” kitabının incelemesini paylaşacağım. Kitabın konusu şudur Narin Derin’in kocası bir görevde şehit düşer. Ve Narin daha hamile bile olduğundan habersizdir. Çok büyük zorluklarla mücadele eder derken koskoca dört yıl geçer. Narin çocuklarını büyütür ama şehit olan kocası Hakan Kurt’u hiç bir zaman unutmaz. Bir gün çalıştığı iş yerinde alacağı ödül için ödül törenine katılır ve suikasta kurban olur. İşin garip tarafı bu suikast ona bir anda dört yıl önce kayb ettiği kocasını verir. Ve olaylar Narinin aslında Hakanın ölmediğini anlamasıyla başlar. İnceleme Kitabın konusu çok dikkatimi çekmişti derken okumaya başladım. Ama biraz zorlandım. Kitap devamlı geçmiş ve gelecekle yazılmış. Biraz kafa karıştırdı tabi. Ama yinede baya bi akıcı ilerledi. Karakterlerden Narinin annesi ve üvey babası dışında her kesi sevdim. Ve final… Final öyle bir yerde bittiki ben baya şok oldum… bu yüzden incelemeyi kısa tutub ikinci kitabı bitirmeye gidiyorummm
Gölgesiz 1Sibel Akcan · Pukka Yayınları · 2025149 okunma
Puan vermedi·79 syf.··
2026 40. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 18:10
Sevdaya uyanmaya var mısınız? . . Şiir okumayı ya da dinlemeyi sever misiniz? Peki ya şiiri şarkısıyla bir dinlemeyi..? . Sizlere çok farklı bir şiir kitabıyla geldim. Neredeyse her şiire eşlik eden bir şarkı bulunuyor. .Yapmanız gereken tek şey sayfalardaki kare kodu okutmak. Sonrasında şiir ve müzik birbirine karışıyor. Kelimelerin tınısı da, melodilerin ruhu da sevdaya başka bir kapı aralıyor. Hepsi bir arada ve hepsi de sevdaya dair... . Sizlere bende izi kalan bazı mısraları bırakıyorum.. . Varsın dikenli tel döşesinler yolumuza, Ömrü aşkla yanana bir tel ne yapabilir? . Bir tuvaldin sen, yüreğe aşkı işleyen, Bir noktaydın sen, şiirleri bitiren... . Bir ömür saklarım da seni yanımda, Yine de benimsin diyemem sana . Anlatsam sana dinler misin? Kalbimi titreten sonsuz sevgini... . Bir kez koklamak için saçlarını, Nice zambakları feda ederdim, Bana sarman için kollarını, Amansız yolları geçer gelirdim... . . @omerfarukkaramann şiir kitabı #sendenötürü 'yü @edebi.turta ile okuyoruz. .
Senden ÖtürüÖmer Faruk Karaman · Kamutay Yayınları · 2025116 okunma
Stefan Zweig’in Satranç Romanına Dair İnceleme
10/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:40
20. yüzyıl Avrupa edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Stefan Zweig, Satranç adlı kısa romanında yalnızca bir satranç karşılaşmasını değil, insan ruhunun baskı, yalnızlık ve özgürlük karşısındaki direncini de anlatır. Yazarın ölümünden kısa süre önce tamamladığı bu eser, aynı zamanda Avrupa’nın karanlık bir döneme sürüklendiği yılların psikolojik ve siyasi izlerini taşır. Roman, New York’tan Buenos Aires’e giden bir gemide geçer. Gemide bulunan dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic ile gizemli Dr. B. arasında gerçekleşen karşılaşma, hikâyenin merkezini oluşturur. Ancak Zweig’in asıl ilgisi satranç oyununun kendisinden çok, bu oyunun insan zihni üzerindeki etkileridir. Dr. B.’nin geçmişi, romanın en çarpıcı bölümünü oluşturur. Nazi yönetimi tarafından uzun süre tek başına bir odada tutulan Dr. B., akıl sağlığını koruyabilmek için eline geçen bir satranç kitabındaki oyunları ezberler. Zamanla satranç, onun için hem bir kurtuluş aracı hem de bir saplantı hâline gelir. Bu durum, insan zihninin izolasyon altında nasıl bölünebileceğini ve kendi içinde nasıl bir mücadele yaşayabileceğini gözler önüne serer. Zweig’in anlatımındaki en dikkat çekici özelliklerden biri psikolojik derinliktir. Dr. B.’nin iç dünyası büyük bir ustalıkla işlenirken okuyucu, karakterin zihinsel çözülüşünü ve yeniden toparlanma çabasını yakından hisseder. Satranç tahtası, romanda yalnızca bir oyun alanı değil; akıl ile delilik, özgürlük ile tutsaklık arasındaki mücadelenin sembolüdür. Eserin bir diğer önemli yönü ise totaliter rejimlere yönelik eleştirisidir. Zweig, doğrudan siyasi söylemlere başvurmadan, bireyin sistematik baskı altında nasıl yıpratıldığını gösterir. Böylece Satranç, yalnızca bir psikolojik roman değil, aynı zamanda insan hakları ve özgürlük üzerine güçlü bir düşünce
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma
8/10
·224 syf.··
2026 25. kitabı
“Soygun” İskender Pala'nın dili hem zengin hem de her seviyeden okuyucunun rahatlıkla anlayabileceği bir akıcılıktadır. Osmanlıca kelimeleri ve dönemsel tabirleri kurgunun içine öyle güzel yediriyor ki. Osmanlı İmparatorluğu'nun en çalkantılı dönemlerinden birinde geçer. Sultan II. Mahmud tahttadır ve Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından biri olan Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (Vaka-i Hayriye) henüz yeni gerçekleşmiştir. İstanbul, bir yanda yenileşme sancıları diğer yanda ise isyanların, karmaşanın ve saray içi güç mücadelelerinin gölgesinde karanlık ve puslu günler yaşamaktadır. Bu büyük siyasi karmaşanın ortasında, Topkapı Sarayı'nın en mahrem ve en sıkı korunan yerinden imparatorluğun en değerli hazinesi olan Kaşıkçı Elması'nı çalmak üzere gizli bir plan yapılır. Kimsenin tahmin etmediği, her ne kadar kusursuz bir plan olarak da tasarlanmış gibi olsa da kimsenin beklemediği bir son bekliyor hırsızları ve biz okuyucuları…
1000Kitap
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,414 okunma