“Minik rakun annesinin öpücüğünün elinden başlayarak koluna doğru ilerlediğini ve oradan da kalbine ulaştığını hissetti. Yüzündeki ipeksi siyah maskesi bile sıcacık olmuştu sanki.”
Eğer hayat düz bir çizgi olarak uzanmıyorsa, belki de kadın bir gün farkında olmadan kıvrımlı dönemeçlerde kendini keşfedebilecek. Aniden geriye dönüp baksa belki de o zamana kadar kendi deneyimlerinden hiçbirini bir bakışta göremeyeceği, yeni bir durumla karşı karşıya kaldığı gerçeğinin farkına varacak. Belki de geçecegi yollar kar veya kırağı yerine yumuşacık ve gür, açık yeşil bahar çimenleriyle kaplı olacak. Kim bilir belki de aniden uçan beyaz kelebek, dikkatini çekecek ve kadın titreyerek acı çeken kederli bir ruh gibi o kanat çırpışlarının peşinden birkaç adım daha gidecek. İşte ancak o zaman etrafındaki tüm ağaçların bir şeye tutulmuşçasına yeniden canlandıkları gerçegini, nefes kesen yabani kokular yaydıkları gerçeğini, daha da gürleşmek icin yukarıya doğru, havaya doğru, aydınlığa doğru parladıkları gerçegini fark edecek belki de.