İlk karşılaştığımızda küçük parmağıyla işaret edip ona doğru
eğilmemi istemiş, kulağıma şaşırtıcı bir sır verir gibi "biliyor musun" demişti, "bin beş yüz diye bir sayı varmış." "Gerçekten mi?" demiştim şaşırmış gibi yaparak. "Yemin ederim," demişti, "bugün arkadaşım söyledi."
"Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen
bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır.