"Önce vatanıma sonra sana aşığım "
Bu piesi anlatacak kısa bir cümle kuracak olsam bu tarz bir cümle kurardım. İslam Bey Zekiye ve Vatan arasında geçen bir aşk üçlemesi .
Bir kadın , sevdiği adam için ne kadar fedakar olabilir ? Orduya gizlice erkek kılığında girip, sevdiği adamı bularak .
Peki bir adam sevdiği kadın için ne kadar fedakar olabilir ? Vatanı için sevdiğinin yanından ayrılarak .
Bana göre ana , bacı , kardeş ,eş , dost olmadan yaşarsın bir şekilde . Ama Vatansız ne sen yaşarsın ne de ananla , babanla eşinle , dostunla beraber yaşarsın .
Neden bu hayattayız , amacımız ne, hayat dediğin şey nedir , tanrı kimdir gibi sorularla , hayat gayesini ve tanrıyı arayıp cevaplandırmaya çalıştığı , Descartes , scophenhaur gibi düşünürlerin ve hz süleymanın düşüncelerini hayat düşüncelerini araştırıp kendine yol çizmeye çalıştığı kitabıdır .
(Not : Tahminime göre hz süleymanın düşüncelerini incil üzerinden almıştır. )
Deliliğin , bilgeliğin ne olduğunu sorguluyor ve bilgeliğin delilkten üstün olduğu kanısına varıyor ışıkla karanlık misali . Deliler karanlığa koşuyor , ve anlıyor ki herkes aynı , "delinin hali benimkiyle aynı ise ben ne bilgelik peşindeyim , o zaman bu da BOŞ " . Cümlesiyle yine bir çıkmaza düşüyor .
Sonuçta ; sorgulayan araştıran ve bulan , bulmaya çalışan psikolojisi çok da iyi olmayan itiraflarının olduğu bir Tolstoy kitabı itiraflarım .
İtiraflarımLev Tolstoy · Furkan Basın Yayın · 199429,3bin okunma