Berk İnan

Berk İnan
Bu kısım da insan olduğum bilinse yeter ..
Kreutzer Sonat
Puan vermedi·140 syf.··
2023 1. kitabı
Okuduğum kitaplarda beni etkileyen kısımlara ya da o karakter/ karakterlere şiir yazmak adetim haline geldi. Ve uzun bir zamandır buraya inceleme yazmadım, yazamadım. Genelde burayı yazmak için değil okumak için kullanırım ancak bu gün yazan ben olacağım. İncelemem ile beraber şiirimide yazacağım.. "Kreutzer Sonat," Tolstoy'un kısa romanlarından biridir. Pozdnyshev adlı bir karakterin bakış açısından anlatılan bu eser, evlilik ve cinsellikle ilgili derinlemesine düşünce ve analizlere ev sahipliği yapar. Pozdnyshev, kendi evlilik deneyimleri ve toplumsal normlara olan eleştirilerini iç monologlar aracılığıyla paylaşır. Roman, ahlaki çatışma, tutku ve insan doğasının karmaşıklığına odaklanarak okuyucuya derin bir düşünme fırsatı sunar. Tolstoy'un sade ama etkili anlatımı, karakterlerin duygusal derinliğiyle birleşerek güçlü bir edebi eser ortaya koyar. "Kreutzer Sonat," dönemin toplumsal normlarına meydan okurken insan ilişkilerinin karmaşıklığını çözümlemeye çalışır. Roman, mücadele dolu bir evlilik ve insanın içsel çatışmalarını işleyerek evrensel temalara dokunur. Tolstoy'un eseri, insan doğasının derinliklerine inmeyi ve okuyucuya düşünce provokasyonu sağlamayı amaçlar. Sanat, ahlak ve tutkunun kesişiminde çatışan karakterler, eserin temel dinamiklerini oluşturur. "Kreutzer Sonat," Tolstoy'un kalemindeki incelik ve eserin zamanla değişen toplumsal değerleri sorgulama cesareti, bu novellayı klasikleştiren unsurlardan biridir. Fakat oldum olası Tolstoy' u hep kendi içinde çatışma yaşayan özellikle kendine zıt düşen şekilde çatışma yaşayan birisi olarak gördüm. Bu novellada da bunu hissettim. Ama bana farklı bir şey daha hissettirdi. Hissizliğin en acı tesirini.. Bu ifadeyi nasıl açıklarım bilmiyorum ama sanırım naçizane olarak şiir halinde aktarabilirim. Ruhum
Edebiyat
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·80 syf.··
2021 6. kitabı
İnsan ile beşer kavramları ne kadar bir biri ile aynı gözükseler de aynı değildir. Her insan bir beşerdir. Ancak her beşer bir insan değildir.Beşer dediğimiz kavram doğan, büyüyen, üreyip-üreten ve ölen bir varlıktır. Ancak insan kavramı bu özelliklere sahip olmanın yanı sıra , duygu düşünceleri olan , sevip -sevilen , vicdanen hareket eden , içinde ki iyilik duygusunu kötülük duygusu ile harp etmesini edâ eden , bir varlıktır. Vicdan ve saygısı olmayan , sevmeyen her canlı bir beşerdir.
Edebiyat
İnsanın Dört ZindanıAli Şeriati · İşaret Yayınları · 19975,9bin okunma
Küçük Prens
Puan vermedi·112 syf.··
2021 5. kitabı
Çocuk olan büyüklere ithaf edilmiş olan en güzel çocuk romanı olduğunu düşünüyorum. Anlamıyor , bu büyükler hiç bir şey anlamıyor ve her konuda çok ciddiler. Küçük Prens'i okuduktan sonra büyümüş olmanın nasıl acı bir durum olduğunu anladım. Saflığı , samimiyeti , sevgiyi çocuklardan örnek almamız gerektiğini anladım. Bu kavramları hep düşünürdüm ancak bir çocuktan ders alacağımı düşünmezdim. Belki çocukluğuma olan özlemimden dolayı beni çok etkiledi belki de gerçek bir saflıktan etkilenme isteğimden kaynaklanan bir durum bu , bilmiyorum. Bu bir inceleme yazısı değildir. Sadece duygu yüklerini bulutlara emanet etmiş yirmi üç yaşında bir çocuğun içindekileri dökmek istediği , kelime öbeklerinin oluşturmuş olduğu insanca bir yazıdır.
Edebiyat
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,7bin okunma
Puan vermedi·218 syf.··
2021 4. kitabı
Rusya da dönemin belli zamanlarında , Petersburg'da dört gün boyunca güneş batmaz. Ve Ruslar bu batmayan güneleri "Beyaz Geceler" olarak adlandırır. Aslında kitabın ismi de burdan gelmektedir ve dört gün den oluşmaktadır. Roman da ana üç karakter vardır , "Nastenka" , "Ormancı" ve ismi hiç geçmeyen , bizim Dostoyevski olarak algıladığımız rusçası <<мечтатель>> Türkçesi "Hayalperest" olan karakter , romanı ana karakterize eder. Roman da ki asıl mesele Nastenka isimli hanımefendinin iki erkek arasında kalarak , aynı zaman da yaşadığı hayattan kurtulma çabasıyla beraber gerçek aşkı arayarak kurtulma çabasıdır. Fakat biz olayları ismini bilmediğimiz "Hayalperest" in ağzından dinleriz. Bir aşk üçgeni üzerine kurulmuş olan bu roman da , Hayallerin gerçekleşmesi ve aynı anda yıkılmasını da görüyoruz. Eseri okurken şehrin betimlemelerine ve içerisinde geçen renk olgularına dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum . Çünkü her bir renk tasvir edilirken veya her bir şehrin köşesi tasvir edilirken , aslında "Hayalperest" yani Dostoyevski' nin psikolojik yönünü görmemiz mümkündür. Çünkü Petersburg kuruluşu tarihi açısından , büyük bir öneme sahiptir. Bu şehir inanılmaz derecede nizam ile Neva Nehri üzerine , 42 ada üzerine , bataklık üzerine kurulmuş , kurulduğu tarihten itibaren belli bir döneminde sadece Rus aydınları , yazarları ve edebiyatçıların yaşanmasına izin verilmiş ,yapım aşamasında binlerce insanın ölümü göze alınmış , bir zaman sonra şehirde yaşayan insanların , askeri disiplin altında olduklarını hissetmelerinden ötürü , psikoloji bozan, intihara kadar sürükleyen bir şehirdir. Beyaz Geceler aynı an da mutluluğu ve mutsuzluğu yansıtan , Petersburg şehrini betimleyen , hem renkli hem de sadece siyah beyaz bir romandır.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2021 3. kitabı
PEYAMİ SAFA'NIN HAYATI DAHİLİNDE ESERİ NAÇİZANE OLARAK İNCELEMEYE ÇALIŞTIM. ’Büyük bir hastalık geçirmeyenler her şeyi anladıklarını iddia edemezler’’. Roman da geçen bu söz ile analizime başlamak istiyorum. Çünkü Böyle bir romanı bu denli acı çekmemiş hiç kimse bu kadar net ve can alıcı betimlemeler ile yazamaz diye düşünüyorum .Eser kesinlikle otobiyografik özellikler taşımaktadır.Peyami Safa çocukluğunda Akrilik Tüberkiloz geçirerek yani kemik veremi olarak da geçmektedir, bir çok ameliyat sonucunda sağ kolu sol koluna göre daha kısa kalmıştır. Eserde ise 15 yaşında ki ana karakterimiz kol yerine bacağını kaybetme riski ile karşı karşıyadır ve aynı hastalıktan muzdariptir. Bu durumu eserinde anlatmıştır.O yaşlarda yaşadığı acıları kaleme almıştır. Doktorlar tarafından kolunun kesilmesine karar verilmesine rağmen, Peyami Safa buna izin vermedi ve eserde de bacağı kesilmesine karar verilen ana karakter buna izin vermeyerek tedavi sürecine devam ederek hastalıkla mücadele eder. Peyami Safa 2 yaşında iken babasını kaybetmiştir ve bu durum esere yansımıştır.Çünkü eserde 15 yaşında ki karakterimizi annesi tek başına büyütmüştür ve babası ölmüştür. 15 yaşında ki karakter diyorum çünkü eserde cismi olan herkesin bir ismi olmasına rağmen ana karakterimizin ismi hiçbir şekilde geçmemektedir. Fakat buradan anlıyoruz ki bu ana karakter Peyami Safa ‘ nın ta kendisidir. Eser otobiyografik bir eser olduğu için , romanda ki her bir sayının daha doğrusu yaş ın tesadüfi veya rastgele yazılmış bir yaş olduğunu düşünmüyorum. Mesela eserde ana karakter 15 yaşında ve sekiz yaşından beri bu hastalık ile savaşmaktadır ..Peyami Safa da 8 ile 9 yaşları arasında bu hastalığa yakalanır. Eserde karakterimizin 15 yaşında olmasının sebebinin Peyami Safa nın 15 yaşında yazarlığa
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022120,9bin okunma