Rusya da dönemin belli zamanlarında , Petersburg'da dört gün boyunca güneş batmaz. Ve Ruslar bu batmayan güneleri "Beyaz Geceler" olarak adlandırır. Aslında kitabın ismi de burdan gelmektedir ve dört gün den oluşmaktadır. Roman da ana üç karakter vardır , "Nastenka" , "Ormancı" ve ismi hiç geçmeyen , bizim Dostoyevski olarak algıladığımız rusçası <<мечтатель>> Türkçesi "Hayalperest" olan karakter , romanı ana karakterize eder. Roman da ki asıl mesele Nastenka isimli hanımefendinin iki erkek arasında kalarak , aynı zaman da yaşadığı hayattan kurtulma çabasıyla beraber gerçek aşkı arayarak kurtulma çabasıdır. Fakat biz olayları ismini bilmediğimiz "Hayalperest" in ağzından dinleriz. Bir aşk üçgeni üzerine kurulmuş olan bu roman da , Hayallerin gerçekleşmesi ve aynı anda yıkılmasını da görüyoruz.
Eseri okurken şehrin betimlemelerine ve içerisinde geçen renk olgularına dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum . Çünkü her bir renk tasvir edilirken veya her bir şehrin köşesi tasvir edilirken , aslında "Hayalperest" yani Dostoyevski' nin psikolojik yönünü görmemiz mümkündür. Çünkü Petersburg kuruluşu tarihi açısından , büyük bir öneme sahiptir. Bu şehir inanılmaz derecede nizam ile Neva Nehri üzerine , 42 ada üzerine , bataklık üzerine kurulmuş , kurulduğu tarihten itibaren belli bir döneminde sadece Rus aydınları , yazarları ve edebiyatçıların yaşanmasına izin verilmiş ,yapım aşamasında binlerce insanın ölümü göze alınmış , bir zaman sonra şehirde yaşayan insanların , askeri disiplin altında olduklarını hissetmelerinden ötürü , psikoloji bozan, intihara kadar sürükleyen bir şehirdir.
Beyaz Geceler aynı an da mutluluğu ve mutsuzluğu yansıtan , Petersburg şehrini betimleyen , hem renkli hem de sadece siyah beyaz bir romandır.