İsmail Aksoy

İsmail Aksoy
@ghostman1453
“Düşünmenin karanlık tarafını yazıyorum.”
19 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Kilise ve Halk
Snellman rahiplere şunları söylerdi: “Onurlu rahipler, kilisenin papazları. Düşmanınız değil, kilisenin oğlu ve dindar ruhlu bir adam olarak size yalvarıyorum. Halkınıza önderlik edin. Papazlar memur değildir. Göreviniz sadece törenleri gerçekleştirmekten ibaret değildir. İsa Mesih her şeyden önce insanlara temiz, iyi ve dürüst bir hayat öğretti, insanların vicdanını uyandırdı, birbirlerine sevgi duymalarını öğütledi. Onlara iyilik yapmayı öğretti. İnsanların Tanrı’nın oğullarına nasıl dönüşebileceklerini gösterdi. Halkın içine, doğrulukla ve hakiki vaazlarla karışın. Edebî dille, onları uyutacak şekilde konuşmayın. Suomi’ye gelmiş olsaydı İsa Mesih insanlarımıza nasıl seslenecekse onlarla öyle konuşun.”
Sayfa 16·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Bataklıktan Çıkanlar ve Bataklığa İtilenler
Çocuklarımıza, ‘Yalan söyleme, aldatma. Bu iyi değil, bu kötü, bu günah. Tanrı bunu sevmez. Bunu cezalandırır,’ gibi sözler sarf ediyorlar. Oysa kendileri yalan söylüyor, aldatıyorlar. Birbirlerine de, başkalarına da yalan söylüyorlar. Çocuklarına yalan söylüyorlar. Onlara ‘Kimseyi rahatsız etme, kaba ya da kötü olma,’ diyorlar. Oysa kendileri de kaba, kötü ve herkese hakaret ediyorlar. Bir şey söyleyip tersini yapıyorlar. Çocuklar bunu çabucak fark eder. Başta şaşırırlar. Yasa olarak gördükleri ebeveyn davranışlarını, “kötü, kirli, çirkin” olarak tanımladıkları her şeyi kendilerinin yapmasına akıl erdiremezler. Sonunda da ebeveynlerin bir şey söyleyip tersini yaptıkları sonucuna varırlar. Çocuklar da ebeveynlerine saygı duymayı bırakır. Ne yapılması ve ne yapılmaması gerektiği konusunda sözlerine aldırmazlar. İyi ve kötüye dair söylediklerine ilgi duymaz, dinlemezler. Ebeveynler çocuklarının daha küçük olmalarına rağmen dikbaşlılığından, yozlaşmalarından, laf dinlememelerinden sürekli şikâyet ederler. İyi ama çocuklarını ilk bozan kimdi? Kim söz dinlememelerini tavsiye etti? Siz sevgili anne babalar. Çocuklardan sevgi, saygı ve itaat istemeyin. Bunu onlardan tehditle, azarla ve cezayla alabileceğinizi düşünmeyin. Çocuklarınızın önünde kendiniz olun, böylece saygınlığınızı kendileri takdir edecek, sizi seveceklerdir.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Bataklıktan Çıkanlar ve Bataklığa İtilenler
Sokrates’in büstünün ve ünlü Herkül heykelinin fotoğraflarını bulup karşılaştırın. Sokrates’in büstüne baktığınızda filozofun kafası dikkat çeker: büyük bir alın, beynin konumu. Beyin o kadar büyük ki, kafatasından fırlayacakmış, yeri dar geliyormuş gibi duruyor. Sokrates’in alnı ve kafası böyle görünüyor. Şimdi Herkül heykeline bakın. Her şeyden önce Antik Yunan masallarının kahramanının güçlü, kaslı figürü karşısında şaşıracaksınız. Devasa bir vücut, kalın, sütuna benzeyen bacaklar üzerinde duruyor. Kollarının kasları bükülmüş kalın halatlara benziyor. Geniş omuzlar, kabarık göğüs. Boyun bir kova genişliğinde, kafaysa orantısız olarak küçük, alın dardır. Her şey entelektüel ve manevi olmaktan uzak, fiziksel bir güçle karşı karşıya olduğunuzu gösteriyor. Herkül güçlü bir vücuda, güçlü kemiklere, güçlü kaslara sahip bir adamdır, ancak akıllı bir adam değildir, bir düşünce ve ruh kahramanı değildir. Sokrates’in ya da Herkül’ün kafasını seçmenizi önermiyorum. Mandanın bacaklarını aklınızdan geçirdiğinizde Sokrates’in kafasını unutmayın diyorum. Sadece kaya gibi sert bir koyun kafatası ile kalmayın. Her işi zamanında yapmalı, eğlence zamanında eğlenmeli kuralını hatırlayın. Finlandiya’nın top kovalayacak insanlara ihtiyacı yok. Finlandiyalıların ekonomik, sosyal, zihinsel ve ahlaki yaşamlarını yönlendirecek, güçlü önderlere ihtiyacı var.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Bataklıktan Çıkanlar ve Bataklığa İtilenler
Biz Finlerin güçlü bacakları ve zayıf beyinleri olsun istemiyoruz. Altta manda bacaklarına, üstte koyun başına, boş bir kafatasına sahip olmamalıyız. Böyle bir kafa bize uymaz. Küçük halkımızın gelecekteki büyüklüğü için hayallerimizi karşılamıyor. Finlandiya’da futbolun başarısından heyecan duyuyorsunuz. Sevince boğuluyorsunuz. Kulübünüzün komşu İsveç, Norveç, Danimarka’da yarışmaya davet edildiğini, hatta uzak Macaristan’a gittiğini ve kazandığını söylüyorlar. Sevinciniz beni mutlu etmiyor. Sevgili Suomi’de görmek istediğim dernek isimleri arasında ‘Güçlü Düşünce’, ‘Büyük İşler’, ‘Sütçülük’, ‘En İyi Yumurta’, ‘Tahıl Takımı’, ‘Kar Beyaz Keten’, ‘Temiz Vicdan’, ‘Yeni Fikirler’, ‘Mekaniğin Gururu’, ‘Tok Halk’ yer alıyor. Siz genç Finlerin Macarları, Almanları, Fransızları, İngilizleri yenmenizi ve bunu sadece bacaklarınızla değil,kafanızla, kalbinizle, iradenizle başarmanızı isterim. Bilim, sanat, ticaret, sanayi alanında doğru mevzuatlarla halklar vatan topraklarını geliştirmek için mücadele etmelidir. Bu büyük savaşta sadece futbolcunun kaslı kollarına güvenerek uzağa gidemeyeceksiniz. Kafayla bir topa vurmak için sert bir kafatası gereklidir, ancak malumunuz en sert kafatası koyunlardadır. Koyun kafasını Fin gençliği adına gurur duyulabilecek bir şey olarak görmüyorum.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Bataklıktan Çıkanlar ve Bataklığa İtilenler
Pek çok konuda saldırıya uğramış, küçümsenmiştir halk. Her yerde ve her zaman, “Halk sarhoştur. İnsanlar tembel, çalışmak istemiyorlar. İnsanlar kaba, açgözlü, acımasız,” denir ve en iyi becerdikleri
Sayfa 76·Kitabı okudu
Edebiyat