9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Bugün kitabı bitirdim ve gerçekten çok etkilendim. İlk sayfalardan itibaren sizi içine çeken, zaman zaman şaşırtan ve sonunda beklemediğiniz bir yerden kalbinize dokunan, tam anlamıyla ters köşeleriyle etkileyici bir roman… Son sayfaya geldiğimde boğazım düğümlendi. “Nasıl yani?” diye diye bitirdim.Hiç beklemediğim bir son oldu. Kitabın sonunda yer alan QR kodu okutup hikâyeye eşlik eden müziği dinlemek ise okuma deneyimini bambaşka bir noktaya taşıdı. Kitap bitti ama hissettirdikleri uzun süre benimle kalacak gibi… Böyle üretken, hayallerinin peşinden giden genç arkadaşlarımızın olması ne güzel… “Hayat bunlardan ibaret ; İhtiyar Tufan Tanyel Yaşanmışlıklar,yaşanmamışlıklar ve her ikisinden doğan pişmanlıklar…”
İhtiyarTufan Tanyel · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 20235 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 22. kitabı
Elimde bir fincan kahve varmış da çocukluk arkadaşımla uzun zamandır hasret kaldığım bir sohbeti ediyormuşum gibi hissettirdi bana. Sayfaları çevirdikçe kendimi hem geçmişe doğru tatlı bir yolculuğa çıkmış hem de hayatın küçük mutluluklarını yeniden hatırlamış buldum. Neşesi Yeter, insanı yormayan, aksine içini ısıtan bir anlatıma sahip. Kafanızı dağıtmak, günlük hayatın telaşından biraz uzaklaşmak ya da geçmişi özlemle anmak istediğinizde elinize alıp bir çırpıda okuyabileceğiniz sıcacık bir kitap. Okumayı bitirdiğinizde geriye hoş bir tebessüm ve eski dostlarla edilmiş güzel bir sohbetin tadı kalıyor.
Neşesi Yeterİrem Yaşar · Cezve Kitap · 2020705 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·172 syf.··
2026 24. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:41
İlkel hazlarının peşinden sürüklenen; şiddet, hırsızlık, tecavüz ve cinayet gibi suçları sıradanlaştırmış, kendi içlerinde bile otorite kavgası yaşayan henüz 15 yaşındaki birkaç gencin acımasızlığıyla başlıyor eser. Kötülüğün sona ermesini beklerken, her sayfada daha da kötüsüyle karşılaşıyorsunuz. Eğer bu karanlığın içinde kaybolmazsanız, yazarın satır aralarına ustalıkla yerleştirdiği çok ince mesajları fark ediyorsunuz. Siyasete, basına, ceza sistemine,topluma, aileye, dünya düzenine.. yönelik sert eleştirilerde bulunurken okuru da rahatsız edici ama bir o kadar düşündürücü sorularla baş başa bırakıyor. Kitapta da geçtiği gibi: Seçme hakkına sahip olmayan bir kişi, kişiliğini de yitirmiş sayılır mı? Önemli olan iyi ya da kötü biri olmamız mı yoksa özgür olmamız mı? Peki özgürlük, başkasının özgürlüğünü elinden almak mı? Bir insanı iyiliği seçmeye zorlamak gerçekten iyilik mi?
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024113,1bin okunma
10/10
·136 syf.·
2026 9. kitabı
Herkesin içinde kimseye söylemediği,kendine bile zor itiraf ettiği bir 'iç odası' vardır ya;bu kitap sanki o odanın anahtarı gibi.Özellikle 'Ay Anam' şiiri...İnsanı bambaşka bir dünyaya götürüyor.Şair insanın kendisine olan yabancılaşmasını bitiricek olan şeyi öyle bir kelimeye dökmüş ki,başka türlü anlatılamazmış diyorsun.Her sayfasında kendimden bir parça bulduğum en kıymetli okumalarımdan,en özel yolculuklarımdan biriydi.Keyifli okumalar dilerim.
RüveydaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20247bin okunma
5/10
·140 syf.··
2026 33. kitabı
Nilgün Marmara’yı ilk defa bu kitapla okudum ve bir şairle aramda kurulması gereken bağ oluşmadı gibi hissediyorum. Şiirlerinde hissettiğim en baskın duygu, karamsarlık. Tabi ki her şiir pembe bir dünya sunmak zorunda değil, hüzün de edebiyatın güçlü duygularından biri ama bu kadar kasvet bana biraz fazla geldi. Bazı şiirleri hiç anlamlandıramadım belki benim eksikliğimden kaynaklıdır bilmiyorum. Kitapta ilgimi çeken detay ise kitabın bütününe yayılan, sürekliliği olan intihar isteği çok net şekilde okunuyor. Şairin hayattan kopma arzusunu şiirlerin her birine iliştirdiğini görebiliyorsunuz. Gerçi bu ruh haliyle daha başka bir tür de düşünülemezdi.
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20184,775 okunma
Altı Harfli Bir Tatlı / Şermin Yaşar
Puan vermedi·248 syf.··
2026 35. kitabı
Şermin Yaşar’ın kalemini uzun zamandır merak ediyordum ve bu romanla tanışmış oldum. İlk dikkatimi çeken şey, yazarın yalın ve gösterişsiz anlatımıydı. Öyle bir dili var ki okurken kendinizi bir köy bahçesinde, karakterlerin karşısına oturmuş da hikâyelerini bizzat onlardan dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. Roman boyunca en çok dikkatimi çeken noktalardan biri, karakterlerin siyah ya da beyaz olarak çizilmemiş olmasıydı. Şermin Yaşar, kahramanlarını aklamaya çalışmıyor; onları tüm kusurları, eksiklikleri ve kırgınlıklarıyla okurun karşısına çıkarıyor. Bu yüzden bazı anlarda karakterlere üzülürken, bazı anlarda onlara kızıyor; hatta yer yer yaşadıklarıyla yüzleşmelerinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorsunuz. Bu grilik hissi, romanı benim gözümde daha gerçek ve etkileyici kıldı. Selime Teyze ise okurken en çok zorlandığım karakter oldu. Kocasını kaybettikten sonra kendi yasına öylesine gömülmüş ki çocuklarının yalnızlığını, ihtiyaçlarını ve kırgınlıklarını göremez hâle gelmiş. Roman boyunca Selime’den çok onun çocuklarına üzüldüm. Özellikle Yıldız’ın hikâyesi yüreğime dokundu. Küçük yaşta babasını kaybettikten sonra, annesini de manevi olarak yitirmiş bir çocuğun yalnızlığı çok gerçek ve çok acıydı. Tüm zorluklara rağmen okuyup doktor olması ise onun adına sevindiğim nadir anlardan biri oldu. Bir diğer yaralı hikâye ise Meltem’inkiydi. Daha bebekken annesi tarafından terk edilen, hayatı boyunca anne-baba eksikliğiyle büyüyen Meltem’in sevgi arayışı içimi burktu. Evliliğinde de aradığı sıcaklığı bulamaması, ait olma ihtiyacını sürekli içinde taşıması karakterini benim için daha da dokunaklı hâle getirdi. Romanın sonunda, babaannesinin tarif defterinden çıkan ve dedesinin bulmacadaki “altı harfli bir tatlı” sorusuna verdiği “Meltem” cevabı ise kitabın en güzel anlarından
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma