8/10
·280 syf.··
2026 17. kitabı
Öncelikle yine uzun bir yazı olacağı uyarısını baştan yapayım. Gerçi kısa da olsa eşim dahil kimsenin okuduğu da yok ya neyse. Çoğunlukla kendime yazdığım denemelerim, incelemelerim oluyor, olsun. Yazmak güzel her şeye rağmen. Grange 20 yıldır tanıdığım, bana polisiye gerilim türünü sevdiren, kendisinden önce King ile bu türle tanışmış olsam da, hem edebiyat hem de polisiye gerilimin kolay harmanlanabileceği, asla ve asla boş aksiyon, boş polisiye romanı olmayan türün en azından benim nezdimde ilk temsilcisidir. Bu türde de zirvededir. King hayranları kusura bakmasın ama eline su dökemez hiçbir konuda, bunu da belirterek incelemeye başlayalım:) Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Grange hayranı veya değil herkese rahatlıkta önerebileceğim, müthiş akıcı, çok güzel bir çalışma olmuş. Kitap Grange'ın annesinin ağzından anlatımla başlıyor. Annesi babası tarafından Grange'ın gözü önünde kaçırılmaya çalışılıyor. Grange henüz 2 yaşında ve bunu hatırlıyor. Babasıyla annesi kendisi 2 yaşındayken boşanmış olsa da adamın gerçekten uslanmaz bir manyak olmasından kaynaklı psikolojik şiddeti yıllarca sürüyor ve bu da hayat boyu Grange ile beraber gelip onu bugünkü Grange yapıyor. Yaşananları bir annesinin ağzından bir anneannesinin ağzından hikayeleştirerek güzelce anlatıp arada kendisi de dahil olup kendi ağzından yazıyor. 2.yarısından sonra sazı tamamen kendi eline alıp bugüne kadar geliyor ve mezarlıkta, babasının mezarının başında dua ederken oldukça dokunaklı cümlelerle bitiriyor. Kitabın en kaba özeti bu şekilde yapılabilir ama bu kadar basit değil tabi ki de. Öncelikle Grange soyadının bu kadar kötü olan babasından geliyor olmasını şaşırtıcı buldum. Yani duygusal hiçbir bağı olmayan, hayatında olumlu tek bir şeyi olmayan adamın soyadıyla yaşama tercihi enteresan geldi.
Ben Şeytanın OğluyumJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 0167 okunma
8/10
·320 syf.··
2025 44. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 09:55
İlk yurtdışı seyahatim İran a oldu ve tam kelimenin anlamıyla büyülendim.Kitapta geçen yerleri insanlarını gördüm ve hatta Ömer Hayyamın mezarını cahillik içinde ziyaret ettim.Ahh akılsız başım şimdiki aklımda tekrar gidebilsem.Güzel İran hüzünlü,mağrur ve fevkalede güzellikte olan İran kalbim hep seninle olacak.İslam coğrafyalarında var olan çok kıymetli insanların isimlerini bilmemek bizim ayıbımız.Kitap kurgu ile tarihi harmanlayarak o zamana dair çok çekici bir merak uyandırıyor insanda.Savaşlar,mezhep farklılıkları ve ideallerin gölgesinde 3 tarihe ismini yazdırmış ismin nefes kesici hikayesinin ardından başrolü Ömer Hayyamın meşhur yazması alıyor ve onun çevresinde yine savaşlar,aşk ve kahramanlık öykülerini okuyoruz.Sözü yaşadığımız çağı ve geçmişi kabaca anlatan şu rubaiye bırakıyorum. Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz Kuklacı felek usta, kuklalar da biz. Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer; Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Küçük Tesadüflerin Büyük Etkisi”
Puan vermedi·88 syf.··
2025 32. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 13:50
Bir Zweig eserinin sonuna daha geldim. Onun kalemiyle ne zaman bir araya gelsem, beni etkilemeyi yeniden ve yeniden başarıyor. Her kitabını büyük bir içtenlikle okuyorum; hatta çoğu zaman geçmişe gidebilsem de tanışabilsem diye başlayan hayaller kuruyorum. Kelimeleri, anlatım tarzı, insan ruhunun en gizli köşelerine inen o derin bakış… O kadar benimsedim ki okurken elimden bırakmak istemiyorum. Her hikâyesi beni içine çekmeye, düşündürmeye, sorgulatmaya ve kimi zaman nefessiz bırakmaya yetiyor. Abartabildiğim kadar abartmak istiyorum çünkü gerçekten seviyorum—kitapları, yazarları, içlerindeki dünyaları… Beni benden alıp olmak istediğim, huzur bulduğum o başka bir yanına götüren dünyaları. Bu yazının bir sonu var ama yazmak ve okumak benimle sonsuza kadar yaşayacak iki alışkanlık, iki vazgeçilmez olacak. Bu kitapta yer alan hikayeler arasında beni en çok sarsan, en çok düşündüren ve içimde uzun süre yankı bırakan şey; karakterlerin sevgiyi, iyiliği ve bağlılığı anlatma biçimleriydi. hayatın hiç beklemediğimiz anlarda karşımıza çıkardığı tesadüflerin aslında ne kadar tesadüfi olmadığını fark ettim. Her hikaye kendi içinde çok başka duygular uyandırdı ama özellikle iki tanesi — Mürebbiye ve Geç Ödenen Borç — hem derinlikleri hem de bıraktıkları etkiyle ayrıca konuşulmayı hak ediyor. Geç Ödenen Borç — Dışarıdan bakıldığında olaylar birbirine tesadüf gibi görünse de okudukça fark ediyorsunuz: burada rastlantı diye bir şey yok. Kadının içsel sıkıntısının eşinin dikkatini çekmesi; eşin onu kısa bir tatile göndermek istemesi; kadının o rotayı seçmesi; oradaki odanın boş oluşu; ve orada, geçmişin yıldızının—bir zamanlar hayatına dokunan o insanın—yeniden görülmesi... Hepsi ayrı gibi duran halkalar; ama birbirine bağlı bir zincirin parçaları gibi işlemiş. Bende uyandırdığı
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,9bin okunma
# spoiler içerebilir #
10/10
·432 syf.··
2025 80. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 00:00
benim için 2025in en iyi kitabıdır, o kadar söylüyorum. ve ali hazelwood kesinlikle bilimsel romantik yazmak yerine bu türe yönelmeli. inanılmaz başarılı yazıyor. kitabı nasıl anlatsam bilemiyorum, spoilersız hele asla anlatamam. okurken, keşke kurguya girebilsem, oraya gidebilsem, dediğim nadir kitaplardan oldu gerçekten. serinin ilk kitabı bride'dan tanıdığımız serena ve koen çiftini okuyoruz bu kitapta. serena ilk insan-kurtadam melezi diğeri de zaten lowe'ın kız kardeşi ana. verdiği röportajdan sonra serena türler arası anlaşmanın kolay olacağını sanarken birden av haline geliyor. özellikle vampirler tarafından peşine düşülen serenayı koruyan tek şey koen'in "mate" i olması. üstelik serenanın tek derdi bu da olmuyor çünkü serena teşhis de aldığı bir "hastalıkla" mücadele ediyor. yaşayacağı yalnızca birkaç ayı kaldığını sanan genç kadın, kaldığı ıssız yerde bir gece bir vampirin saldırısına uğruyor fakat kendini korumak için kurt formuna dönüşemiyor. tam o anda koen imdadına yetişiyor ve tüm içgüdüsüyle korumak zorunda hissettiği kadını bölgesine, klanının arasına götürüyor. koen'in önceliği her zaman klanıyken serenayla kurduğu eş bağı başına bela oluyor çünkü klanını korumak için yemin ettiği bir anlaşması var. ikili git gide birbirine karşı koyamazken hem peşlerindeki düşmanlar hem de bu anlaşma her şeyi zora sokuyor. dediğim gibi spoiler vermeden anlatmam imkansız. slow burn ne demek bu kitapta gerçekten bir kere daha anladım. yazar, çiftin arasındaki çekimi o kadar güzel yazmış ki biraz yakınlaştıklarında sevinçten deliyor araya zorluklar girince sinirleniyordum okurken. hele smut sahneleri... smut içeren çok kitap okudum ama henüz böylesini okumadım. kitapta sık sık "biz insan değiliz" diyorlar ve smut sahneleri de kesinlikle bunu doğruluyor çünkü
MateAli Hazelwood · Berkley · 2025261 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2025 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 11:10
️ Sarı- Dersim ÖZEL Yapboz yapar, bulmaca çözer gibi hissettiğim; beynimin algılayamadığı, kafa karışıklığının bolca olduğu bir kitaptı Sarı. Sarı imgeler, Sarı objeler, karakterin Sarıyla olan ilişkisinden dolayı ismi Sarı. Baş karakterimiz, ölmüyor. Bildiğin gerçekten ölemiyor. Sevilmeden büyüdüğü, sevgiyi tam anlamıyla yaşayamadığı için çok insan seven bir tip değil. Melankolik, depresif, sorgulayan, yaşamın o tatlı arzusunu hissetmek isteyen biri, hatta ölümle yüz yüze gelmiş, ama bunu hissedemediği için bu hissi tekrar yaşamak isteyen biri. Kitapta olaylardan çok karakterin kendini arayışında, umutsuzluğunda, hayatı sorgulayışında, kafa karışıklığında buluyoruz kendimizi. Felsefik cümleler, kurgudaki olaylar, gizem çözüyor gibi hissettirdi bana. Noluyor diye sürekli heyecanla okudum. Kitabın finalinde ise beklenmedik son vardı. Kesinlikle birazcık yazarla sohbet etmemiz gerekiyor. Merak ettiğim bir sürü detay var. Gelelim yazarın kalemine; düşündüren, duyguyu hissettiren, anlaşılır bir yazım dili vardı. Onu da beğendiğimi belirtmeliyim. Beynimi yakan, beni zorlayan bir kitap oldu. Ve bu detaylar da beni kitaba bağladı açıkçası. Karakteri çok sevemedim ama bir yanı var ki, çok hoşuma gitti. Yaptığı sanat, benzersiz geldi bana. Kendinden bir şeyler katması, fotoğrafları kullanması, eşya veya objeler kullanması çok hoşuma gitti. Keşke gerçekten sergisine gidebilsem dedim.
SarıDersim Özel · Edebiyatist Yayınevi · 2025193 okunma
Geçmişe gidebilsem kiminle buluşurdum acaba?
Puan vermedi·200 syf.··
2025 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 23:22
Muhteşem bir kitaptı. Değerli bir arkadaşımın önerisiyle yaklaşık bir sene önce aldım kitabı, konusunun ilgi çekiciliği ve kitaba olan merakıma rağmen bir türlü elim gitmemişti ve araya hep başka kitaplar sıkıştırmıştım ve en sonunda okuma kararı aldığımda daha ilk 10 sayfadan anladım bu kitaba bayılacağımı. Kitapta 4 kısıma ayrılıyor ve her bölümde "o" sandalyede oturan başka birinin umutlarını, pişmanlıklarını, hayallerini ve hatalarını okuyoruz. Kitap her hikayede duyguları çok güzel bir şekilde işliyor bazen gözlerimizi doldurup yer yer de buruk bir tebessüm bırakıyor bizlere. Duyguları uzun ve boğucu açıklamalar yapmadan basit ama etkili bir şekilde okuyucuya aktarıyor, akıcı dili ve güzel atmosferiyle de kendisini tamamlıyor. Fakat bunlara rağmen büyük bir edebi yan bekleyerek okuyacak birinin hevesi kursağında bırakabilir, kitap sayfalarca altı çizilecek etkileyici cümlelerden oluşmuyor tamamen sade ve günlük hayattan bir anlatıma sahip. Lakin kalbe dokunan tarafıyla duygusal yöndem tam bir tatmin sağlıyor. Kitaptaki tüm hikayelerin günlük hayatta karsılasabileceğimiz olaylar olması kisinin empati yapabilmesini kolaylaştırıyor bu da kendisinden bir parça bulan herkesin kitaba bağlanmasını sağlıyor. Kısacası bu kitap konusu ve verdiği mesajlarla özellikle de bende uyandırdığı duygularla daima benim için özel olan kitaplar arasında yer alacak. Biz gelecekte ne olacağını bilemiyoruz ve geçmişi de değiştiremiyoruz... bu yüzden kahvenizi soğumadan içmeyi unutmayın.
Kahve Soğumadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 202110bin okunma