Okudugum ilk kisisel gelisim kitabidir. kitapla tanismam turkce ogretmenimiz Emine Avci Duman dir. sene 1999 ortaokul yillari vayy be! Tavsiyedir ozellikle lise cagi genclere ve tabiki okumayanlara daha once...
öyle hoştur ki sohbeti yüzünü görmeksizin dinlediğiniz de bile sıkılmazsınız, esnemezsiniz, uyuklamazsınız. asla kem kümlemez, katiyen kelimeler ve cümleler arasında eelemez.
ve acizane dile getirmek isterim şimdiye kadar dinlediğim en güzel duagudur kendileri. allah selamet versin
Kitaplari okunasi cokca faydalanilasi! "okuyanin kabina gore"
kisaca mesnevi'nin tanimini yine mevlana kendisi yapmistir
egri olsam yay gibi elde tutarlar beni dogru olsam ok gibi yabana atarlar beni
bu söz ile anlatilir.
bernard lewis'in türkçeye alamut kalesi ve hasan el sabbah olarak çevrilen kitabı. ilk baskısını 1967 yılında yaptığından bu yana ciddi ilgi toplamıştır.
kitap kurgudan daha öte lewisin tarihsel bakış açısıyla yazıldığından birçok açıdan ciddi aydınlatıcı kavramdır.
kitabın en beğendiğim yönü ise islamiyetteki mezhep ayrılıklarını mümkün olduğu kadar temelden alarak hasan sabbah konusuna gelmesidir.
idris şah, dilimize de çevrilen sufi’nin yolu adlı kitabında; zihnimizle işin içinden çıkamayacağımız, kelimelerle tanımlayamayacağımız batıni meseleleri, tamamen kalbi hedef alan bir sıralamayla, aforizmalar, mutasavvıf yazarlardan temalar, özlü sözlerin yanında, gazali, ömer hayyam, mevlana celaleddin rumi, ibn arabi gibi büyük tasavvuf ehillerinin sembollerle yüklü hikayeleriyle, kitabın sonlarına doğru yer alan grup okumaları ve soru cevapların da kapsamında örneklemiştir.
idris şah’a göre kalbi hedef alan hikayeler, benliğin arındırılması yolunda dinleyicinin, okuyucunun seviyesine uygun olarak doğru zamanda, doğru şekilde anlatılmalıdır. yalnızca entelektüel merakla yola çıkan biri için bu hikayelerin sembolik yönü anlaşılamaz. batıni kavramları gereksiz bilgi depolamasından ziyade kalbe hitap eden şekilde okuyucuya sunmuştur.