Bi yanda karısını kızını internet ortamında paylaşmaya benim tabirimle eşe dosta peşkeş çekmeye hevesli karaktersiz erkek müsveddeleri ve onların her fırsatta kendini internette afişe etmeye meraklı teşhirci eşleri, diğer yanda daha 1 kere bile eşini görmediğim sırf ideolojisinden dolayı yargıladığım adam. Adam diyorum çünkü karakter başka bişey. Karaktersizlik bakidir ama Allahü teala hidayet nasip eder taptığı ne varsa elinin tersiyle atar gider. Adamlığı, haysiyeti onuru da onunla birlikte yücelir.
1000Kitap
Feyzeder
Güzel mi yattığın yer Sevgimin karşılığı buymuş meğer Huzurun içinde masumluğun değer Özlüyorum desem gelir miydin feyzeder Sesini unuttum gözlerin beni benden eder Umutsuz geceler geçer gider Söylesene kardeşim orada yüklerin mi hafifler Benim içimde fırtınalar kopar beni yeniden eder
Şiir
Reklam
Herkes gider mi?
_ Sessiz bir gece, yorgun adımların Hiç haberi yok gibi ıslak kaldırımların Kimse görmüyor mu Kimse duymuyor mu Durup önünde kalbinin, kimse durdurmuyor mu
➡️ *Zamanımızda müctehid âlim yoktur* 📆 (Osman Ünlü Hocanın 21.06.2026 tarihli yazısı) *Sual: Zamanımızda kendisini, âyetlerden hüküm çıkarabilecek müctehid zannedenler var. Gerçekten zamanımızda, âyetlerden hüküm çıkaracak müctehid âlim var mıdır ve bunlardan din bilgisi öğrenilebilir mi?* *Cevap:* Bugün ictihad edebilecek kadar derin âlim hiç yoktur. Her Müslümanın dört mezhebden birinin ilmihâl kitabını okuyup öğrenmesi, imanını ve bütün işlerini buna uydurması lazımdır. Böylece, bu mezhebe girmiş olur. Dört mezhebden birine girmeyen kimse, Ehl-i sünnet olmaz, mezhepsiz olur. Mezhebsiz olan da, ya yetmişiki bozuk fırkadan birindedir, yahut kâfir olmuştur. Es-Sâvî tefsirinde, Kehif suresinin 24. âyetinin tefsiri hâşiyesinde buyuruyor ki: “Dört mezhebden olmayan kimsenin sözü, Sahabinin sözüne veya sahih olan hadis-i şerife, yahut âyet-i kerimeye uygun olsa da, buna uymak caiz değildir. Dört mezhebden birinde olmayan kimse sapıktır. Başkalarını da, hak yoldan ayırmaktadır. Dört mezhebden ayrılmak küfre kadar gider. Müteşâbih âyetlere zahirleri gibi mana vermek, kâfirlerin âdetleridir.” Bir din adamı, Ehl-i sünnet mezhebinde olduğunu bildiriyorsa ve mezhebinin bilgilerini yayıyorsa, Onun sözleri ve kitabı kıymetli olur. Okuyanlar faydalanır. Mezhebsizlerin din kitapları zararlıdır. Okuyanların dinini, imanını bozar. Bu sebeple her Müslüman, Ehl-i sünnet mezhebini öğrenmeye ve çocuklarına öğretmeye çalışmalıdır. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından tercüme edilmiş, nakli esas alan kitaplar tercih edilmelidir. Böyle olan kitaplardan almalı, okumalı, öğrenmeli ve tanıdıklara ve hatta bütün Müslümanlara da yaymaya, dağıtmaya uğraşmalıdır. Böylece sevap da kazanılmış olur. *Sual: Bir camide vaktin namazı kılındıktan sonra, o camiye namaz kılmak için gelenler, ayrıca
Alıntı
Şimdi sen gidiyorsun ya, herkes sana benzeyecek. Bahçe kapısından sızdılar, Aralık kalmış neresi varsa hayatımın Bünyede bastırılmamış ne kadar eşyam varsa orada Daha asitli bir yalnızlık için dilek tutuyorum şarkılara, Sıradaki benim şansıma diyorum, haberler başlıyor birden Benden hazin biçimde bahseden... Kumsalların istenmeyen kaç kum tanesi varsa Önde gideniyim her tazyikli alkışta. Zayi makamında bestelenmiş yazılar kaldı avluda, Gitme diye yalan bile söylerim. Yerini söylerim ne saklamışsam kal diye. Bu yazı serin tutalım diye, çıplak tenlerde gece yarısı Tatlı bir soğukluk olsun diye. Her sevişme, aramızdaki her üryan gelişme... Hem gidenedir bu şiir hem gelecek olana, O da biraz oyalanıp gider nasılsa. Hep haberler başlayacak biliyorum, Hangi şarkıyı seçsem şansıma.
Kalbim secti al oku dedi :-) okunan o kadar eser var iken..
Yol Nakşibendi yolu, bütün yollara bedel, Temizler kalbi rûhu, gider her arzu emel. Allah zikrini kalbe, öyle sağlam bend eder, Kalmaz sâhiblerinde, bir üzüntü bir keder. Eğer seçerse Allah, kullarından bir kulu, Müyesser eyler ona kendine varan yolu. Şâh-ı Nakşibend böyle, kavuştu bu ihsana, Ya'nî sülükten evvel cezbe verildi ona. Bu maiyyet zikridir, kalben ALLAH demektir, Ya'nî hiç bırakmadan Rabbini zikr etmektir. Dünya durdukça bu yol, hep devam edecektir, Behâeddin Buhâri, hep yad edilecektir. Abdulkädir Geylânî, mesleğinde ne ise, Bunun da mesleğinde, yetmedi buna kimse. Belki yetenler vardır, hatıra gelir ise, ilk olmaklığı ondan, asla alamaz kimse. Käinât sukuttayken, bir yaprak sallanmazken, Tatlı bir bahar geldi, hiç mi hiç beklemezken. Ruhlara hayat sunan, gönüllere can verdi, Bir yeni yol açıldı, ismine Nakşi dendi. Şâh-ı Nakşibend
1000Kitap
Reklam
Reklam