"Sen amaçsız doğdun, anlamsız yaşıyorsun, hayatın kendi anlamı vardır. Öldüğün zaman yok olacaksın, varlıktan hiçliğe geçeceksin. Bizim giderek artan kaprisli atomlarımızın arasında bir Tanrının varlığına gerek yok."
"Söz vermiştim kendi kemdime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kağıt aldım. Oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."
Sayfa 73 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Düşkün dediğimiz; orta malı sevgiye düşen, candan çok bedeni seven adamdır. Bu sevgi uzun sürmez, çünkü sevilen şey sürekli değildir. Asıl sevdiği şey, sevgilinin bedeni bir çiçek gibi solar solmaz, sözler, antlarla birlikte sevgi de uçar gider. Bir insanı, içi güzel diye sevense ömür boyu sever, çünkü sürekli bir şeye bağlanmıştır."
Sayfa 20 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu