Ahfâ

suskunlukları, ayışığının erittiği cansız, ölü topraktan daha derindi, daha sarıydı ve gide gide yalnız içlerini değil, bedenlerini de sarıyordu. unutulmuş, terk edilmiş bir yığıntı hâlinde kalmışlardı orada, öylece, ama böyle olduğunu bile hatırlayamayacak kadar kendilerinden geçmişler, dalmışlardı.
Sayfa 41
Reklam
büyük yeryüzü şiirine büyük ve yüksek düşünceler, büyük ve özgün imgeler, ahenkler ekleyecek bir çırak, bir kalfa yaratmak için üflemedi mi kara balçığa, kendi ruhundan, Büyük Sanatçı? yoktan yaratmanın Yüce Ustası kara balçığa üfleyiverdi ve o ilk gri, muteal hücre başladı düş görmeye. iyi düşler göre göre büyüdü, büyüdü, büyüdü ve bölündü, ve bölüne bölüne, kendisi de, düşleri de çoğaldı, cennete sığmayacak kadar çoğaldı, çoğaldı ve uslandı, akıllandı, daha büyük, daha ince, daha karmaşık düşler için inerken yeryüzüne.
Sayfa 34
İntihara karar vermiş olan insanların durdurulamayacağını anladım. Biri hayatına veda etmeye gerçekten karar vermişse, bunu söylemiyor. Yapıveriyor.
Sayfa 49
Kendimden emindim. Çünkü başarmak için önce kendine itimat etmen lazımdı. Çünkü yalnız kendine itimat edenler dua ederdi. Ve başarmak için dua lazımdı, başarmak için çalışmak! Ben ayaklarım yerden kesilmiş halde saltanatlı kapıya doğru yürüdüm.
Sayfa 140
Zorbanın merhameti her kapıyı açar.
Sayfa 140
Reklam