Dilbilimsel Yanılgılar ve Tarihsel Çarpıtmalar
3/10
·152 syf.·
2026 16. kitabı
İsabelle Klock Fontanille’nin kaleme aldığı Hititler ilk bakışta Anadolu’nun kadim halkına dair kapsamlı bir giriş kitabı izlenimi verse de detaylı bir okuma sonucunda ciddi metodolojik zafiyetler ve bilimsel önyargılar barındırdığı görülmektedir. Eser arkeolojik buluntular ve çivi yazılı metinler üzerinden Hitit dünyasına dair genel bir çerçeve sunma iddiasında olsa da bu sunum sırasında yapılan dilbilimsel yanlışlandırmalar ve kültürel aidiyet konusundaki yanlı yönlendirmeler eserin güvenilirliğine ciddi bir darbe vurmaktadır. Fontanille’in çalışması birincil kaynaklara dayalı özgün araştırmalardan ziyade mevcut literatürün yüzeysel bir derlemesi niteliğindedir. Yazarın Hititlerin siyasi tarihi, dini pratikleri ve toplumsal yapısı hakkında sunduğu bilgiler daha önceki kazı raporları ve genel tarih kitaplarında sıklıkla rastlanan standart anlatılardan öteye geçmemektedir. Ancak asıl problem yazarın bu sıradan bilgileri aktarırken kendi yorumlarını "kesin bilimsel gerçek"miş gibi sunması ve özellikle etnik-dilsel sınıflandırmalarda taraflı bir tutum sergilemesidir. Eserin en dikkat çeken ve ilmi açıdan en sakıncalı hatası Hitit İmparatorluğu’nun önemli bir unsuru olan Hurrileri Hint-Avrupa dil ailesine mensup göstermesidir. Bu yaklaşım gerek filoloji gerekse tarih disiplinlerinde kabul gören temel gerçeklerle çelişmektedir. Hurriler ve dilleri Hurrice günümüzdeki sınıflandırmalara göre Ural-Altay dil ailesi içinde değerlendirilmektedir. Yazarın bu temel sınıflandırmayı göz ardı etmesi veya bile bile farklı bir aidiyet atfetmesi çalışmanın tarafsızlık iddiasını zedelemektedir. Bu keyfi yaklaşımın en bariz örneği Ural-Altay dillerindeki "Tanrı" kavramının kökenine dair yapılan yanlış aktarımdır. Hitit çivi yazılı metinlerinde geçen ve tanrısal varlıkları ifade eden
Tarih-Araştırma
HititlerIsabelle Klock-Fontanille · Dost Kitabevi Yayınları · 200511 okunma
10/10
·500 syf.··
2026 21. kitabı
Daha önce hiç karşılaşmamış iki insanın buluşması! Dağlarla çevrili bir kasabada yaşayan Mitsuha isimli lise öğrencisi bir kız, günlerini kırsaldaki hayatın sıkıcılığından yakınarak geçirmektedir. Bir yandan belediye başkanı olan babasının seçim kampanyası sürerken, diğer yandan aile üyeleriyle birlikte tapınakta aile geleneklerini yerine getirmektedir. Bu küçük kasabada herkesin gözlerini üzerinde hissetmesiyle birlikte, büyük şehre gitme arzusu da her geçen gün artmaktadır. Tam da o günlerden birinde Mitsuha, rüyasında kendisini bir erkeğin bedenine girmiş hâlde görür. Daha önce hiç görmediği bir odada, kim olduklarını bilmediği insanların arasında, uçsuz bucaksız Tokyo sokaklarında yürürken bulur kendini. Şaşkınlık içinde kalan Mitsuha, hep hayalini kurduğu şehir hayatının tadını doyasıya çıkarmaktadır. Diğer yandan, Tokyo’da yaşayan Taki isimli lise öğrencisi bir oğlan da tuhaf bir rüya görmüştür. Daha önce hiç gitmediği, dağlarla kaplı bir kasabada, liseli bir kız öğrencisine dönüşmüştür. Bu iki gencin gördükleri rüyaların sırrı ne olabilir? Daha önce hiç karşılaşmamış iki insanın buluşması. Bir kız ve bir oğlanın gizem dolu hikâyesi şimdi sizlerle! KİŞİSEL İNCELEME: Animesini izlediğimde çok etkilenmiştim. Özgün ve bağımsız kurgusuyla kalbimi fethetti. Kurgunun çok ince detaylarla anlam kazandığı, yerli ters köşeleriyle eminim birçok izleyicinin bir numaraya koyacağı bir eser olduğu kanısındayım. Laf aramızda aynı günde tam iki kez üst üste izledim, o kadar diyorum... Film ve manga arasında ufak farklar olsa da, kurgu her iki kategoride güzel işlenmişti. Giriş ve gelişme kesinlikle filmde tadı çıkarken, sonuç kısımdaki o ince restoran detayı, arkadaşların bir arada olması, mangada yer verilmiş ve hoş bir ayrıntı olarak filmden daha güzel bir sonuç elde
Manga
Senin AdınMakoto Shinkai · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 20202,303 okunma
Reklam
Timur: Yıldızların Tahtına Hükmeden Son Cihangir (!)
Puan vermedi·200 syf.··
2026 15. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 23:41
Bu kez sizlerle, okurken beklentilerimi tam olarak karşılamayan hatta hayal kırıklığına uğratan bir kitabı paylaşmak istiyorum. Oysa giriş kısmında akademik çerçeve sunacağını aktaran Cüneyt Kanat ve Mustafa Alican’ın kaleme aldığı *“Timur: Yıldızların Tahtına Hükmeden Son Cihangir”*, içerik olarak güçlü bir potansiyele sahip olsa da anlatım dili bakımından beni ikna edemedi. Araştırma-inceleme türünde bir eser söz konusu olduğunda, benim için en önemli unsur bilimsel ve nesnel bir anlatımdır. Bunun yanında sağlam bir kaynakça, detaylı dipnotlar ve sistemli bir dizin de bu tür kitapların temel yapı taşlarıdır. Eserde kaynakça ve dizin bulunmasına rağmen, metnin genelinde akademik dilin geri planda kaldığını düşünüyorum. Yer yer edebi anlatıma kayan, dramatize edilmiş sahneler ve herhangi bir kaynağa dayandırılmadan yapılan yorumlar, kitabın bilimsel niteliğini zedelemiş. Özellikle “-mış/-muş” gibi rivayet geçmiş zaman eklerinin yoğun kullanımı, metni akademik bir çalışmadan uzaklaştırarak daha çok hikâye anlatımına yaklaştırmış. Bu tarz bir dil, bir tarih kitabında bana göre ciddiyeti zayıflatıyor. Kitap, Timur’un doğumu ve Çağatay Hanlığı’nın siyasi yapısını ele alarak başlıyor. Ardından Timur’un iktidara yükselişi, yürüttüğü seferler ve kurduğu siyasi dengeler kronolojik bir çerçevede anlatılıyor. Altın Orda Hanı Toktamış ile kurduğu ilişki ve sonrasında yaşanan mücadeleler de önemli bir yer tutuyor. Ancak bu bölümlerde benzer olayların sıkça tekrar edilmesi, anlatının zaman zaman tekdüze bir hâl almasına neden oluyor. Eserin son bölümleri ise daha sürükleyici ve dikkat çekici. Timur’un dünya tarihine yön veren hamleleri; Altın Orda, Memlükler, Osmanlı ve Kadı Burhaneddin arasında oluşan ittifak bağlamında aktarılıyor. Toktamış üzerine gerçekleştirilen seferler,
Alıntı
TimurMustafa Alican · Yeditepe Yayınevi · 2018228 okunma
Siraçın Gün ışığı ve Gün ışığına layık mis gibi çiçekleri...
7/10
·528 syf.··
2026 8. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 00:15
İnceleme yazmak için 2 gün bekleyen ben... Yeni bir kitapla geldim ve bu kitap benim 175.kitabım oldu. Kendimi tebrik ediyorum... Mıh 1- Kör talih kitabı wattpadda beğenilip güzel okunması olup basılan bir serinin giriş kitabı. Kitap 528 sayfa, 27 bölüm, bölümler ortalama uzunlukta, min 6, max 36 sayfa. Akıcılığı, bence, iyiydi, 5 üzerinden 3,5-4 aralığında değerlendirebilirim. Sıkıldığım sayfalar max 10-20 sayfa olabilir, o da ağır dram olan yerlerinde ve bana göre anlamsız olaylarda. Kitap ne kadar 500+ sayfa gibu görünse de, bölümler akıyordu ve zaten bölümler de oldukça kısa (ya da o kadar 40-50+ sayfalar yazan yazarlar okudum ki, bu sayfalar çok az geliyor...) Yani kısacası, okurken zorlanmaz ve devam ettikçe devam edeceğiniz bir kitap olmuş. Kitabın 21 bölümün zamanında wattpaddan okuyup sonradan kitap halinde devam ettiğim için konusuna hakimdim. En baştan söyleyeyim, konusu güzel, evet, karakter gelişimleri güzel yazılacağı 1.kitaptan da hissediliyor, bu da güzel, karakterlerle bağ oluşabilir, travmalı geçmişe sahip erkek ana karakter seviyorsanız, güzel, Gün ışığı-huysuz, kıslanç erkek, erkek seviyorsanız, güzel, sadece ana karakter kızın yanında uysallaşan, insanileşen, geri kalan hayatında robot gibi, acımasız ve korkulan, İQ'sü yüksek, dahi adlandırabileceğimiz bir erkek karakter arıyorsanız, güzel olarak değerlendirip beğenebileceğiniz ve bağlanabileceğiniz bir seri. Gelelim benim fikirlerime. Ben bağlandım mı? Bence, ortalama. Ama onu söyleyeyim ki, okumağa heyecanla başlamıştım, konusu benlikti, bazı olayları tam benim sevdiğim tarzdaydı. Ama ne yalan söyleyeyim, ana erkek de, ana kadın da sevilebilir, hype'lanabilir karakter olsalar da, benim için wow aşık olacağım, öleceğim, bağlanacağım karakterler olmadılar. Ama tabi ki, bu sadece başlangıç. Yani ne
2026 Okuma Raporları
MıhMehsa · Ephesus Yayınları · 0465 okunma
4/10
·464 syf.··
2026 2. kitabı
400 sayfalık romanın sonunun açık uçlu bitmesi de o kadar sinirimi bozuyor ki bir yere bağlansaydı bari. ayrıca connie ve dan okumaktansa toby ve meredithin hikayesini okumayı çok isterdim ama kitabın hem sonunda o hikayeye giriş yapıldı hem de bu ilişki düzgün bir yere bağlanmadı. meredith benim gözümde mükemmel arkadaş olmasa da iyi bir arkadaş ama connie, kötü bir arkadaş. kıskançlığı hep ağır basmış kadının kocası buna yürümüş üstüne ilgisi hoşuna gitmiş adam bunu öpmüş yıllarca en yakınından saklamış tam arkadaşı berbat bir haldeyken ufacık bir ışık gördüğü an darbeyi vurup kocanla bir şey yaşadık geçmişte diyor sırf kıskançlığı yüzünden. tamam evini açtın kadına baktın ama hala bu iyi biri olduğunu göstermiyor. maalesef arkadaşlıkları bana çok geçen bir ikili olmadı. iki karakterde daha ben odaklı. ayrıca çocuk dramı daha ağır basabilirdi mesela meredithin iki çocuğu var(mış) bunu kitabın ortasında idrak ettim ama hep dilinde tek bir çocuğu. onada kavuşmadı zaten tüm kitap boyunca leo, leo dedi ama her şey düzeldikten sonra bir kere görüşmediler. koca kitap boyunca telefonla bile konuşmadılar. saçmalık. bir paragrafta geçmişe gidiyor sonra şimdiye dönüyor bence çok bunaltıcı ve kafa karıştırıcı. Ne, ne zaman oluyor anlamıyorum. fazla beğenmedim tavsiye de etmem bence okunmasa da olur ama boş vakitte mecbur kalınırsa akar.
Biraz Yağmur Biraz GüneşElin Hilderbrand · Martı Kitabevi · 2016299 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 18:28
#tadındaaşkvar #tuğbaatıcıcoşar "Bir mutfakta sadece mis gibi kokular ve lezzetli yemekler yoktur.Savas alanına dönüşme potansiyeli ve tezgahında aşk mayası da vardır." Balım’ın bu hayatta en sevdiği yer mutfağıdır. Kendisine ait olan restorantında yaptığı yemekler herkesin dilindedir. Çok başarılı bir aşçı olan Balım, özel hayatında ise bir o kadar başarısızdır. Eski sevgilisi yüzünden bazı problemler yaşamaktadır. Bir gün restorantına gelen müşterinin yemeğine yaptığı eleştiri ile adama gıcık olur. Balım o karşılaşmanın hayatının değiştireceğinden ise habersizdir. Kenan’ın amacı aslında Balım ile tanışıp onu bir yarışma için birlikte katılmaya ikna etmektir. Ancak çok yanlış bir yerden giriş yapar ve genç kadını sinirlendirir. Kenan bunu telafi etmek için sürekli Balım’ın karşısına çıkar ama ikili bir araya geldikleri her anda tartışmaya başlarlar. Kenan yanlış bir yolla da olsa Balım’ı yarışmaya katılmaya ikna eder ancak birlikte hazırlanmak hiç kolay olmayacaktır. Önceleri yan yana bile gelmeye tahammülleri olmayan ikili zamanla aralarındaki çekime karşı koyamazlar. Balım’ın ise geçmişten gelen güven problemleri vardır. Bu güvensizlikleri her ne kadar istemese bile Kenan ile olan ilişkisine yansıtır. Kenan ise bu inat, sorunlu, tatlı ve güzel kadının hakkından gelmekte kararlıdır. Peki bu gelgitli birliktelikten nasıl bir ekip ortaya çıkacaktır? ‘Tadında Aşk Var’ tam da adı gibi çok tatlı bir kitap. Balım ve Kenan atışmaları ile birbirlerini yemekten yemek yapmaya fırsat bulamıyorlar. Bebek gibi seven erkek karakterleri okumayı ayrı bir seviyorum. Kenan da tam böyle biri. Balım’ın güvensizlikleri ve çoğu zaman gereksiz kaprislerinin üstesinden tüm iyi niyeti ve yakışıklılığı ile geldi Sabır timsali Kenan bizi aşka inandırmaya ne hakkın var senin Ayrıca
Tadında Aşk VarTuğba Atıcı Coşar · Pukka Yayıları · 2024872 okunma
Reklam
Reklam