8/10
·402 syf.··
2026 19. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 11:22
Çok fazla gel git yaşandı, sonlara doğru biraz sıktı açıkçası. Keşke o kısımlardan kısıp tamam okey birlikteler dediğimiz kısımlar biraz daha uzun olsaymış. Sonda öğrenilen detay bence çok ağırdı ama çok hızlı geçildi, o kısımların da daha detaylı olmasını isterdim. Genel olarak aslında beğendim ama karakterler ve konu biraz daha farklı (nasıl farklı ben de bilmiyorum ) işlenseydi beni gerçekten çok etkileyen bir kitap olurdu. Yine de okurken hiç zorlanmadım ve aktı gitti
Like You Hate MeBethany Winters · Independently Published · 202310 okunma
7/10
·402 syf.··
2026 15. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 14:37
Binbir Gece Masalları'nın 6. Cildi Onbirinci Kitap ile başlıyor. 671 gece olunca Şehrazat Genç Nur ile Yiğit Frenk Kızının Öyküsünü anlatır : Nur , Mısırlı zengin bir adamın oğludur. Ergenliğe girince arkadaşlarıyla bir bahçeye gider ve orada şarap içip Mısırlı bir esireyle birlikte olur. Eve döndüğünde babası onun şarap içtiğini anlayınca bir Müslüman nasıl olur da şarap içer deyip oğlunu kovmuş annesi ona 10 bin dinar vererek onu göndermiş. Giderken bir esire görmüş ve bu esiyi tüm parası karşılığında satın almış. Kızla birlikte olduktan sonra onun Konstantiniye kralının kızı Meryem olduğunu öğrenmiş. Daha önce kızı kaçırılan kral her yerde kızını aratmaktaymış. Nihayet kralın veziri kızı görünce hemen onu geri götürmüş. Nur da kızın peşinden Konstantiniye'ye gitmiş ama orada esir edilmiş. Sonra kilisenin bakıcısı onu yardımcı olarak yanına almış. Orada günah çıkarmaya gelen Meryem'i görünce anlaşıp kaçmaya karar vermişler. Meryem gece sahile gel orada seni bir kaptan bekleyecek onunla git beni merak etme demiş. Nur denileni yapmış sahilde kaptanı görünce gemiye binmiş kaptan 10 tayfanın tamamını kılıçtan geçirip gemiye binmiş. Ve elbiselerini değiştirmiş. Onun Meryem olduğunu gören Nur çok sevinmiş. Kıyıya vardıklarında kralın adamı peşinden gelip tekrar Meryem'i ülkesine götürmüşler. Nur tekrar peşinden gitmiş ve yien esir olmuş. Kral kızını bu sefer veziriyle evlendirmiş. Kral düğün günü tüm esirlerin başını kesmiş tam Nur'un da kafasını kesecekken vezir krala demiş ki bunu bana ver de düğünüm için kurban edeyim demiş. Kral da Nur'u da vermiş. Vezir Nur'u ahırına götürünce Nur vezirin kör atının gözünü iyileştirmiş. O sırada Nur'u gören Meryem ona bir mektup yazıp atlarla kaçma planı yapmış gece olunca atlara binip kaçmışlar. Ertesi gün kral tüm orduyu
Binbir Gece Masalları Cilt 3/2Anonim · Yapı Kredi Yayınları · 2020104 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·344 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 00:00
Tamam, şimdi, önce kısaca Adelaide'ı okuma sürecimden bahsetmek istiyorum. Bu kitabı aylardır kitaplığımda beklettikten sonra mart ayı vesilesiyle özellikle kadın yazarlardan kitaplar okuyayım istedim ve mart ayının ilk kitabı olarak Adelaide'ı seçtim. Kitabın ilk sayfalarını okurken, kendimi bir anda baş karakterin hayatında ve dünyasında buldum ve bu fazlasıyla hızlı oldu. Kitap bir anda beni içine aldı ve hikayedeki tüm olaylara sarılıp sarmalandım. Böylece kitabın ilk yarısı bir günde bitti. Araya birkaç gün girdi ve kitabın ikinci yarısını bugün, yani tam da doğum günümde okuma fırsatım oldu. Hikaye burada ilginçleşti benim için çünkü 1- Doğum günümde biraz "me time" yapmak istediğim için bu kitap yanımdaydı, 2- Tıpkı Adelaide gibi doğum günlerine çok önem veririm, 3- Kitabı okurken kulaklığımdan gelen sözsüz müzik listemdeki tüm müzikler kitabın ritmine göre hareket ediyordu (yani hüzünlü anlarda hüzünlü melodiler, mutlu anlarda ise mutlu, coşkulu melodiler duyuyordum) ve son olarak 4- Kitabın son cümlesini okuyup kitabı kapattığımda saat tam 16.15'ti, evet, tam da doğduğum saat! Böylece, 28 yaşımı bitirdiğim anda Adelaide'a da veda ettim. Bir önceki yaşımda okuduğum son kitap -gerçek anlamda, dakikası dakikasına son kitap- oldu. Kitabın baş kahramanı Adelaide da hayattaki "tesadüflerin" boşa olmadığını, her şeyin kadersel bir bağ ile birbirine bağlı olduğunu düşünen ve tüm küçük anlardan anlam çıkaran bir karakter. İşte yaşadıklarım da bana bu yüzden fazlasıyla anlam yüklü geldi. Belki de bu yüzden, ben Adelaide ile çok derin bir bağ kurdum. Bu sebeplerle kitaba dair belki beklenilen kadar objektif yorum yapamam fakat hayatta bazı anlar objektiflikten uzak olmayı gerektirir ve duygularımız bizi böylesine etkilemişse zaten objektif olmaya yaklaşamayız. Ben de tam
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,875 okunma
Aynı Tas Aynı Hamam
1/10
·256 syf.··
2025 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 20:29
Pick me yazarımızın polisiye serisinden ikinci kitabı da bitirmiş bulundum. Sene sonunu edebi değeri olmayan kitaplarla bitirme kararı aldım ve bu konuda eline su dökebilecek başka bir yazar kütüphanemde şu an için yok. Serinin ilk kitabındaki incelememde yazarın kendisi de bir kadın olmasına rağmen kadınları hor görmesinden ve çapı yettiği kadar kendi aklınca aşağılamasından, erkekleri tapma düzeyinde yüceltmesinden ve mide bulandıran ırkçılık seviyesinden bahsetmiştim. Bu kitap da aynı tas aynı hamam diyebiliriz. Yine uzun uzun yazmak yerine sayfalarıyla biraz alıntı bırakıp geçeyim. "Sen git, Franz. Lenerl'le bulaşıkları yıkarız. Bu, erkek işi değil." (s.94) "On dakika sonra yakaladım onu. Bir kadındı elbette, dev gibi bir Mercedes'in içindeydi. Kemeri takılı değildi ve elinde telefonu vardı. 60 avro cezası var dedim." (s.99) "İşte yine o kadın dırdırı." (s.112) "Huzurevinde cinsel istismar mı?" diye sordum. "Bırakın da moruklar biraz keyif yapsınlar." (s.187) Bu minvalde daha bir sürü saçmalık mevcut. Bunlar sadece benim not ettiklerim. Irkçılık seviyesine değinmeye gerek dahi duymuyorum. Komik olduğunu zannediyorsa değil, zannetmiyorsa zaten yazık kafasına. Kadınlara olan düşmanlığını da anlamak elbette mümkün değil, şifa diliyorum o pırıl pırıl zihinine, tabi böyle bir şey mümkünse :) Serinin ilk kitabından tek farkı katilin bir çıt daha geç öngörülebilir bir hale gelmesiydi. Yazarın yere göğe sığdıramadığı başroldeki tip ise özel hayatında karaktersiz, meslek hayatında görevi mütemadiyen kötüye kullanan bir ucube. Yerin dibine sokup sokup çıkardığı kadınların kesip attığı tırnak olabilecek bir zat değil yani. İnsan böyle yazarları tanıyınca hem hayatındaki insanların hem tercih ettiği yazarların kıymetini daha iyi anlıyor :D Bugün de halimize şükrettik.
Hamur Tatlısı CinayetiRita Falk · Pegasus Yayınları · 201495 okunma
8/10
·330 syf.··
2025 115. kitabı
The Don serisinin ilk kitabı lanet olsun ki tekleme gidecek bir seri zannedip başladım meğer ilk kitabın sonra devamı olacakmış . Yani bunun belirtilmemesi büyük rezillik bence . Birde kitap korkunç bir noktada kaldı şimdi ne zaman çıkacağı belli olmayan devam kitabını bekle dur :( Üstelik ben dil anlatım çift hepsini beğendim beğenmesem umurum olmayacaktı :P Camilla Santore mafya ailesinde uygun bir gelin gibi yetiştirilmiş pek güzel bir kızımız . Bu eskiden beri tanıdığı arkadaş olduğu diğer bir ailenin oğlu ile evlenecek ayarlanmış bu olay . Tam düğün günü damadı en yakın kız arkadaşı ile seks yaparken görünce kız gelin odasından kaçıyor . Alfonso Pontisello tam bir efsane tipini bile herkes bilmiyor beyaz tavşan diye lakabı var falan :P Bu hiyerarşinin en tepe ailesinin baş oğlu adam bir içim su tabi full dövmeler ile :D Bu adamda ayarlanmış bir evlilik yapacak ve onunda evleneceği hatun git bunu aldat ki bu nasıl bir cürret bilemiyorum :D Adam kadınla evlilikten vazgeçiyor ve ailesi için ölüm emri veriyor . Fakat belli sebeplerden derhal gelin lazım sağ kolu Nico bizim kaçak gelin Camilla ile asansörde karşılaıyor . Kızı kolundan tutup Affons'ya getiriyor karşılıklı konuşuluyor bunlar evlenmeye karar veriyor . Bu noktada kız adamı sıradan bir Don zannediyor . Evlilik oluyor hatta bazı törensel durumlarla oluyor . Kızın ailesi ve kız adamın aslında kim olduğunu öğrenince şok oluyorlar . Şimdi kız dik halleri olan bir hatun eyvah dedim can sıkacak ama öyle olmadı ve bunu çok sevdim. Bazı mantıklı isteklerini adama ne yaptı etti kabul ettirdi . Asıl olay kız kocasına bayıldı bunlar yatakta falan fişek gibiler ama adamın bazı şiddet kontrol sorunları var . Ve bunu bir kaç haftada bir yaptığı ağır bdsm seansları ile kontrol altında tutuyor .Sıkıntı adam karısına
Forgive Me, FatherErica Jaden · EB CREATIONS, LLC · 01 okunma
# spoiler içerebilir #
Puan vermedi·265 syf.··
2024 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2024 16:31
serinin en manyak en kontrol edilemeyen ve en deli erkeği sergei... bratvanın suikastçısı ve pakhan romanın da üvey kardeşi. angelina ise ispanyol bir mafya babasının kızı. ihanete uğrayıp öldürülüyor ve onu öldüren diego da angelina ile evlenip sefa sürme peşinde. bir operasyon sırasında sergeinin paylatması gereken kamyonda bakıcısı tarafından son anda kamyona koyulan angelina yine sergei tarafından korumaya alınıyor çünkü deli manyak rus azmanının travması tetikleniyor ve onu korumak zorunda hissediyor. her şey durulduğunda ise angelina gitmek istiyor ama sergei bırakmıyor çünkü ne olduğunu ondan öğrenmek istiyor. ve tabii ki çiftimiz bu sürede de birbirlerine aşık oluyorlar. sergei sanırım seride en merak edilen kişilerden çünkü onu diğerlerinden ayıran korkunç bir özelliği var. gittiği görevlerden birinde yaşadığı bir olay sonrası onda kalan travmadan dolayı binevi nöbet geçiriyor ve o nöbet anlarında etrafındakileri öldürebiliyor ve bunu hatırlamıyor. ilginç bir şekilde bu durum angelinada yaşanmayınca devreye roman giriyor ve kardeşinin daha fazla zarar görmemesi ve vermemesi için ona sergei ile kalmayı, onu düzelttikten sonra da kendisine bir hayat kurmayı teklif ediyor. angelinanın sergei üzerindeki etkisi asla pick me lik değildi ki bu hoşuma gitti. adamın git gide ona güvenmesi bu nöbetlerin azalması ve süresinin kısalması gibi şeyler aceleye getirilmeden güzel yazılmıştı. bir de felix var ki aman allahım... sergei ile birlikte çalıştığı için aralarında güçlü bir bağ oluşmuş ve artık askerlik yapmasalar bile birbirlerinden kopamamışlar. ikisinin diyalogları süperdi. ps: nina hala doğuramadı.
1000k
Hidden TruthsNeva Altaj · ‎ Independently Published · 20221,872 okunma