Yandım ataşa nara, üşürsün ört diyorlar Sevdaya dert diyorlar, arayıp bulasım var.. Derdim var yaralıyım, felekle aralıyım Yâr sana sevdalıyım, bir ara göresim var.. Sevdiğim kerem eyle,beklerim selam eyle Dönüp bir kelam eyle, sesini duyasım var.. Dur hele gitme zalım, nic’ olur benim halım Yanıma düştü kolum, boynuna sarasım var.. İncecik bilekleri, yürür burdan edalı Yâr ben sana sevdalı, muradım alasım var.. Bahçeye gül işlerim, ellerim oldu nasır Evinize misafir, gelip de kalasım var.. Ha bugün yarın derken, ağlayıp da gülerken Yıllar geçip giderken, yanında durasım var.. Bir uzun nehir gibi, karım serin serin Ben bu elden giderim, seni de alasım var..
Cennet kokulum <3
Kalbime iyi geliyorsun. Benden hiç gitme sevdiğim...🎈
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
3 Haziran Anısına...
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR işten çıktım sokaktayım elim yüzüm üstümbaşım gazete sokakta tank paleti sokakta düdük sesi sokakta tomson sokağa çıkmak yasak sokaktayım gece leylâk ve tomurcuk kokuyor yaralı bir şahin olmuş yüreğim uy anam anam haziranda ölmek zor! havada tüy havada kuş havada kuş soluğu kokusu hava leylâk ve tomurcuk kokuyor ne anlar acılardan/güzel haziran ne anlar güzel bahar! kopuk bir kol sokakta çırpınıp durur çalışmışım onbeş saat tükenmişim onbeş saat
Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri Gitme gitme el olursun sevdiğim, incitir beni Yokluğuna ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
Müzik
Şaman çadırında sıcak çorba derde şifa Rüzgar tersten esti dalımı kırdı Şeytan bir kez baktı salımı kırdı Sevdiğim insanlar kolumu kırdı, Sorana söylersin; k.doğanay @k-doganay Orta Asyada dönüş rotasını belirlemiştik dedem ibrahim diyip seslendi bak rüzgan serinlik getiriyor iyi bilki dal kırmayan dalı incitmeyen rüzgar sana esenlik verir orta asyaya geldiğin zaman o güzel yemekleri denemeden gitme shan abi hanımı makbul e yöresel yemeklerden yaptırmıştı kendimi biraz halsiz hissediyordum masaya önce piti getirildi özbek mutfağının et ve sebze ile yapılan özellikle kış ayında türetilen bir yemek türüydü biz at eti yemiyoruz deyince makbul hatun beyim has kuzu etidir diyip arkasından ufak hamurları kızartarak ikram ettiği çak çak tatlısını ikram etti evet makbul hanım dedemin elini öperek muhterem dedem rüzgâr tersten esip dal kırdığı vakit biz göktekilere sığınırız birazdan tatlı faslı biter dert faslı başlar duanın olgunlaşma vaktidir bu diyip bizi bilge şamanın yanına götürdü buhurdanlık ve tütsüler hazırlanmıştı şaman Xian bu tütsü göğe yükseldikçe kırılan kol yeniden yerine oturur dua göğe yükseldikçe dallar yeniden olgunlaşır diyip davul çaldırdı kösler vuruldu şaman çadırında bilge şaman xian ocağı kızıştırıp kazanı kaynattıkça horda çorbası pişiyor çocuklar hoyda hoyda diyip göğe yükselen o dualar niyazlar sayesinde sıcak bir tas çorba içip gülümsüyorlardı
1000Kitap
-İyi geceler
-Kulağına Küpe Olsun Gitme yaban ellere gülüm, Umut saçardı her bir sözün. Derde bırakma beni sevdiğim, Kulağına küpe olsun sözlerim. Gideceksin bilirim, inatçısın, Beni hep an , çocuksu neşemi hatırla. O ışıl ışıl gülüşün solmasın yanağında, Kulağına küpe olsun, hiç unutma beni. Bilemezsin, bu senin ilk ayrılışın, Zor olur gurbet, hep düşünürsün. Hasret acıdır, bensiz ölme sakın; Kulağına küpe olsun, düşündüğün ben olayım. -turna 26.05.2026
Şiir