- Ey benim gökyüzü gibi güzel yüzlü sevdiğim, ben seni nice severmişim! Ettin mi bana edeceğini? Gel gitme Zühre'm, gözlerini bir kere daha göreyim. Yarın âhirette bana sorsalar ki dünyâda ne gördün diye, hatırımda tek bir şey kalmış olacaktır: Zühre'm, senin gözlerinin içi.Aşk ve hasret Sinan'ın dudaklarından ateş yağmuru gibi dökülüyordu. Bu hâline kendisi de şaştı._ Zühre'm benden ömrü boyunca böyle sözler bekledi de söylemedim. Sevdiklerimizi ölüm almadan biz onların kadrini bilemiyoruz, ne hikmettir? Amma Zühre demişti: Senin son peçen gözündeki gaflet perdesidir, o da düşecek, her şeyi anlayacaksın; fakat ben öldükten sonra. İşte her sözü gibi bu da doğru çıktı. Zühre benden üç şey bekledi. Evvelâ muhabbet... Onu gösteremedim. Şimdi karşımda olsa da bakarak mum gibi yanıp gitsem. İkincisi: Dünya malına kölelik etmeyeyim isterdi. Gelebilse de cümle vârımı silkelesem, atsam. Ah Zühre!.. Senin benden umduğun bir de yiğitlik vardı. Er meydanından kaçmaklığım yüreciğine dert olmuştu değil mi?
Hayatımdaki eksiklikler, başıma gelen bütün felaketler, ne yaparsam yapayım unutamadığım tüm acılar... Hiçbiri Halide yanımdayken canımı acıtmıyordu. Bunu ona söyleyebilmeyi çok isterdim. O sevdiğim gözlerine bakarken, "Yaralarımı iyileştirdin, doktor. Sen yanımdayken canım yanmı-yor. Hep yanımda kal, gitme olur mu?
Alper Gencer – Ah!
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
**
kırışır seni beklemekle geçen zaman
belki hiç
gelmezsin!
**
yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı:
bir renksiz kanatlı kelebek olmak!
neyin temrinisin ey hayat?
kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı?
**
kıyam et! bağrımdan alıp da yürü
sesimin şeriki olmuş bu çocuk
bir çocuk bezmi elestten beri
yürürlüğe konulmuş temsili bir pak.
**
al işte bedenimden söküp de çıkar
bulamadım nerede saklıdır o dert?
**
güneş gözlerine bandı mı ışığı
vakit aydınlıktır renginle o sıra
ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki...
**
tozu dumana katmanın becerisinde:
“yine hangi rüzgârın emrine amadesin?”
**
bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz
dertler giderek silahlanıyor
Alper Gencer - Şarkısızın Şarkısı
susamıyorum sevgilim
çünkü havada sesimi doğuran bir esir var
bütün çilingirleri sofralara çekerek
kapıda kalanlarla konuşmak istiyorum
kapısında kaldıkları sahiden evleri mi?
bir kilidi açmak kolay değil o kadar
hırsızın belki de yoktur kabahati!
**
selam ile insan insana iliklenir
başında ortasında ve sonunda yine selam
çünkü aranızda selamı yayın demiş efendim
**
bu sonucu beğenmedim sebebi neyse kov!
kes iplerini gel beraber vuralım kuklacıları
vuralım ve bir tren yırtsın dünyanın perdelerini
devrilsin ışık ve gerçek rengini giyinsin gül
**
ben trenin içindeyim git kendine bir istasyon bak
bırak onlar kendi koydukları kurallara inansınlar
**
çektirdiğin fotoğraf neden hiç konuşmuyor
**
bütün randevulara düzenli olarak geç kalmakta haklıydım
gök bana göre değildi yeri zaten hiç sorma
gök de kendine göreydi yerde zaten hiç durma
çıktım bir kapısını bulup yaşadıklarımdan
vardım ki seni sevdim
seni sevdim evler arasından bir evdin