Puan vermedi·337 syf.··
2018 90. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2018 00:00
Sevgili kitabım, öncelikle hasta halimle okul bahçelerinde kah banklarda, kah kaldırımlarda bana eşlik ettiğin için teşekkür ederim :) Soruyla başlamak istiyorum. Kendi değerinizi hiçe sayacak, kendinizden vazgeçecek, olası bir ihanette bırakın hayatta kalmayı, ayakta kalamayacak kadar bağlanmak aşk mıdır? Saplantı mı? Efendim kitabımız oldukça akıcı. Konuyu kavrayana kadar elimden bırakamadım. Sonrasında da meraktan bırakamadım. Beklenmeyen bir savaş, kabileler arası bir soykırım, canını kurtarmaya çalışanlar, acısız ölmek için kurşun satın alanlar... Ve tabi ki ilk sayfalardan başlayan, sinir katsayımı arttırarak sonuna kadar devam eden gizem. Neden sinirlenmiş olabilirim? Karakterlerle birbirimize girdiğimiz için. Şöyle ki: Sevgili Nerissa... Tercihlerin o kadar aşktan yana oldu ki, yaşadığınız soykırıma, savaşa, geride bıraktıklarınıza, kayıplarınıza yeteri kadar üzülemedim. İnsanların çaresizlikleri diz boyuyken, sen sevdiğinin gözlerine bakınca dünya durduğundan o duyguların hakkını veremedim. Diyorsan ki:"benim istediğim aşkımı vurgulamaktı zaten" o zaman ayakta alkışlıyorum. Gerçi yine yanlış bir şeyler var. Bu kadar sırlarla dolu bir adam hayatındayken "güvenmeyi tercih ettim" diyerek yıllarca susamazsın hayatım. Evet adam gerçek olamayacak kadar süper olabilir ama seninde yaradılışına aykırı, kadınsın sen. İçini kemiren kuşkularla susup oturamazsın. İşte böyle, saf aşk, koşulsuz, sorgusuz sualsiz güvense aradığınız o kitap, bu kitap. Tarzı özgün olmakla birlikte, yakından takip ettiğim Sarah Jio'yu anmadan edemedim, bunu da belirtmeden geçemicem. "Aşk, insanları alt etmek için hayatın kurduğu en büyük tuzaktır." "Kendi yaramızı saramazken, başkalarının yarasına merhem oluruz bazen." "Sonsuz mutluluğa açılan kapıdır uzaklar... Mutsuz oldukça uzaklara
Güneşin Doğduğu YerYağmur Kutsal · Kumran Yayinevi · 201818 okunma
10/10
·480 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 20:29
Epeydir bu kadar güzel bir fantastik okumamıştım o yüzden çok ama çok mutluyum resmem dilim tutuldu. Öncelikle konusuyla beni mestetti. Her okurun hayalidir sevdiği kitapların içine ışınlanmak ve gerçekten başına tam da bu gelen bir okuru okumak düşündüğümden de etkileyiciydi. Ana karakterimiz Maggie üzerinde tek bir parça eşya olmadan acımazsız bir şehir olan Kair Toren’de hayatta kalmaya çalışıyor. Hayatta kalmayı başardığı gibi koca bir imparatorluğu da kurtarıyor. Maggie o kadar zeki bir karakterdi ki onu okumak inanılmaz zevk verdi bana. Hikayeyi, olacakları, karakterleri ve onların düşünüş tarzını bilmesi evet çok önemli bir güç onun için ama aynı zamanda o kadar dikkatli ve detaylı planlar yaptı ki aklımı yitiriyordum nerdeyse. Hiçbir zaman hislerine kapılmadı korktuğu endişe duyduğu anlarda bile hep mantığıyla hareket etti. Kendisi de bir okur olduğu için bazı karakterlere biaslı davranması hoşuma gitti çünkü büyük ihitmalle ben onun yerinde olsam bende öyle davranırdım. Hikayenin bazı kısımlı biraz kafa karıştırıcıydı çünkü ana karakterimiz bir plan yaparken bize her şeyi anlatmıyor okuyucu olarak biz de diğer karakterlerle beraber öğreniyorız neler olacağını. Her ne kadar her şeyi bilmemek biraz rahatsız edici olsa da kendi tahminlerimi yaparken çok eğlendim. Ve kitabın ortasında giren o plottwist yemin ederim geleceğini düşünmüştüm ama ana erkek karakterimiz -Everard- beni bile kandırdı (halimden memnumum yanlış anlaşılmasın). Uzunca bir süre korkarak okudum kitabı her şey o kadar tadında ilerliyordu ki sonunda her şey sarpa sarıp saçma bir şekilde biterse kafayı yerdim, şaka yapmıyorum. Kitap daha çok fantastik ve politika ağrılıklıydı eğer kafanıza asiller, evler ve tarih hakkında tonlarca bilgi atılmasından hoşlanmıyorsanız biraz sıkılabilirsiniz. Ben
This Kingdom Will Not Kill MeIlona Andrews · Tor Books · 20262 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·280 syf.··
2026 3. kitabı
Sevdiğim yazarlar listesinde yer alan Hakan Mengüç'ün bu kitabında hem olay hem de psikolojik tahlil ile durum değerlendirmeleri yapılmış. Kitapta baş rol alan 1 karakter var gibi gözükse de hepsinden ders çıkabileceğiniz detaylar mevcut. Dili yormayan, gayet akıcı ve kendi öz değerinize önem vermeniz gerektiğini vurgulayan bir eser olduğunu düşünüyorum. Asıl mevzu dışarıda pırlanta aramak değil de içindeki cevheri kesfetmekte...
1000Kitap
Gitmeli miyim Kalmalı mıyımHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20211,689 okunma
Sonunu hiç beklemiyordum.
7/10
·488 syf.··
2026 9. kitabı
-Spoiler- Kitabın başında Darrow yanlız kalacağından, öldürülmekten korkuyordu. Kitabın sonunda ise bambaşka yerdeydik... Serinin ikinci kitabında üzümlü kekim ne yapsa elinde kalacak Darrow'un, onca ölen can sebebiyle içsel sorgulamalarını görüyoruz. Şu an ben de artık tüm Renkler için ideal bir düzenin olmadığına inanıyorum. Bence geldiği gibi gitmeli. Darrow'un annesi ile konuşmasında annesinin "Bunca Kızıl ne olacak?" sorusuna katılıyorum. Yeni düzende bunca yalandan sonra Kızılların savaşı olacak ve ölüm ölümü, ölüm ölümü getirir. Bu saatten sonra Darrow değil de ancak toparlarsa Kısrak olayları düzeltebilir. Hızımı alamayıp sondan yazmaya başladım. Genel kitap hakkındaki düşüncelerime gelirsem savaşlar ve sıfırdan büyümek... Okuması oldukça zevkliydi. Önceden öngörmeler ile yapılan planlarla katlanarak artan büyüme ivmesi, iki tarafta sürekli hainler ya da casusların çıkması heyecanlıydı. Bu seriyle ilgili sevdiğim şey kimseden nefret edememek. Roque, Cassius, Çakal... Hepsi kendince haklı. Darrow zaten haklı. Yine de bu kitapta çok kişi öldü ve rahatsız oldum. Seriye bir miktar ara verip nefes alacağım. Karakterle fazla empati yaptım ve Darrow'un çaresizliğinden içim sıkıldı :D.
Altın OğulPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20151,654 okunma
Ya insanca onurlu yaşamalı ya dünyadan göçüp gitmeli sessizce...
10/10
·215 syf.··
2026 14. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 13:08
İzmir Kültürpark'ta bir imza gününde edindim kitabını İlyas Salmanın, kendisi ile tanışma şerefine erişerek... "Sevgili Genç Yoldaşım, ya insanca onurlu yaşamalı, ya dünyada gereksiz yer işgal etmeden göçüp gitmeli. Sizin İlyas " diye yazdı imzalarken kitabını. Ne yalan söyleyeyim çok filmini izledim takdir ederdim ama bu kadar yakından tanımazdım kendisini. Aynı imzalarken ifade ettiği gibi onurlu bir yaşam sürüp iz bırakmış hayata... Dünya görüşü, devrimci kişiliği, insana bakış açısı, merhameti vicdanı ile daha fazla değer hakkettiğini düşünüyorum. 14 filmi hakkında bir söyleşi kitabı, okuduğum ama satır aralarında anlıyorum ki aslında daha da fazlası var özellikle 80 darbesi sırasında video film döneminden kalma. Sistemi, yönetmeni, oyuncuyu ve çekinmeden kendisini eleştirebilen bir özgüvende. Yaptığı doğrular kadar hatalarını da kimseden esirgemeden okuyucuya sunuyor. Para çoğu zaman ilk planında olmamış ki sinemaya aşık 80 yaşımda da oynamak isterim diyor kısaca. Hatta çoğu zaman özel hayatının bile önüne geçtiğini söylüyor bu aşkının. Eşinden önce oyunculukla evli olduğunu vurguluyor : "Eşinden önce oyunculukla evlisin. Bu beni rahatsız ediyor işte. Film çekilirken kendimle bunun kavgasını çok verdim. Sonra dedim ki, bu filmin getireceği ödül ya da ödüller beni rahatlatacak. O yüzden sikâyetinden vazgeç ve oynamaya devam et. Yani oyunculuk maceram bir yönüyle benim davam ve kavgam ama bir yönüyle de afyon gibi." Kendine yapılan haksızlıklar bir bakıma hayatına şekil vermiş yapılanları kabullenmiş ama kalben affetmemiş. Çirkin olarak anılmış hayatının neredeyse her döneminde çocukluğundan başlayarak. Konservatuardaki bölüm Şefi Ergin Orbey bir bakıma albenisini vurgulamak için: "Sana çirkin diyorlar ama çirkin değilsin. Güzel de diyemem. Ama yakışıklı bir
1000Kitap
İlyas Salmanİlyas Salman · İleri Yayınları · 053 okunma
Puan vermedi·245 syf.··
2026 19. kitabı
Funda Ergenekon yazarımızın derlemesi ve düzenlemesi ile; ilk yolculuğuna 21 Kadın 21 Öykü ile başlayıp, her yıl bir yazar ekleyerek bugüne kadar gelen, 26 Kadın 26 Öykü ( kadın öyküleri) kitabı; 245 sayfadan oluşuyor. Her yolculuğun sonu vardır ama; kitabımızın sonunda bize bu yolculuğun artarak devam edeceği müjdesini vermiş sevgili Funda Ergenekon yazarımız. Aybüke Çolakoğlu / Özgürlüğün Kanat Sesleri; Aysun Eliş Gözütok / Kara Kurbağası Üzerine; Bengi Tuna / İnsan Bazen Gitmeli; Burçin Kaya / Durduğun İçin Yol Bitti; Canan Partigöç / Vuslat; Dilek Altay / Yolda Düştük; Dilek İşcen Akışık / Sesli Veda;: Dursaliye Şaban / Kaçak; Elif Yalçın / Anlamlı Kaçış; Esra Sungun / Doğum; Fatoş Ürken / İki Yolculuk Arasında; Figen Kubilay / Sonsuzluğa Yolculuğumuz; Funda Ergenekon / Yola Sığamayanlar; Gülsüm Öz / Zincirli Palas; Hatice Demir Kaya / Kubar K.; İlknur Aydın / Bir Yol Var, Yoldan İçeri; Nil Sakman / Bir Melek Olma Sanatı; Özlem Barlok / Beyaz Sabun Kokusu; Pelin Gezeryel / Tren Garında; Seda Zıvana / Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar; Sevim Yunus Habip / Rayların Altında Kalan Zaman; Tuğba İnceoğlu / Domatesler; Tülay Duygulu Pırlant / Mistik Yolculuk Mardin; Türkan Dalgıç / Beş Saat, Bir Kule; Yeşim Sultan Gönen / Bitmeyen Yolculuk; Zeliha Türkkan / Sevdiğim Kadar Sevilmediğim Gün Büyüdüm adlı öyküleri ile bu güzel yolculuğa katılmışlar. Çevremizde de görebileceğimiz, kendi başımıza da gelmiş olan, kendisi olmaya çalışan, her şeye rağmen ayakta kalmak isteyen, bazen başaran, bazen başaramayıp, acısını kendisinden çıkaran kadın öyküleri... "Kendine ait bir yolu olmayan kadın, başkalarının yollarında kaybolur." Virginia Wolf Yol, susarak öğrenilenlerin, konuşarak cesaret bulanların, geride bırakılanların ve henüz adlandırılmamış ihtimallerin izidir. Mevlana'
26 Kadın 26 ÖyküKolektif · Artshop Yayıncılık · 202615 okunma