Beyaz Geceler ve Yufka Yürekli kitabı hakkındaki düşüncelerim…
8/10
·208 syf.··
2026 8. kitabı
Bu kitabı okuduğumda ana karakterde kendimi gördüm. Onun hayalperestliğini, yaşadığı aşkı ve sevgiyi kendi içinde büyütmesini, bununla ilgili hayaller kurup içinden belli bir umut beslemesini hissettim. Belki hayal kurarken dışarıdan bakınca aptalca, saçma ve anlamsız görünebilecek ama insanı yine de bir şekilde mutlu eden bir yanı vardı bu durumun. Fakat bir yandan da o hayalin gerçekleşmemesinden doğabilecek acı ve üzüntü de çok derindi. Geceleri kurulan hayaller, zihinde sürekli canlandırılan o sahneler, sonrasında gerçeğin yüzüne çarpmasıyla oluşan acı gerçekten çok sarsıcı. Ana karakterimiz günün sonunda yine yalnızlığıyla baş başa kaldığını hissediyor çünkü aşık olduğu kadın başkasına gitmişti. Kim bilir neler yaşadı, neler hissetti… Belki onun adına mutlu olmuştu ya da en azından mutlu olduğunu düşünmek istemişti. Ama günün sonunda yine kendi hayallerine dönüyor, gerçek hayatla yüzleşip acı ve düşünceler içinde gecelerini geçiriyordu. Yine bu kitapla birlikte Dostoyevski’nin Yufka Yürekli adlı eserinde de benzer bir düşünce yapısı dikkatimi çekti. Vasya dediğimiz karakterin ne kadar alçakgönüllü, kibar ve naif biri olduğunu görüyoruz. Adı üstünde “yufka yürekli” oluşu, onu sürekli başkalarının yanında mahcup hissettiren bir özelliğe dönüşüyor. Kendisine verilen küçük bir görevi bile aşırı büyütüyor, kendine gereğinden fazla sorumluluk yüklüyor. Oysa ona görev veren kişi bile bu işi o kadar da önemli görmüyor. Yazıların zamanında teslim edilmemesi gibi durumlar belki işveren için büyük bir sorun bile değilken, Vasya bunu sanki büyük bir başarısızlıkmış gibi içselleştiriyor. Ona güvenin sarsılacağını düşünüp derin bir rahatsızlık yaşıyor. Aynı şekilde sevdiği kadına karşı da benzer bir düşünce içinde. Kadın onu seviyor ve onunla evlenmek istiyor ama Vasya, fakir
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,1bin okunma
Arkadaşlar İçin İntihar Vakti
6/10
·48 syf.··
2026 24. kitabı
2026 - 28. Kitap Kitabın Adı: Arkadaşlar İçin İntihar Vakti Yazarı : Küçük İskender Yayınevi: Can Yayınları Türü : Derleme Basım Yılı : Kasım 2017 Sayfa Sayısı: 46 Sayfa Düşünceler : Bu dünyadan bir Derman İskender Över namıdiğer Küçük İskender geçti. 3 Temmuz 2019 tarihinde aramızdan ayrıldığında sadece 55 yaşında idi. Öldüğünde ünü kısa yaşamından çok daha uzaklara gitmişti. Amerika'da dahi şiir okumalarına katılan ,şiirler okuyan yazar pek çokta ödül kazanmıştır. Küçük İskender edebiyatın ve sanatın pek dalında emek vermiş ,eserler meydana getirmiştir. Şiir,roman,deneme gibi pek çok türde yazan sempozyumlara katılan ,şiir dinletileri veren Küçük İskender Ağır Roman ve O Şimdi Asker filmlerinde de yan rollerde oyunculuk yapmıştır. Küçük İskender'in adını çok duymama rağmen hiç eserini okumamıştım. Yazarın çeşitli eserlerinden kendisinin seçtiği derleme türünde olan bu kitapta denemeler ,öyküler şiirler bulunmaktadır. Kendine özgü protest bir tarzı var Küçük İskender'in. Kara mizaha ve sert ögelere de başvuruyor özgün ama ağır metinler ortaya çıkıyor. Ölüm ve jan temalarına sık sık yer veren yazarın öykülerinde vurgulu sonlar öne çıkıyor. Peki beğendim mi ? Yani önüme çıksa okurum her şekilde ama illa önüme çıksın diye de çabalamam yani. Yine de farklı bir tarz arayanlar okuyabilir diye düşünüyorum
Arkadaşlar İçin İntihar VaktiKüçük İskender · Can Yayınları · 201750 okunma
Reklam
7/10
·250 syf.··
2026 6. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:01
Vay be... Cidden vay be... Gözlerim dolu dolu bitirdim. Bu arada kitabı okumadım, storytel'den dinledim, seslendirenlerle ilgili bir çift laf etmezsem hatırları kalır, başta Murat Eken olmak üzere hepsi harika iş çıkarmış, tebrik ederim. Storytel'de genellikle bir kitabı tek bir seslendirmen okur, bu yüzden bazen diyalogları takip etmesi ve iç sesi diyalogdan ayırt etmesi zor olur ama bu kitapta her karakteri ayrı bir kişi seslendirdiği için takip etmekte hiç zorlanmadım. Gelelim kitabın içeriğine... Aslında son kısma gelene kadar fikirlerim oldukça olumsuzdu, hikâyenin kurgusu çok basit, yer yer de klişe gelmişti, hele bazı yan karakterlerin hayat hikâyeleri yeşilçam filmlerinden aşırma gibiydi. Tabii bir kitabı dinleyerek takip etmek, okuyarak takip etmekten daha zor benim için. En basitinden, dinlediğim kitapları çoğu zaman ya yolda ya ev iş yaparken, yani hareket halindeyken dinlediğim için not alma fırsatım olmuyor. O yüzden de bu incelemeyi yazarken sadece hafızamda kalanlara güvenmem gerekiyor. Bir de çapraz okuma işini biraz abartıp aynı anda 6-7 kitaba devam ettiğim için bu kitabı ömrünüze bereket tam 76 günde bitirmişim. Neyse çok uzattım, devam edeyim... Dinlerken baş karakterimiz Arif'in sürekli yazarlardan, filozoflardan alıntılar yapması, o alıntıların üstüne söz söyleyip serbest çağrışımla aklına uçuşan apır sapır düşünceleri paylaşması hoşuma gitmişti. Tabii burada okurken edebi hazdan bayılacağınız, beyninizin yanacağı upuzun cümlelerle, bilinçakışı tekniğiyle yazılmış paragraflardan bahsetmiyorum. Bir arkadaşınızla muhabbet ederken kuracağınız basitlikte ve bazen de küfür içeren cümleler işte. Sevdim mi sevmedim mi arada kaldığım bir diğer konu da Arif'in tüm sohbetlerine yedirdiği genel kültürüydü. Yani sevgilisiyle Guinness marka bira içiyor ve
Güzel Filmler Çabuk BiterVolkan Sönmez · Kuartet Yayınları · 2026423 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 71. kitabı
Öncelikle filmini izledim. Çok sonraları da kitabını aldım. Film çok hoşuma gitmişti. Kitabının da öyle bir etkiye sahip olacağını düşünmüştüm ama yanılmışım. Çünkü çok daha derin ve çok daha etkileyici bir eser ile karşı karşıya kaldım. Bunun en büyük sebebi de aslında izlediğimiz filmin bu kitap olmaması. Evet Film bu kitabın filmi olay aslında aynı. Orada Jamal karakteri kenar mahalleden geliyor ve hayatında yaşadıklarının yarışmada karşısına çıkmasıyla kaderin cilvesiyle en büyük ödülü alıyor. Yarışma programının sunucusu ise bu işte bir iş olduğunu düşünüyor ve polisi çağırıyor. Burası aslında aynı ama kitaptaki kişi Jamal değil Ram Muhammed Taylor. Bir kilise önüne bırakılan bir çocuk. Rahip ona bakıyor ve aile bulmaya çalışıyor ama maalesef bulamıyor. Sonra ona bir isim vermek istiyor. Bir Hristyian ismi veriyor ama bunu duyan bazı hintliler onunla konuşuyor. Onun hristiyan olduğunu nereden biliyorsun ya hintliyese diyorlar. Papaz da bunu bilemezsiniz ya müslümansa diyor. En sonunda da hint, müslüman ve hristiyan adından oluşan Ram Muhammed Taylor adını alıyor. Filmden farklı bambaşka br hikaye burada bizi bekliyor işte. Çünkü polislerin elinden bir avukat kız onu kurtarıyor ve onunla konuşuyor. Soruları nasıl bildiğini anlatmasını istiyor. Çünkü onun soruları çaldığı düşünülüyor. Ram anlatmaya başlıyor. Herşeye adının verilmesinden başlayarak yaşamındaki tüm dönüm noktalarını anlatıyor. Bütün dönüm noktaları yarışmadaki soruların cevapları. Ve yaşadıkları o kadar zor ki. Ölümler, ihanetler, aşklar, sevgiler, kardeşlikler... Sizleri derinden etkileyeceğini düşündüğüm bu kitabı kaçırmayın derim.
Kim Bir Milyar Kazanmak İster?Vikas Swarup · Oğlak Yayıncılık · 200519 okunma
7/10
·430 syf.··
2026 5. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:00
bilemiyorum ya. ilk kitap sular seller gibi akıp gitmişti ve sırf bu yüzden tam ikinciden de aynı etkiyi beklerken evdeki hesap çarşıya uymadı. sorun kitabın akıcı olmaması değil, tam olarak bir noktadan sonra ben niye bunu okuyorum dedirtmesi. sırf ikinci kitabı ekleyip seriyi devam ettirmek için yazılmış bir kitap olduğunu hissettim ve elim gitmedi. şimdi, kitapla ilgili bir sürü sorum var. böyle akılda soru işareti bıraktıran eserleri çok seviyorum ve bu kitap en sansasyonellerinden biri, bu konuda şanslıyım. esas büyük soru yazarın niyeti. o kadar yoruma açık paragraflar ve istenilen yöne çekilebilecek kısımlar var ki her bir satırın üstünde durup uzun uzun tartışmak istiyorum. etrafımda bu kitabı okuyan birilerine ihtiyacım var, LÜTFEN OKUYUN VE SORULARIMA CEVAP VERİN. üçüncü kitap için birazcık bekleyeceğim sanırım, o derece acil hissettirmedi. HAH, bir de, bu İngilizce isimlendirme mevzusu tüm ciddiyetimi yok etti ya. little people demek yerine farklı bir şey bulunsaydı, komik çünkü. o atmosfere girmemi zorlaştırdı, bu yazarın mı tercihi yoksa yayınevi bilerek mi böyle bırakmış araştıracağım. birkaç gün daha benimle yaşayacak 1q84, sonra da kendisine ara vereceğiz.
1000Kitap
1Q84 - 2. KitapHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20172,654 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 99. kitabı
Bugün kendimi aşıp 3. Kitabı bitiriyorum ama durun önce bu kitabı övmeliyim. Bu neydi ya?!!? Bakın Lana Myers tek Logan’ı değil beni bile etkiliyor öyle güçlü bir kadın ki. Bu seriyi sevmemin sebebi her şeyin bir dizi gibi akıyor oluşu. Ne aşk ne gerilim hepsi dengeli bir şekilde işleniyor. En son kitapta Öcü Lana’yı avlamak için evine gitmişti. Ama ne demişler ava giden avlanır. Tek sorun dolapta ajan Hayley’in da mahsur kalması. Lana farkında olmadan kimliğini açık eder ve işler ilginçleşmeye başlar. Basın ona artık Kızıl Katil adını takmıştır. Ve Lana Logan’la hayalindeki mutlu sonu istiyorsa elini hızlı tutmalıdır. SPOILER?!? Hayley’ın Lana’yı ispiyonlamak yerine arka çıkması… Aynı acıyı yaşayanların dost olması. Ah ah ikisi de kötü şeylere maruz kalmış güçlü kadınlar. Jack ve Lana’nın planları gerçekten enfes. Kasabayı kızıllar altında bırakmak mı??? Herkesin akıl sağlığıyla oynadılar. Diana ne anlatacak acaba çok merak ediyorum. Ve birisi Logan kazık atacak Lana’ya demişti. Kitabın sonunda Logan’ın ahlaki pusulası mı değişecek yoksa Lana Myars bir mit olarak ölecek mi çok merak ediyorum…
Mindf*ck 3: Kızıl MelekS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202629 okunma
Reklam
Reklam