Şoke Edici Sürprizli
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Damla Sönmez seslendirmesi ile dinlediğim ikinci kitap. Kesinlikle çok iyi kurgulanmış bir hikaye. Ya tamam anladım dediğiniz şeyler anladığınız gibi çıkmıyor öncelikle düşündüğünüz şeylerde olmuyor bir türlü. Hiç aklınıza getirmeyeceğiniz kişiler olaylar sonucu doğuruyor daha ne diyeyim. Başladım dinlemeye bitirdim kesintisiz. Bir sardı bir sardı nereye gitsem ne yapsam dinlemekten vazgeçemedim. Yav ben kitap dinleyemiyorum dikkatim dağılıyor kafam başka şeylere kayıyor diyordum meğerse bu işin sırrı seslendirendeymiş. Bu Damla Sönmez seslendirmeleri çok başarılı tavsiye ederim. Hanımefendi kendini vererek yapıyor bu işi net. Bu keyfi kaçırmayın derim.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,1bin okunma
7/10
·125 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 16:42
"Çoktandır ne yaptığımı bilmiyorum. Ancak böyle dolaşırsam bir şeyler görebiliyorum. Yoksa gözümü dört açsam nafile!! "... eşim gittiğinden beri aynı duygular içindeyim. Nereye gitsem, ne söylesem, ne yesem hep eksik...
Alemdağ'da Var Bir YılanSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Alışılmamış bir sevdalanma
9/10
·725 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 03:21
"Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz." Böyle yazmıştı Tomris’e Turgut Uyar; böyle anlatmıştı sevdiğini. Ben de alışılmış şeyler söyleyerek Büyük Saat’in kıymetini alçaltmak istemem. Kitabı belli aralıklarla okudum. Bazı yerlerde şairin özgün diline henüz alışık olmadığımdan, dizeleri anlamakta ve anlamlandırmakta güçlük çektim. Bunun, şairin hayatına ve yaşadığı döneme ait bilgimin eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Yine de kitabın içinde defalarca okuduğum, beni büyüleyen şiirler mevcuttu; öyle ki bunlar beni terk ettiğim, geride bıraktığım şeylere tekrar döndürdü. Tam da hayatımdaki her şeyi düzeltmeye çalıştığım bir dönemde, şairin "Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği..." dizesiyle karşılaşmak, her şeyin ne kadar da açık olduğunu bana tekrar tekrar düşündürttü. Kitaba başlamadan önce şairin hayatını, yaşadığı dönemin büyük kırılmalarını ve dostluk ilişkilerini önceden okursanız, bazı şiirlerin kapılarını size çok daha rahat açacağına inanıyorum. Dünya bir sunaktır Sonunda kalemlerin bile sunulduğu İşte benim kanım ortada (s. 437) İçinde öyle şiirler, öyle mısralar mevcut ki; her mevsim sıcak, ılık bir rüzgarın ikindi vakti esmesi gibi... Ya da gece yarısı üşürken üzerinize sevgiyle örtülen bir battaniye gibi... Nereye gitsem, nereye baksam Sevdalı sevdalıdır gözlerim. Anlarlar diye herkeslerden, Bakışlarımı gizlerim. (s. 98) İnsanın bitmemiş şiirleri vardır; işte bu kitap da o bitmeyen şiirlerden bir tanesi. Herkesin hayatta bitiremediği veya bir türlü başlayamadığı şiirleri vardır elbet. Kalemin kağıda dokundukça kan ağladığı şiirler... Ancak biliriz ki o şiirler bitmez, bitmeyecektir de. Çünkü Turgut Uyar’ın da dediği gibi, dize dize 'biri öbürüne kan verir'. 'yaralı olmak yerinde olmamak uzun gecikmesi son kesinliğin bir sabah
1000Kitap
Büyük SaatTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20199,3bin okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
Yanında Götürdüğün O Sessiz Valiz
8/10
·144 syf.··
2026 13. kitabı
Schnitzler bitti ama Fridolin’in o bitmek bilmeyen gece yürüyüşü benim zihnimde hâlâ devam ediyor. Kitabı okurken şunu fark ettim; insan bazen en büyük hapishanesini kendi elleriyle, o çok güvendiği "mantığıyla" inşa ediyormuş. Fridolin’in o tekinsiz sokaklarda aradığı şey aslında yabancı kadınlar değil, kendi içindeki o bastırılmış, yetersizlik korkusuyla yüzleşmekten kaçtığı "benliği". Kitapta bir yer var, kadın kahraman "Sen korkuyorsun" diyor hafif bir sesle. O an durdum. Zihnim direkt o bildik yere; bir erkeğin en savunmasız olduğu o anlara, hani karşı tarafın beklentisini karşılayamama ya da o "güçlü" imajın altında ezilme korkusuna gitti. Fridolin’in o parolalarla girilen gizli ayinleri aslında bizim hayatta "erkek" gibi görünmek için takındığımız o sahte maskelerin bir aynası. Hani Oğuz Atay diyor ya, "Hayatım ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu" diye; işte o oyunda yetersiz kalma, o bağı bir türlü kuramama korkusu Fridolin’i o sokaklara sürüklüyor, beni de kendi içimdeki o sessiz odalara... Bazen "sıfırdan başlasam, beni kimsenin tanımadığı bir yere gitsem her şey düzelir" diye bir illüzyona kapılıyoruz. Ama Schnitzler hatırlatıyor: İnsan nereye giderse gitsin, kendini de yanında götürüyor. Odamı boyarken, mobilyaları kaplarken aslında o dışarıdaki tekinsiz dünyaya karşı bir kale kurmaya çalışıyorum ama asıl fırtına Albertine’in rüyasındaki gibi, tam da o en güvenli sandığımız yatak odasında kopuyor. Bu kitap bana şunu öğretti: Hayatı sadece izleyerek veya sürekli "onarmaya" çalışarak yaşayamayız. Bazen o maskeli baloya girmek, o tekinsiz sokaklarda kaybolmak ve en sonunda o "eski" hayatın tüm kusurlarıyla barışmak gerekiyor. Finalde Albertine’in dediği gibi; "Geleceği hiçbir zaman işe karıştırmamalı." Sanırım artık uyanma vakti geldi. Hem de uzunca bir
Rüya RomanArthur Schnitzler · Bordo Siyah Yayınları · 2019418 okunma
10/10
·397 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 00:00
Damla N. Archeron kıtap bıttıgı ıcın cok uzuldum bu kadar guzel yazmak suç degilmi? > ^ < ilk öncelıkle kıtaptan baslıcam, hanı herseyı mukemmeldı, yazım stılı muhtesemdı yanı kıtap ztn cok surukleyıcı ustelık guzel yazılmıs ustelık konusu mukemmel ustelık fantastık, karakterleri olsun adlar isimler olsun evreni olsun o kadar uyum içindeydilerki serinin bitmesıne cok uzuldum novellasının cıkmasını cok isterim,ve bu spoi sayılırmı bilmiyorum ama sonu için cok mutluyum,sonunun böyle bıtmesı herkese tesellı oldu... Simdide kitabı okurken neler hıssettım onu anlatıyım, kıtabın baslarında ılk basta kafam karıstı cunku gy2 yı okuyalı olmustu ama bıraz ılerleyınce her sey oturdu Damla mukemmel yazdıgı ıcın herseye agladım hanı herseye, en garıbınden Maça Eira nın gelıp koluna gırınce bıle duygulandım o derece... Birazda tasarımdan, kapak hanı cok guzelll, renklerı fln mukemmel ve dıger kıtap kapaklarıylada uyumlu en sevdıgım sey kıtap kapaklarındakı kısı sayısının artmasıydı yan boyamalarıda cok uyumlu, ve yan kagıtlar 3. kıtabın yan kagıdı dehset ıyı o kadar guzel cızılmıskı, harıtayıda cok sevıyorum tek sıkıntı bazı yerlerın adı yazılmadıgı ıcın nereye gıttıklerını anlayamadım >-< ... Ve cok tesekkur ederım Damla gercekten boyle bır hıkayeyı bıze sundugun ıcın suankı en yakın arkadasımla yakınlasmamızı sagladın ılk okudugumuz zamanlar, bır kıtap bu kdr safe place olamaz, gıtsem kaybolmayacagım yerlerden, gıtseydım dırek Marlo ya gıderdım, yenı kurgunuda heyecanla beklıyorum... Umarım kıtabı ne kdr sevdıgımı anlatabılmısımdır, Yol hepımızden yana olsun...
Gümüş Yürek 3D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025301 okunma