"O barların bangır bangır gürültüsü yerine halk kütüphanesinin sessizliğini tercih ediyordu. İstisnasız her gün öğle tatilini kütüphanede geçiriyordu. Doymak bilmez bir iştahla sürekli okuyan Giula, duvarları kitap kaplı büyük okuma salonlarının sayfa seslerinden başka bir şeyin duyulmadığı atmosferini seviyordu. Orada içini huzurla dolduran, neredeyse dinsel ve mistik bir ibadet havası bulunuyordu."
"O, barların bangır bangır gürültüsü yerine halk kütüphanesinin sessizliğini tercih ediyordu. İstisnasız her gün öğle saatini kütüphanede geçiriyordu. Doymak bilmez bir iştahla sürekli okuyan Guila duvarları kitap kaplı büyük okuma salonlarının sayfa seslerinden başka bir şeyin duyulmadığı atmosferini seviyordu. Orada içini huzurla dolduran neredeyse dinsel ve mistik bir ibadet havası vardı."
Giula Tirupati Tapınağın dünyada Mekke’den ve Vatikan’dan çok daha fazla ziyaret edilen bir yer olduğunu öğrendiğinde oldukça şaşırmıştı. Tapınakta tanrılarına saçlarını sunan hiç tanımadığı ve hayatı boyunca da tanımmayacağı o insanları düşündü.
Bulgar dil anıtlarının Romanya toponimisinde [yer isimlerinde] yerleştiği ileri sürülmektedir. Bulgarlar, Peçenekler ve Macarlar tarafından hangi adların verildiğiyse şimdilik kesin olarak bilinmemektedir. Fakat "Jula," "gyula," "giula" toponimleri [yer isimleri] tamamıyla Bulgarlara aittir.
Sayfa 141 - G. Moravcsik, Byzantino turcica, II, Die Sprachreste der Türkvölker in den byzantischen Quellen, Budapeşte 1943 s. 296-298; A. Decei, Toponymie türque de la Roumanie, Louvain 1951 (Toponomastik Kongresi Raporları), s. 367·Kitabı okudu