En kötüsü gecenin ortasında acıdan uyanmak ve uykuya devam edememekti. O zaman rakı içer, çaresizlikten üstüne birkaç kadeh viski ya da şarap yuvarlar; bilincimi, bana huzursuzluk veren ve bir türlü de susmayan bir radyoyu kapatır gibi kapatmak isterdim.
Niye Allah’ın bana verdiği bu büyük hediyenin kıymetini bilememiştim! Onu ne zaman görebilecektim? Kumsalda güneş altında uzandığım yerde ağlamak ister, ama suçlu olduğumu bildiğim için onu da yapamaz, başımı kuma gömüp kahrolurdum.
-Seni bir daha görebilecek miyim?
+Her kış. Akasya çiçek açtığında.
Bir adama kalbini kaptırmayacak, acısına şahit olacak bir ağaca ismini kazımayacaktı. Sevgisi yarım kalmış bir hikâye olmayacaktı. Adam geri dönecekti. Akasya açtığında. Ve akasya hep açardı.