Derken aniden, hiçbir mantıklı açıklama olmaksızın, duşa giriyorum ve hüngür hüngür ağlıyorum, böylece kimse hıçkırıklarımı duyup o nefret ettiğim soruyu soramıyor: “İyi misin?”
Bugün, o sabahtan birkaç ay sonra, her şeyin değişeceği korkusuyla her şeyin son nefesime dek aynı kalacağı korkusu arasında bölünmüş bir kadınım ben..