"Kaldığı yerde bırakırız öyleyse. Kafana takma."
Ben hiç bir şeyi kaldığı yerde bırakmadım, birakamadım. Önceleri bunu marifet bilirdim, şimdi kafam karışık
Çalgıcılara verecek para bulamayinca cantasındaki agrı kesicileri vermek iyi insanlara özgü bir alamet. Güzel bir şeye sahit olduğunda ona mukabele etmek, edemediğin anda içten bir mahcubiyet yaşamak. Sevdim bunu. Temiz buldum. Saf, düzgün ve temiz
Karşındakine hor davranmayacaksın. Kim olursa olsun ezmeye çalışmayacaksın. Insana insan gibi muamele edeceksin.... kılık kiyafeti, işi gücü, cinsi meşrebi, dini dinayeti ne olursa olsun önce insam diye bakmazsan, surette, kıyafette takılırsan, yarın öbür gün aynısına maruz kalirsın.
Herkes kendi hayatını yaşıyor ve kimsenin yüksek sesle dile getirdiği bir sikayeti olmadığı icin ziyadesiyle mutlu, memnun oldugumuzu varsayabiliriz. Belki de yaniliyorum bu varsayimda, emin değilim. Kim bilir, delice sadakatle bağlı olduğu sahibi yeni ölmüş bir köpek kadar mutsuzuz ama bu durumu geri dönülemez olarak kabul ettiğimiz icin artik dile getirmeye bile ihtiyaç duymuyoruz