Herkes hukukçu olacak diye bir kaide yoktur, ayrıca buna gerekte yoktur.
Bizim muslukçu da yetiştirmemiz gerekir.
Öyleki bir muslukçu bazen bir hukukçudan fazla işe yarar.
Askere giden herkes şunu bilir. Bilinmeyen, daha önce tecrübe edilmemiş bir yere gitmek insanı biraz endişelendirir. Ancak kahramanımız askerlikten biraz daha sıkıntılı bir yere yani savaşa gönderilmeye çalışılıyor... Mecburiyet burada devreye giriyor. İkinci bir kişilik meydana çıkıyor. Tabiri caizse savaş adamın iç dünyasını kasıp kavuruyor. Sevdiği ne varsa öldürüyor... Savaş karşıtı olanlar için başucu kitabı olabilecek bir eser. İnsan geriliyor, empati kuruluyor ister istemez (Askerdeki günlerim aklıma gelmedi değil). Toplumumuzun büyük kısmına bu eser ters gelebilir özellikle askerlikle ilgili konuların bu kadar gündemde olduğu bu günlerde. Ancak gerilmek isteyenler için birebir...