Gül ♡

Gül ♡
...
Hemşire
Lisans
10 Mart
1096 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·1120 syf.··
2025 33. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2025 15:55
Anna Karenina benim için yalnızca bir hikâye değil, insan ruhunu daha dikkatli okumayı öğreten bir deneyim gibi. Bu roman bana en çok şunu kattı: insan davranışlarının “iyi–kötü” kadar basit olmadığı gerçeği. Anna’yı yargılamak kolay görünüyor ama Tolstoy onun korkularını, yalnızlığını ve sıkışmışlığını o kadar derin gösteriyor ki, bir noktadan sonra karakterleri eleştirmek yerine anlamaya başlıyorsun. Bu da ister istemez empati kasını geliştiriyor. Bir diğer katkısı mutluluk fikrini sorgulatması oldu. Tutku dolu bir aşkın otomatik olarak mutluluk getirmediğini; hatta bazen en büyük yıkımı hazırladığını gösteriyor. Buna karşılık Levin’in sade, emekle kurulan hayatı daha sessiz ama daha sağlam bir mutluluk sunuyor. Yani roman, “büyük heyecanlar mı yoksa anlamlı bir düzen mi?” sorusunu düşündürtüyor. Sözün özü okunası en güzel kitaplardan biri. İyi okumalar:)
Anna Karenina (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Can Yayınları · 202555,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·328 syf.··
2025 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 23:44
Sinan Akyüz’ün İncir Kuşları adlı romanı, savaşın yıkıcı etkilerini bireylerin yaşam öyküleri üzerinden anlatan sarsıcı ama bir o kadar da duygusal bir eserdir. Yazar, Kıbrıs’ta yaşanan acıları sadece tarihsel bir olgu olarak değil, insanların gündelik hayatına dokunan derin yaralar şeklinde işler. Kitap boyunca özellikle kadınların maruz kaldığı zorluklar, savaşın en ağır yüzünü ortaya koyar. Ancak bu karanlık tablonun yanında umut, dayanışma ve yeniden ayağa kalkma iradesi de önemli bir yer tutar. Akıcı diliyle okuyucuyu içine çeken roman, hem toplumsal hafızaya katkı sağlar hem de bireysel dramların evrensel bir hikâyeye dönüşebileceğini gösterir.
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 19. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 07:01
Charlotte Perkins Gilman’ın Kadınlar Ülkesi romanı, tamamen kadınların yaşadığı ve barışçıl bir düzen kurduğu hayali bir ülkeyi anlatır. Bu ülkeye üç erkek gezgin gelir ve kadınların kurduğu sistemi anlamaya çalışır. Erkeklerin önyargıları ile kadınların güçlü ve düzenli toplumu arasındaki fark, kitabın en önemli çatışmasını oluşturur. Roman bana, kadınların toplumda erkeklerden bağımsız da ne kadar güçlü ve üretken olabileceğini gösterdi. Özellikle eğitim, dayanışma ve çevre duyarlılığı konularında kadınların kurduğu düzen çok dikkat çekici. Bazı bölümlerde erkeklerin küçümseyici tavırları karşısında kadınların sakin ve kararlı duruşu bana ilham verdi. Bence kitap, sadece bir hikâye değil; aynı zamanda “kadınsız bir dünya düşünülemez ama kadınların kurduğu bir dünya nasıl olurdu?” sorusuna verilen bir cevap gibi. Öğrenci gözüyle okuduğumda, bana cinsiyet rollerini sorgulamayı, adil ve barışçıl bir toplumun mümkün olduğunu düşündürdü.
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2025 18. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 07:44
“Melek Sanmıştım Şeytanı”, insan ilişkilerinin karanlık yönlerini, güvenin ne kadar kolay sarsılabileceğini ve duygusal manipülasyonun etkilerini sade ama çarpıcı bir dille anlatan bir romandır. Aylin Balboğa, okuyucuyu duygu dolu bir iç yolculuğa çıkarırken, sevgiyle zarar verme arasındaki ince çizgiyi sorgulatır. Romandaki atmosfer ve karakterler, insan ruhunun karmaşıklığını yansıtırken okuyucuda derin izler bırakır.
Melek Sanmıştım ŞeytanıHüseyin Rahmi Gürpınar · İnkılap Kitabevi · 20201,336 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2025 16:18
Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” adlı eseri, Türk edebiyatının en önemli psikolojik romanlarından biridir. Yazar, bu romanda uzun süreli bir hastalık sürecini yaşayan genç bir karakterin iç dünyasını, ruhsal gelgitlerini ve hayata bakışındaki değişimleri etkileyici bir üslupla işler. Hastane ve tedavi ortamı, eserin arka planını oluştururken; dostluk, sevgi, yalnızlık ve hayata tutunma gibi evrensel temalar ön plana çıkar. Anlatım, birinci tekil şahıs üzerinden ilerlediği için okur, kahramanın duygu ve düşüncelerine doğrudan tanıklık eder. Yazar, yalın fakat derinlikli diliyle hem dönemin sosyal atmosferini hem de bireyin ruhsal durumunu ustalıkla yansıtır. “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu”, yalnızca bir hastalık hikâyesi değil, aynı zamanda gençlik, umut ve içsel direnişin hikâyesidir. Bu yönüyle okur, kendisini hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğun içinde bulur.
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2025120,9bin okunma
Reklam