“Satranç aynı zamanda bir bilim dalı, bir sanat değil mi? Yerle gök arasında gidip gelmiyor mu, bütün zıt çiftlerin tek bir kerelik bileşimi değil mi? Hem çok eski hem de yepyeni, düzeneği hem fiziksel hem de hayal gücüne bağlı, hem sabit geometrik karelerin olduğu bir alanla sınırlı hem de bileşimleri sınırsız, hem sürekli gelişen hem de bir anda biten, hiçbir şeye götürmeyen bir düşünme yetisi, hiçbir şeyi hesaplamayan bir matematik kuralı, yapıtları olmayan bir sanat dalı, maddesi olmayan bir mimari. “