Kiti, Levin’i sadece sevdiğine inandırmakla kalmamış, üstelik onu ne için sevdiği sorusuna bile yanıt vermişti. Kiti Levin’e onu her şeyiyle anladigi için, onun neleri sevmesi gerektiğini ve sevdiği her şeyin iyi olduğunu bildiği için sevdiğini söylemişti. Bu da Levin’e çok açık gelmişti.
Tüm hastalığı süresince onu görmüş, ruhunu tanımıştı ve şimdiye dek onu hiçbir zaman sevmediğini sanmıştı. Ve şimdi, Anna’yı tanıdığı, sevmek gerektiği gibi sevdiği bir anda onun önünde aşağılanmış ve kendisiyle ilgili olarak sadece utanç verici bir anı bırakıp, onu sonsuza dek kaybetmişti.
Ancak haksız yere küçümsediği bir adamın önünde alçaldığını bilmesi, acısının yalnızca küçük bir kısmını oluşturuyordu. Anna’ya karşı son zamanlarda azaldığını sandığı tutkusunun şimdi, onu sonsuza dek kaybedecegini öğrendiği bir anda herhangi bir zamandan daha güçlü bir hale gelmesi yüzünden kendini anlatılamayacak kadar mutsuz hissediyordu.
Kendini utandırılmış, aşağılanmış, suçlu duruma düşürülmüş ve uğradığı hakaretten kurtulma olanağından yoksun hissediyordu. Kendini şimdiye dek gururla ve kolayca yürüdüğü yoldan çıkarılmış hissediyordu. Yaşamının o kadar katı görünen tüm alışkanlıklarının ve kurallarının bir anda yanlış ve uygulanamaz şeyler olduğu ortaya çıkmıştı.