“Pekala, madem kolay bir hayatım olduğunu düşünüyorsun o zaman yer değiştirelim. Ben barda çalışacağım, sen de kilisede benim yerime bakacaksın.”
Ve bu yüzlerimizi gülümseten hikaye bu alıntıdan yola çıkarak başlıyor. Birbirine çok zıt olan ama aynı zamanda çok iyi arkadaş olan Papaz Pete ve Bar İşletmecisi Hank bir iddia üzerine bir haftalığına yer değiştiriyorlar. Bu bir haftalık süreçte ikisi de birbirinin işlerinin ve hayatlarının sandıkları kadar kolay olmadığını fark ediyor ve bu süreçte hayatlarının aşkı ile tanışıyorlar.
Hikaye bir büyükannenin torunlarına anlattığı hikaye olarak başlıyor. Güzel akıcı samimi bir dili var. Her şeyin bir hafta içinde olması çok kısa bir zaman dilimi olarak gözükse de sonuçta bu bir hikaye
Genç kız Mafalda..
Yaşamındaki karanlığa alışan Mafalda artık 16 yaşında genç bir kızdır. Lisenin zorluğu, yeni arkadaş edinmesi, kendi balına bir şeyler yapmak istemesi ve herkesin onun karanlığında bir şey yaparken başına bir şey gemesinden korkması..
Kitap boş mu geçecek diye düşünürken Mafalda gözünden olaylara bakınca isteklerinin çok normal olduğunu anlıyorsunuz.
Kitap çoğunluk diyalog üzerine kurulmuş gibi akıcı bir şekilde ilerliyor. Filippo ile olan ilişkilerini biraz daha çok görmek isterdim kitapta, Fil ona destek olurken.
İlk kitabını yazan, tek balına tren yolculuğu ile denize giden Mafalda artık yapabileceklerinin farkında.
Güzel, akıcı, çerezlik gibi bir kitap olmuş. He ben 1 haftada okuyabildim orası ayrı 2 yaşında bir bebeğiniz olunca elime kitap almak zor oluyor