Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kötülüğün, örneğin intikam duygusu ya da daha güçlü bir sinirsel heyecan olarak hedefi, ötekine acı çektirmek değil, kendimize haz sağlamaktır. Her türlü alay etme bile, gücümüzü başkalarının üstünde uygulamanın ve bununla zevk verici üstünlük duygusuna ulaşmanın ne denli eğlendirici olduğunu göstermektedir.
Tarihteki inanılması güç birçok dehşetli ve insanlık dışı olay da, emri verenin ve uygulayanın başka başka kişiler olduğu düşünülünce yumuşar gözümüzde; emri veren olayı görmez ve bu yüzden hayal gücündeki güçlü etkisini duyamaz, uygulayan ise üstüne itaat etmekte ve kendisini sorumsuz hissetmektedir. Birçok hükümdar ve askeri şef, öyle olmadıkları halde, hayal gücü eksikliğin den ötürü, kolaylıkla zalim ve katı görünürler.
Baskı ahlaklılıktan önce gelir, ahlaklılığın kendisi de acıdan kaçınmak için boyun eğilen bir baskı olarak kalır uzun süre. Sonra bir töre olur, daha sonra gönüllü itaate dönüşür ve sonunda âdeta bir içgüdü haline gelir: o zaman uzun süre alışkın olunan ve doğal olan her şey gibi hazla ilişkilenir - ve şimdi erdem denilir ona.
Elbette hepimiz, hâlâ kendimizdeki kişisel olanı çok az dikkate almaktan muzdaribiz, kötü yetişmiştir o, - itiraf edelim bunu: daha çok, bilincimiz bu kişisel olandan zorla uzaklaştırıldı ve devlete, bilime, yardıma muhtaçlara kurban edildi, sanki kötü olan, kurban edilmesi gereken oymuş gibi.