Batuhan

Batuhan
@glrrbatuhan
İstanbul
1502 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Hakikat nerede?
... Ey birbirine diş bileyen yığınlar, Ey yığın yığın insan gafletleri! Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde, Dünya o zaman görecek hakikat nerede, Hakikat nerede? Mustafa Kemal Atatürk
Felsefe-Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tutunamayanlar için, kısaca.
''İnsanı arıyordun canım kardeşim. Bunda utanacak ne vardı?'' Bu cümle, sanıyorum ki Tutunamayanlar'ın özet cümlelerinden biridir. Çünkü Oğuz Atay kitabında en nihayetinde insana ulaşmaya çalışır ve kendisini ortaya koymak pahasına insanı anlatır. Hatta bana öyle gelir ki, kendisini İsa misali kendi elleriyle çarmıha gerer de bu feda edilişle bizi insanlığın gerçeğiyle yüzleştirmek ister. Selim için kurduğu bu cümleyi de yine öyle sanıyorum ki, çok defa kendisi için de tekrarlamıştır. Ben de düşünüyorum ve dayanamayıp soruyorum işte: İnsanı arıyordun canım Oğuz'um, bunda utanacak ne vardı diyorum kendimi zora sokarak. Sonra bu cümleyle bağlantılı olarak şu pasaj geliyor aklıma: ''Her şeyle aramı bozdum artık. Her şey bana düşman kesildi. Tanrım, diye düşündüm ilk defa. İlk defa, Tanrım dedim; bıraksınlar beni artık...'' Acaba diyorum, acaba... insanı arama çabasının hazin sonu mudur bu ifadeler. Sonra yoksa diyorum, yoksa... insana ulaşamadın da kendini ortaya koyduğunla mı kaldın Oğuz? Bilemiyorum. Ama işte bu seferki okumamda, benim gözümde Tutunamayanlar, bu iki cümle arasında geçen her şeydir. Ya da belki de şöyle mi demeliyim: gerçekleşmemiş hiçbir şey. Sonra diyorum ki: Selim öldü. Ve ne acıdır ki Selimlik de ölmüştür. Ve sesleniyorum: Selam olsun sana ve ilelebet bütün Tutunamayanlara.
Susmanın Erdemi
Şşşt, susun insanlar. Çünkü ses, kutsal düzenimizin başına gelebilecek en büyük beladır. O ki yaramaz düşüncelerimizin iflah olmaz sakat çocuklarıdır. Ve yerin de kulağı vardır ya hani, söyledikleriniz, kudretinden korktuğunuz her kimse onun kulağına gitmesin. Sonra istediğiniz güce ulaşamaz, istediğiniz mevkiyi elde edemez ve istediğiniz ne varsa onları gerçekleştiremezsiniz. Evet, istekler! İsteklerden ve arzulardan ve onları gerçek kılmaktan daha yüce ne olabilir şu sınırları bol hayatımızda? İşte bu yüzden susmalısınız canım insanlar; bir yanlış gördüğünüzde, birinin hakkı yendiğinde, güç sahipleri sizin için en değerli olanı dahi ezdiğinde, toplumlar göz göre göre sömürüldüğünde, insanlık onuru naçiz bedeninden yitik bir baş gibi düşürülüp şeref ve haysiyetiyle birlikte ayaklar altına alındığında, özlediğimiz bütün güzellikler, en bakir hülyalarımızı süsleyen bütün erdemler tozun toprağın grisine bulanıp bataklıkların en şedit noktalarında saplanıp kaldığında; işte o zaman, o alçak vicdanınız bu elim ve vahim durumlar karşısında biraz kıpırdanmaya başladığı anda hemen demir yumruğunuzu bütün şiddetiyle onun tepesine indirip hem vicdanınızı hem de kendinizi susturmalısınız. Çünkü günümüzün en büyük erdemi susmaktır, ses çıkarmamaktır. Ve sizler, bizler, hepimiz... Bu bağlamda ahlakın zirvesinde seyir ediyoruz... Ama ne olur, en azından, bir şeyler için ve hatta bizler için seslerini çıkaran insanlar, mücadele eden insanlar, ister evimizde, ister okulumuzda, ister iş yerimizde, ister ekranlarda, ister gazete köşelerinde olsun; bu sessizliğe ve ahlaksızlığa katlanamayan, ruhları heyecanla, öfkeyle, isyanla kutsanmış ve sahip olduğunuz o nice kanlı demir yumrukları kırmaya, tarumar etmeye azmetmiş o insanlar... İşte bu insanlar gerek iftira gerekse zorbalık ile
Edebiyat
Şükrü Erbaş anıları, 'alın kırışığımızdaki saklı dünyamız' diye ifade ediyor. İfadenin inceliğine ve güzelliğine bakar mısınız... ''İnsan yaşarken görür güzelliği Acı bile bir dünya sevincidir sonunda Ancak yaşayanların anısı olur''
Edebiyat
Ayn Rand - Sevmek Üzerine
Zira tüm insanlığı herhangi bir ayrım yapmaksızın sevmekse istenen; bu, insanları herhangi bir standart koymadan, insanların herhangi bir değeri ya da erdemi olup olmadığına bakmaksızın sevmek demek. Yani kimseyi sevmemek demek.
Felsefe