Tek ciltte okuduğum başta bitiremeyeceğimi düşündüğüm ama şaşırdığım şekilde akıcı olmasıyla beklediğimden daha kısa sürede bitirdiğim bir kitap. Rus edebiyatının çoğunlukla karanlık ve karamsar her yönünü hemen hemen herkes bilir, ama bu klasikte o sıkıcı karamsar boğucu havayı hissetmedim bence bu Tolstoy' un yeteneği ve düşünceleri sayesinde oldu.
Kitabın da adını aldığı karakter Anna Karenina tek başkarakter değildi. Bence Tolstoy kişi karakterini değilde her bir ailenin karakterini ortaya koyup aile fertlerini yeri geldiğince incelemiş.
Karakterlere gelince Anna'nın durumunun hep stabil, değişmez, içinden çıkılmaz olacağını düşünmüştüm ama kitabın sonlarına doğru bastırdığı duygu yoğunluğu yerini kıskançlığa öfkeye umutsuzluğa çevirince ve bunu aşacak yardımı hiçkimsede bulamayınca içine düştüğü derin umutsuzluğu anladım. Ve karakterin ölümü çok trajikti. Beni etkileyen bir diğer karakter de kesinlikle Levindi. İlk defa bir Rus edebiyatında inançsız birinin düşüncelerine ve inanmak için sebep aramasına değinilmesine çok şaşırdım. Kitabın sonunda da neyseki kendi içinde aydınlanmayı yaşadı. Bu arada Levin ve Kitinin evlenmesini de hep istemiştim, çok da güzel işlenmişti.
Dizi gibi takip ettiğim, sindirerek okuduğum bir kitap oldu. Yeri geldiğinde bazı şeyleri anlamadım çünkü bazı noktalarda eski zamanın ekonomisine toprak yönetimine o zamanın toplumsal konularına değiniliyordu. Ama çok severek okudum altı çizili çok cümle kaldı bana geriye kitaptan.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Eğer iyiliğin bir nedeni varsa, o artık iyilik değildir. Eğer iyiliğin bir sonucu, yani ödülü varsa yine iyilik değildir. Demek ki iyilik, neden ve sonuç zincirinin dışındadır.