Hepimizin birer küçük Tanrı olduğunu, beynimizde bu aklın belki de bunun için yerleştirildiğini, aklın yolunun bir olduğunu, Tanrı'yla insanın aynı mantığı kullandığını anlatmaya çalışıyorum. Tanrı'ya en çok benzeyen insanların, belkide yüreğinde en çok hoşgörü bulunduranlar olduğunu söylüyorum.
Yaşadığımız acılar, taşıyabileceğimizin çok üzerine çıkınca işte böyle taş gibi olur insan. Beyin ilginç bir organdır. Bir insanın o anda acı hissedip hissetmeyeceğine o karar verir. Beyin tarafından izin verilmeyen hiçbir acı hissedilmez çünkü bir acı eşiği vardır. O eşiği aşan, yani insanın tahammül edemeyeceği acıyı beyin bloke eder. Bazen ağlayabilmek bile bir lüks galiba.
-İnsan kaderini değiştirebilir mi?
-İnsan kaderinin bir kısmını zaten kendisi yazar.
-Ben kendi kaderimi kendim yazmadım.. Bana kalsa hiç böyle yazmazdım...
-Çocuklar kendi kaderlerini yazamazlar onların yerine kalem anne ve babalarının elindedir. Sen kaderini yazacak kalemi daha yeni alıyorsun eline.