Ümmügülsüm

Ümmügülsüm
@glsmkrglgl
Bursa
12 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
“Babamın çiçekleri vardır demiş miydim hiç? Biliyorum, dememiştim. Babamı hep abdest almaya gidişleriyle andım. Çiçekleri de vardı. Bir tanesini aldım. Peygamber kılıcı. Güçlü çiçek. Büyük ablam da almıştı zamanında babamdan bir peygamber kılıcı. Boyu bir metreye ulaşınca ev sahibi oldular. Safça bir şey bu ama nihayete erdikten sonra kimseye anlatamazsın safça olduğunu. İnsanlar çoğunlukla inanmayı seçer. Çünkü red savaş gerektirir. İnanmak için teslim olmak yeterlidir. Çiçeği kucakladım, işe gittim.”
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
“Sen bir çiçeksin, sen bir çiçek olduğun için kimse seni alkışlamayacak ama sen bir çiçek olduğun için bir çiçek olmanın sana yeteceğini bilmelisin. Çiçek olmak güzel bir şey. Güzel bir şeyin takdire ihtiyacı yoktur, güzellikten ötesi yoktur çünkü. Seninle konuşacağım. Çünkü seninle konuşmamışlar.”
“Her ölen sevgilimizle beraber, biraz ölürüz. Ve dirilinceye kadar geçecek müddet, ölüye beslediğimiz muhabbetin şiddeti nisbetindedir.”
“Meliha Kâmil’in kollarında bir nevi ‘ziya-ı hafıza’ya uğrar, şahsiyeti inhilâl eder, benliği değişir ve mazisi kaybolur; belki de Kâmil’in yanında duyduğu bu yenileşme ve şahsiyet değişikliğindendir ki Meliha ona meclûptur, belki de aşk budur: Bizi bıktıran benliğimizden ayrılmak ve şahsiyetimizi tâdât ettirmek ihtiyacı.”
“Ölüm bir eve girince sağ kalanları da biraz öldürüyor. Bu sükût ondandır. Her başın içinde ölüm. Kimse konuşmaz, hızlı yürünmez, bardak masanın üstüne yavaş konur, nefes alırken bile ses çıkarmamaya çalışılır. Sağların ölüye bu benzeyişleri insanlarda bir müsavi olmak ihtirası bulunduğunu gösterir. Bir nevi adalet.”