Üstelik ister Katolik ister Protestan olsun, günümüzün neredeyse tüm Hristiyan uluslarında dinin de hükümetin ellerine düşme tehdidi altında olduğunu çekinmeden ileri sürebilirim. Egemenler dini kuralları kendileri belirlemeye çok meraklı olduğundan değil, bunları tefsir edenlerin iradesini gitgide ele geçirdikleri için. Ruhban sınıfının elinden mülklerini alıyor, onları maaşa bağlıyor, rahibin sahip olduğu etkiyi saptırıp sadece kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyorlar. Onları memurlarına ve çoğunlukla da hizmetkarlarına dönüştürüyor ve onlar aracılığıyla her bir insanın ruhunun en derinliklerine nüfuz ediyorlar
Demokratik olduğu halde cahil olan bir ulusta çok geçmeden egemenin düşünsel sığasıyla tebaalarının her birinin sığaları arasında müthiş bir farkın oluşması kaçınılmazdır. Bu da egemenin tüm kuvvetleri kolayca kendi elinde toplamasını sağlar.
Ve gençliğimin tüm hayalleri ve tesellileri öldü!
Nasıl katlandım buna? Nasıl iyileştim, nasıl atlattım böylesi yaraları? Nasıl kalktı ruhum yeniden bu mezarlardan?
Evet yara almaz, gömülmez, kayaları parçalayan bir şey var bende: benim istemimdir bunun adı. Sessizce ve değişmeden yürür yıllar boyunca.