"Almadıkları bir sürü Turgut vermişim onlara. Bu kadarıyla da idare edilebilirmiş. Eski turgutlara acıdı. Yanlız ben yaşamışım o Turgutları demek. Ben bir sürü Turgut'u kendime sakladığımı sanıyordum.Gene de fazla gelmiş onlara verdiğim. Ben de anlamamışım onları; ne onları, nede onların beni nasıl anladığını görmemişim aslında. Verdiğimle ilgilenmişim yanlız."
Sanki bir erik dalına çıkmıştım da orda üzüm yiyordum. Ama bahçe sahibi gelince cevizlerini neden yediğimi sormuştu. Her şey ruhum kadar karmakarışıktı.