Kastamonu Gölköy
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2025 12:55
İş- Mehmet Saydur-Belgesel Roman- 342 sayfa Ekim 2024 Literatür * Yeni yılda ilk okuduğum belgesel türde Mehmet Saydur'un İş adlı romanı oldu. İş, 1938 yılında Kastamonu Göl Köyde açılan eğitmen kursu'nun 1939 yılında Köy Öğretmen Okulu olarak eğitim sürecine katılımıyla başlayan gelişiminin özgün bir anlatımıdır. 1935 yılında yapılan nüfus sayımında nüfusun 4 milyonu şehirlerde yaşarken 13 milyonun köylerde yaşadığı görülmüştür. O halde eğitim köylerden başlamalıdır tezi bir devlet politikası olmuştur. Tam da bu zamanda vefat eden Atatürk'ün yerine seçilen İnönü özellikle bu konuyu takip eder M.E.Bakanı Hasan Ali Yücel'le görüşür. İlköğr. Gn. Müdürü İsmail Hakkı Tonguç Anadolu'da bu amaçla okullar açmaktadır. Haritanın başına geçer ve iki yıl öğrencilik yaptığı Kastamonu'yu işaretler. Gölde açılacak okula İstanbulda müfettiş olarak çalışan çok güvendiği Süleyman Edip Balkır'ı görevlendirir. Balkır Gölköy de Şeyhoğlu konağını okul yapar, çadırlar kurar öğrencilerine. Öğrencileriyle tuğla keser binalar yapar. Balkır Ocaktan aldığı dört tuğlayı Tonguç'a gönderir. Tonguç ektiği tohumun büyüyeceğine inanmıştır artık. Eğitmenler köylerde görev almaya başladığında köye öğretmen olarak gönderilecek Köy çocuklarının seçimine, eğitimine başlanır. Eğitim Kültür, tarım, ve atölye dallarında yapılır. Bu sırada yeni Müdür Ali Doğan Tonar atanır. Tonguç Baba sık sık Göle gelir, çalışmalarını izler teorinin pratiğe uygun olup olmadığını denetler kusursuz bir eğitim için sürekli çalışmalar yapar. İkinci Dünya Savaşı patlamış yokluk kol gezmektedir. Yönetim, öğretmenler ve öğrenciler birlik olur, çareler üretir. Bu dayanışma içinde birbirlerine güven duyma güven verme duygusu gelişir. Müdür ve öğretmenler bir anadır babadır. İş zamanı iş, ders zamanı ders, okuluna tutkuyla bağlı
Bir Köy Enstitüsü Penceresinden İşMehmet Saydur · Literatür Yayınları · 20243 okunma
7/10
·480 syf.·
2024 18. kitabı
Öncelikle neredeyse 500 sayfa aynı olayı ısıtıp ısıtıp yazmaya ne gerek vardı ablacım ? Herkesin sürekli entrika çevirmesi ve bunu da saklamaması gecenin gidenin kıza yalan söylemesi kızın Dane'e söylemesi sürekli bir açıklama sürekli evet bu adam güçlü zeki dememiz sürekli ama sürekli herkesin bu adam seni sevmiyor algısı ay valla bıktım okurken hele kızın eski nişanlısı neyin kafasını yaşıyor yazar yazarken ben ne yazıyorum niye demiyor anlamadım. Vianne ve Dane arasında geçmişten kesit görsek ben daha mutlu olurdum ikiside birbirinden etkilenmiş ama 4 yıl hiç belli etmemişler lafı bana saçma geldi yada Dane'in bu evlilik bitince kızın gideceğini düşünmemesi hertürlü şeytanlık var adamda ama bunu mu düşünmüyor? Sonra kızın sex kaseti olayında neden yardım ettiği konusunda bir yüzleşme olmadı kız kaynından duyduğu her şeyi sorudu ama onu sormadı adam yarın bir gn işime yarar diye mi geçmişte yardım etti yoksa kızdan etkilendiği için mi ? Sonra bu fon olayı da aşırı saçmaydı adam zaten zengin neden amcasının bırakacağı fon için dalara vere çeviriyor ? Kızı kafalamak için bahane desem sonradan fikrim değişti diyor . Amaaan çok fazla mantık hatası var çok fazla uzatılmış gereksiz kızım var hele o düşün bölümü oku oku bitmedi tek sevdiğim şey klasik bir yanlış anlaşılma ile saçma bir ayrılık yaşamadılar çünkü adamımız aşırı zeki olduğu için hemen her şeye mantıklı bir açıklama getirdi .
Evlilik AnlaşmasıSuzanne Wright · Ren Kitap · 2024669 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Düş İçinde Düşle Arayış
10/10
·238 syf.··
2024 1. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2024 22:39
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, kitabın büyülü gerçekçilik ya da postmodern edebiyatın güzel örneklerinden olduğuna ve bu akımları ne derece yansıttığına dair güzel değerlendirmeler yapılmıştır/yapılacaktır düşüncesiyle bu konulara değinmeyeceğim. Edebi türler okuyucusu olarak kurgu ve işleyiş bakımından çok beğendiğimi ifade etmek isterim yalnızca. Fikri bakımdan varoluş felsefesini ya da epistemolojisini yeterince yansıtamadığına dair yorumlara katılmıyorum. Evet, eserde Descartes felsefesinin etrafında bir kurmaca kurmuş olsa da kurmacanın fikri tezahürlerinin tamamen yazarın varlığa ve bilgiye bakış açısının şekillendiği yerden kaynaklandığını düşünüyorum. O yer de, kadim kültürel öğelerin ve tasavvufun içkin olduğu “Divan Edebiyatı” felsefesi oluyor kanaatimce. Örneğin kitabın pek çok yerinde bilmenin ya da bilginin “keşfetmek (okumak)” suretiyle elde edilebileceğini okuyoruz ki bu beşeri sistemle okuma değil, peygamberi bir okuma olan ümmiliktir. İnsanı, börtü böceği, dünyayı, kainatı okumaktır. Ben bilgiyi deneyimle mi elde ederim ya da var olan bilgilerim deneyim ürünü müdür yoksa varlığımla mı gelir ayrımı yok kitapta. Gördüklerim/bildiklerim velev ki gerçek olmasın benim dünyaya geliş amacım bir "arayıştır" ve ben bilmeyi kutsal kabul ediyorum. Varlığın bilgisini “ister gerçek olsun ister düş” ben bu dünyada arıyorum. Çünkü benim aklım bu dünyayı tahayyül edebiliyor. Dolayısıyla ben, akli melekelerimin tahayyül ve idraki nispetinde öğrendiklerimi tartıp işlemekle mükellefim vurgusu var. Bu noktada da “arayabilme” kabiliyetine değiniyor yazar; "..bir hazineyi sessizce arıyorlardı. Hazine onları bir mıknatıs gibi kendine çekiyor, ama pusulaları olmadığı için onlar bu çekimin yönünü kestiremiyorlardı. Aradıkları şey hem her yerde hem de hiçbir yerdeydi.
Bidünyakitapgrubu
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
BİR GŪN
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2023 38. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2023 02:21
Kitabı çok beğendim ama son 50 sayfada herhangi bir kelimenin getirdiği ağlama atağına yenik düştüm (arkada Aşk Paylaşılmaz şarkısının çalmasının da etkisi olabilir). Emma, seni çok sevdim. Dexter bi söz vardır: köpeğin hatrı yoksa sahibinin hatrı olsun diye senin için de aynen böyle hissediyorum. Çok şans kaçırdın, çok geç kaldın, çok sinirliyim sana. Her şeyi geçtim bence yazar Emma'nın eğer farklı kişilerle farklı hayatlar seçseydi nasıl yaşayacağını anlatan (Gece yarısı kütüphanesi tarzı) bir kitap yazmalı, lütfen yazsın çünkü ben Emma'ya doyamadım...
2023 Okuma Raporları
Bir GünDavid Nicholls · Pegasus Yayıncılık · 20106,7bin okunma
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2023 22:40
Beyza Aksoydan bu kitabdan öncə də iki kitab oxumuşdum, lakin onların dili və mövzusu çox da dərin və ya maraqlı gəlməmişdi. Daha çox gənc qurğu kimi, biraz yorğunluğu alsın deyə oxunan əsərlər kimi görünür mənə. Siyam - Kış güneşi əsəri isə ümumilikdə Siyam seriyasının ilk kitabıdır. Mövzu Karaca adlı baş obrazımızın qardaşının ölməsi və Karacanın bunu araşdırması ətrafında irəliləyir. Bu yolda Kunt ilə tanış olur, hansı ki, ilk başda qardaşının qatili olaraq gördüyü şəxsdir. Mövzu və yazım dili digər iki kitaba (Onun şeytanları və Kelebeği öldürmek) nisbətdə daha da inkişaf etmişdir. Əsər məni özünə çəkdi, hadisələrdə bəzən real olmayacaq, fantastik şeylər baş versə belə maraqla bitirdim və ikinci kitaba səbrsizliklə keçdim.Bir sözlə gən qurğu tipində sevənlər maraqla oxuya bilərlər.
2023 Okuma Raporları
Siyam 1 - Kış GüneşiBeyza Aksoy · Epsilon Yayınevi · 20223,558 okunma
Gri Tilki Kitap Yorumum
Puan vermedi
GRİ TİLKİ ; KURŞUN GÖLGESİNDE GÜNEYDOĞU Gri Tilki ; Öncelikle bu eser hakkında çok şey söylemek istiyor fakat cümleleri nasıl bir araya getirebilirim bilmiyorum. J.Gn.K.lığının çeşitli birlik, karargah ve kurumlarında görev yapan H.İhsan Sönmez( bu bölüm internetten alındı) bu Anı-Roman niteliği taşıyan kitabında ; askeri , ekonomik , kültürel , toplumsal , siyasal pek çok alanda bilgiler veriyor bize. Türkiye’nin acımasız gerçeklerini sürükleyici ve çarpıcı bir dille anlatıyor Gri Tilki’de. Dört bir yanı kuşatan , acımasız insanlıktan nasibini almamış düşman… İçinde vatan , millet sevgisi olan bizler için tüm olumsuz koşullara , zorluklara rağmen canlarını hiçe sayarak mücadele eden çoğu zaman isimlerini dahi bilmediğimiz kahramanlar … (dünde , bugünde, yarında …) Hem İhsan bey e hem de tüm kahramanlarımıza bir kere daha canı gönülden teşekkür ediyorum. Bu yolda kaybettiklerimize Allah’tan rahmet dilerim… Zor ve meşakkatli geçen mesleki hayatını okurken sabrına, gücüne , düşüncelerine, lider ruhuna , içindeki bitmeyen umuda, ümide hayran kaldım. Gittiği görev yaptığı yerlere de umut oluyor ihsan bey , birkaç yıl görevimi yapar çekerim giderim mantığı ile yaklaşmıyor . Örneğin elektriği olmayan yere elektrik , suyu olmayan yere su … gelmesi için pek çok mücadeleler veriyor . Hem düşmanla , hem zorlu koşullarla başa çıkıyor. Ailesine olan bağlılığını , zorluklara rağmen sevginin her şeyin üstesinden gelebileceğini gösteren güzel , değerli anılar da bulacaksınız bu eserde. Eşi de , ailesi de kendisini bu süreçler de her zaman desteklemiş ve yanında olmuşlar. Kocaman bir tebriği ve takdiri hak ediyor bu güzel aile . Kitabı uzun zaman önce okudum fakat bazı eserler vardır ki etkisi kolay kolay gitmez.Gri Tilki de benim için onlardan birisi . Ek olarak şunları
1000k
Gri TilkiH. İhsan Sönmez · Ferfir Yayıncılık · 20135 okunma